Üner Birkan'ın Bildirisi

Saygun ve İzmir

     I. Bu Yüzyılın Başında İzmir'de Müzik: İzmir'in, bu yüzyılın ilk çeyreğindeki müzik yaşantısının, kentteki müzik etkinliklerinin belirlenmesi, oldukça zor bir iştir. Her şeyden önce, kentin 1922 Eylül'ünde, kurtuluşu izleyen günlerde geçirdiği büyük yangın felaketi, pek çok yapının, bu arada pek çok belgenin yanıp yok olmasına yol açmıştır. Gene de, bir takım araştırmalardan, anı niteliğindeki kitaplardan, makalelerden, o günleri yaşayanların anlattıklarından yararlanarak, oldukça net bir resim çizme olanağımız vardır.

     Müziğe ilk adımlarını o dönemde atan Adnan Saygun'un bana gönderdiği, 11 Aralık 1986 günlü mektupta yer alan bilgilere göre, bestecimizin 1928'de müzik eğitimi için devlet hesabına Paris'e gönderilmesine değin geçen sürede, kentin genel müzik görünümü belli başlı şu çizgileri taşımaktadır:

     • Bir yanda, "Levantin" İzmir'in toplumsal yaşantısı içinde belirli yeri ve etkinlikleri olan, müslüman nüfusa yakın sayıda Rum, Ermeni, Musevi ve çeşitli Avrupa ulusları kökenli İzmir'liler vardır. Bunlar genellikle Alsancak, Bornova, Kızılçullu, Buca semtlerinde oturmakta, kendi kültür birikimleri ve gelenekleri içinde, evrensel müzikle de uğraşmaktadırlar.

     • Öbür yanda, çoğunluğu oluşturan Türk-Müslüman nüfus, Divan ve Tekke müziklerinin temsilcisi ve uygulayıcısı durumundadır.

     • Bu iki zümrenin ortasındaysa, "Tanzimat" sonrasındaki "Batılılaşma" sürecinin doğal sonucu olarak, müzikte Batı'ya yönelme akımının, genellikle "Eğitim M l;ziği" alanındaki uygulayıcıları yer almaktadır. Bu öncüler, okullarda kurdukları topluluklar ve uyguladıkları eğitim yoluyla Türkiye'de müzik yaşamını yeni bir yöne, Cumhuriyet'ten sonra daha belirginleşen bir program doğrultusunda, yeni bir "sentez"e götürmeyi amaçlamaktadırlar.

     II. Adnan Saygun'un İzmir'deki Müzik Çalışmalarını Etkileyen Kişiler, Kuruluşlar, Okullar: Genç Ahmed Adnan'ın İzmir'de, 1928 yılına gelinceye kadar geçen sürede yetişmesine birinci derecede etkili olan kişileri, kuruluşları ve okulları ayrı ayrı ve özellikleriyle belirtmek, gerekli ve yararlı olacaktır.

     a) Kişiler: Saygun'un eğitimini, yetişmesini en başta etkileyen kişi, kuşkusuz, seçkin bir Türk aydını olan babası Mehmed Celal Saygın'dır (1) (1872-1954). "İzmir Milli Kütüphanesi"nin kurucu yönetmeni ve değerli bir matematik öğretmeni olan "Celal Hoca", ailesinin 1883'te Nevşehir'den İzmir'e göçmesiyle, öğrenimini İzmir'de tamamladı, özel matematik dersleri aldı, öğretmen oldu. "Sanayi Mektebi"ndeki öğretmenliği sırasında, İsmail Zühtü ile tanıştı. Celal Bey, 1908'de Meşrutiyetle birlikte, İzmir'de "Milli Kütüphane"nin gelişmesi için çalıştı. "Diyanet Cephesi'nden Atatürk İnkılapları", "İlmihal", Riyaziyatta Sıfırın Kıymet ve Ehemmiyeti" gibi, çok yönlü, basılmış kitapları vardır.

     Celal Hoca'nın Milli Kütüphane'de tatil günlerinde dostlarıyla değerlendirdiği, eski Türk Müziği yatkınlığının yanı sıra, çok sesli Batı Müziğine de yakın ilgi duyduğunu, oğlunu bu yolda eğitmeye çok önceleri başladığını, gene Saygun'un verdiği bilgilerden anlıyoruz.

     Bu aydın insanın okullarda müzik eğitimi konusunda ne ileri görüşlü, bugünlere örnek oluşturması gereken olgun ve yurtsever bir kimse olduğunun başlıca kanıtlarından biri de, görevli olduğu iki okulda (Memba-i Füyuzat, İttihat ve Terakki) müzik öğretiminin, İsmail Zühtü Bey gibi seçkin bir eğitimci eliyle ve en etkin metodlara göre yürütülmesine ön ayak olmasıdır.

     Adnan Saygun'un yaşam öyküsünde. "İttihat ve Terakki Mektebi"nin ve İsmail Zühtü Bey'in (1877-1924) önemli yeri vardır. Genç Saygun, ilk müzik eğitimini, anılan okulda, İsmail Zühtü Bey'in yetiştirdiği dört sesli korodan aldı. Bu değerli aydın müzikçi, Bulgaristan'da doğdu. Üç yaşında babasız kaldı, ailesiyle birlikte İzmir'in Tire ilçesine göç etti. "Hamidiye Sanayi Mektebi"nin Tire'ye bir gezisinde, bu okulun bandosunu görerek onlara pek imrendi, okulun terzihanesine, oradan da 1890'da "Muzikahane"ye (bando) ayrıldı. Macar Tevfik Bey'den piyano, kuram, armoni ve kontrapunta, ayrıca bir Türk öğretmenden Divan Müziği dersleri aldı. 1896'da okulu bitirdiğinde, İtalyan asıllı Hidayet Bey'e yardımla görevlendirildi. 1901'de, Celal Saygın'ın aracılığıyla "Memba-i Füyuzat Hususi Mektebi"nde iki yıl kadar koro çalıştırdı. 1913'te gene Celal Bey'den destek alarak, "İttihat ve Terakki Mektebi"nin müzik öğretmenliğine atandı. Yedi yıl süren bu görevinin yanı sıra, başka okullarda da öğretmenlik yaptı. 1924'de, henüz kırkyedi yaşında iken öldü.

     Bu değerli müzik adamı, Saygun'un çocukluk ve ilk gençlik yıllarında, İzmir'de çok sesli müzik alanındaki çalışmalarda ön sırayı almaktadır. "Musikide inkılap yapan bir önder", "uluslararası teknikle çalışmış ilk önemli Türk besteci" diye nitelendirilmektedir. Bu ateşli, bilgili, yurtsever müzik adamının öğrencilerinden bir çoğu, yaşamlarında müziği uğraş edinmişler, başarıya ulaşmışlardır. Bunların arasında Adnan Saygun başta olmak üzere Şerafettin Koral'ı, Cahit Özmengü'yü, Cezmi Erinç"i, Naci Gündem'i anabiliriz.

     Adnan Saygun'un kişiliğinin oluşumunu etkileyen, O'na ilk müzik eğitimini verenlerden biri de, İzmir'in "Macar Tevfik" adıyla bilinen ünlü müzikçisidir (1850?-1941). Tevfik Bey'in babası Osmanlı ordusunun şehit subaylarından, annesiyse, Venedik'li Kontes Allegri'dir. Asıl adı, Alessandro Voltan'dır. Deniz subayı olarak Macaristan'da yetişmiş, 1877'de İstanbul'da, saraya piyano öğretmeni olarak atanmıştır. Sonra bir Türk kızıyla evlenmiş, müslümanlığı kabul edip "Tevfik" adını almıştır. İzmir'in Kokaryalı (bugünkü Güzelyalı) semtindeki evinde yaşamını sürdürmüş, piyano konserleri vermiş, öğrenciler yetiştirmiştir.

     Bu evrede, Adnan Saygun'un yetişmesine katkıları olan İzmir'li müzikçilerden biri de, İtalyan asıllı piyanist Rosati'dir. Kordon'daki gazinoların orkestralarında da çalışan yabancı asıllı İzmir'lilerin (levantin'lerin), kentin müzik yaşamı üzerindeki etkilerinin büyük olduğu bilinir. Piyanist Rosati de bunlardan biridir.

     Saygun'un müzikte oluşumunu gençlik yıllarında etkileyen kişiler arasında, geleneksel Türk müziğini tanıyıp öğrenmesi açısından, Udi Ziya Bey'i ve kendisine üç ay kadar armoni dersi veren Hüseyin Sadettin Arel'i de anmamız gerekli olacaktır. Bu dönemde Saygun ayrıca okullardan, öğretmenlerinden öğrendiklerini kendi çalışmalarıyla da tamamlamakta; Fransızca armoni kitaplarını, otuzbir ciltlik "La Grande Encyclopedie"deki bütün müzik maddelerini Türkçeye çevirmektedir. Bu yetişme ve kendini yetiştirme biçimi, genç Ahmed Adnan'ın müziği meslek seçmesine, 1927 yılında hükümet hesabına yurt dışında eğitime gönderilecek öğrencilerin girdikleri sınava katılarak kazanmasına, Paris'e giderek orada "Schola Cantorum"da eğitime başlamasına yol açacaktır.

     b) Kuruluşlar, Okullar:

     1. İzmir Sanayi Mektebi: Saygun'un yetişmesinde önemli yerleri olan İsmail Zühtü ile Macar Tevfik Bey'in öğrenci ve öğretmen olarak bulundukları "İzmir Hamidiye Sanat Mektebi" (bugünkü "Mithatpaşa Erkek Meslek Okulu") Mahmud Ragıp Gazimihal'in belirttiğine göre, "...disiplin bakımından bir askeri okuldu. Musiki derslerine yardım eden ecnebi hocalar da vardı. Muzika'nın (bando'nun) şefi olan Urfalı Ali Bey, eski muzikacılardandı. Oradan yetişip de meslekte kalan muzikacılardan İsmail Zühtü merhum, "Sanat Mektebi"ni seçkin bir talebe olarak bitirdikten sonra, önce muavinlik ve sonra şeflikle aynı muzikanın başında kaldı."

     İsmail Zühtü, Veli Kanık, Ahmed Yekta gibi seçkin müzikçiler yetiştiren bu örnek eğitim kuruluşu, Saygun'un gençlik yıllarında müzik kültürü edinmesinde böylece (dolaylı olarak da olsa) etkili olmuştur.

     2. İzmir İttihat ve Terakki Nümune Mektebi: İsmail Zühtü Bey, 1913 yılında, Saygun'un babası Mehmed Celal Bey'in aracılığıyla "İzmir İttihat ve Terakki Mektebi" (bugün aynı yerde "Dumlupınar İlkokulu" yer almaktadır) müzik öğretmenliğine atandı. Lise düzeyindeki bu okulda, ilk sınıflardan başlanarak nota okunur, ileri sınıflarda çok sesli müzik yapılır, yabancı çalgı öğretmenlerinin elinde yetişen öğrenciler küçük bir orkestra oluştururdu. Okulun dört sesli parçalar söyleyebilen korosu, 80 kişilikti.

     Gene Mahmud Ragıp Gazimihal'in belirttiğine göre; "Mektebin orkestrası haftada bir kaç saat çalışırdı. Hatta İzmir'de, Manisa'da konserler bile verdi. Saz, nota, tel, hoca parası gibi bütün masrafları mektep temin ediyordu. Keman hocası İstelyo, piyano muallimi... Rosati isminde bir İtalyan, flüt hocası Mulino idi. Bir de viyolonsel ve kontrabas hocası vardı... Küçük bir konservatuvar nümunesi meydana gelmişti. Kendisi kapandı, fakat bazı talebeleri, müessis hocalarının ruhunu şad edecek şekilde gayelerinde sebat ettiler."

     3. Musiki Yurdu: İzmir'in 9 Eylül 1922'deki kurtuluşu ile birlikte İzmir'li müzikçiler yeni bir atılıma girmek istemişler, gazeteci ve öğretmen Turgut Türkoğlu'nun çevresinde toplanarak Batı'daki "Filarmoni Derneği" örneklerine benzer, "Musiki Yurdu"nu kurmuşlardı. Bu toplulukta piyano ve armonyum çalan genç Saygun, o günleri şöyle anlatmaktadır:

     "1922'den sonra, hocamız, Turgut Türk merhum, o zamanlar yazarı bulunduğu "Sada-yi Hak Gazetesi"nin idarehanesinde biz eski talebelerini topladı ve O'nun öncülüğü ile "Musiki Yurdu"nu kurduk. Çalışmalarımızı gene eski mektebimizde (Arap Fırını'nda, bugünkü Dumlupınar Okulu) yapardık. Çalışmalarımıza katılanlar: Şerafettin (piyano); Muzaffer, Cavit, Nuri, Fikri Çiçekoğlu, Hasan Fehmi (kemanlar); Celal, Şerif (flütler); klarinet ve fagot İstanbul'dan İzmir'e gelmişlerdi; kontrabas ilk zamanlar Fesçizade Naşid, mektepten, sonra hatırlamıyorum; ben (piyano-armonyum)..."

     Musiki Yurdu'nun kurulduğundan kısa bir süre sonra kapanıp dağıldığını, gene bu döneme ilişkin yazılanlardan anlıyoruz.

     4. İzmir Milli Kütüphanesi: Babası Mehmed Celal Bey'in uzun yıllar müdür olarak bulunduğu "Milli Kütüphane"nin de genç müzikçi adayı Ahmed Adnan'ın yetişmesi üzerinde büyük etkisi olmuştur. "Milli Kütüphane... Ocak 1911 tarihinde 'İlm ü İrfan Encümeni' tarafından kuruldu. Bu encümen daha sonra 'İzmir Milli Kütüphane Cemiyeti' adıyla anılmış olup, kurduğu 'İzmir Milli Kütüphanesi' 23 Haziran 1912'de İkinci Beyler Sokağı'nda Salepçioğlu Konağı'nın 'Selamlık' kısmında halkın hizmetine açıldı."

     Milli Kütüphane Cemiyeti'ni kuran ondört aydın İzmir'li arasında Milli Kütüphane'nin ilk müdürü Mehmed Celal Saygın, baş yerlerden birini alır. Mehmed Celal Bey, başta da belirttiğimiz gibi, ömrünün sonuna, 1954 yılına kadar Milli Kütüphane'nin gerçekleşmesi için çalışmıştır. Genç Ahmed Adnan, müzik kitapları, ansiklopedileri üzerindeki ilk çalışmalarını, kurucuları arasında babasının da yer aldığı bu örnek kültür yuvasında gerçekleştirmiştir.

     Sonuç: Dünyanın her köşesinde, küçüklü büyüklü kentler, kasabalar yetiştirdikleri büyük adamların varlığıyla öğünür, yaşadıkları evleri koruyarak, kentin, kasabanın en büyük caddelerine, alanlarına adlarını vererek onları ölümsüzleştirirler. Sözgelimi, Bonn'un, Viyana'nın her köşesinde Beethoven'i; Salzburg'ta Mozart'ı, Hamburg'da Brahms'ı, Paris'te Debussy'yi... yaşar oraları görüp gezenler. Biz İzmir'liler de, bu kentte doğmuş, yirmi yaşına kadar bu kentin kültürü içinde yaşamış ve yetişmiş olan Ahmed Adnan Saygun'a böylece sahip çıkmak zorundayız.

     Bu seminer'i, özlediğimiz "sahip çıkma eylemi"nin başlangıcı saymamız gerekmektedir. İzmir'in Ahmed Adnan'la olan gönül bağını bir kez daha, hiç unutulmayacak, unutturulamayacak biçimde ortaya çıkarmaya bu Seminer'in ve bunu izleyen çeşitli etkinliklerin büyük katkısı olacaktır, buna inanıyorum. Yeter ki, İzmir'liler olarak Saygun gibi bir dünya büyüğünün ve O'nu yetiştiren İsmail Zühtü'lerin, Macar Tevfik'lerin, Celal Hoca'ların aramızdan çıkmış olduğunun bilincine varabilelim, bu gururu yaşayıp yaşatabilelim.
    _____________________________________________________________________

     Kaynaklar:
     1. M. R. Gazimihal: İzmir'in Musiki İstikbali, Musiki Dergisi, Sayı: 4-5, Haziran ve Eylül 1931
     2. Betül Çağlar: İzmir'in Küğsel Geçmişi Üzerine Bilgiler (Basılmamış yüksek lisans tezi)
     3. Naci Gündem: Günler Boyunca (Hatıralar), İzmir, 1955.
     4. Ankara Filarmoni Dergisi: Sayı 62
     5. Ahmet Say: Müzik Ansiklopedisi, Cilt 3
     6. Gültekin Oransay: Batı Tekniğiyle Yazan 60 Türk Bağdar, Ankara, 1965
     7. M. R. Gazimihal: Türk Askeri Muzikaları Tarihi, İstanbul 1955
     8. Doç. Dr. Necmi Ülker: Kuruluşunun 75. Yılında İzmir'in Kültür Hazinesi Milli Kütüphane, Bilim-Birlik-Başarı Dergisi, Sayı: 47, 1986
     9. Ferruh Senan: Ahmed Adnan Saygun'un Ataları ve Mehmed Celal Saygun (A. A. Saygun Semineri Bildiri Özeti), İzmir 1988
     ___________________________________________________________________
     (1) Bkz. Ferruh Senan: "Ahmed Adnan Saygun'un Ataları ve Mehmed Celal Saygın" başlıklı bildiri...
     ___________________________________________________________________
     Sayın Üner Birkan müzik yazarı, bağımsız araştırmacı ve çevirmendir.
     ___________________________________________________________________




Son Güncelleme:17.11.2018 21.13
Toplam Ziyaret:1629150
Online Ziyaretçi Sayısı:12
Bugünlük Ziyaret :128

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.