S

Saba:

(Ar.) Klasıl Türk küğünde çok sevilen bileşik bir makam. Dügah (la) perdesinde karar verir. Segah ve hicaz değiştiricilerini (arızalarını) almaktadır.

\ Sabata, Victor de:

1892 yılında doğan ve 1967 yılında ölen İtalyan yönetken Victor de Sabata Milano’da “La Scala”yı yönetti. Roma, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de de yönetkenlik yapan sanatçı tanınmış bir Verdi yorumcusudur.

Sabe:

Arapça yedi demektir. Bu  kelime çok değişiklik geçirerek “Sabiha” olmuş, İbrahim Tatlıses “Sabuha” ifadesi ile kullanmıştır.

Saenger:

(Alm.) Erkek ses sanatçısı. Bir koro sanatçısına mesleki olarak verilen isim. Şarkı söylemeyi seven birine yakıştırılan lakap. Şarkıcı, şarkıcılar. Vokalist.

\ Sağlam, Atilla:

1962 yılında Malatya’nın Yeşilyurt İlçesi Gündüzbey Kasabası’nda doğan Atilla Sağlam 1980–1984 yılları arasında “Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü”nde öğrenim gördü ve 1985–1988 yılları arasında aynı okulda “Fen Bilimleri Enstitüsü”ne bağlı olarak yüksek lisans yaptı. 1990 yılında “Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü”ne bağlı olan “Müzik Eğitimi Anabilim Dalı”nda sanatta yeterlik derecesi aldı. 1993–1996 yılları arasında yardımcı doçent olarak görev yaptığı “Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü”nde 1996 yılında doçentliğe yükseldi. 1997 yılının Eylül ayı ile 1999 yılının Şubat ayları arasında İngiltere’de “Leeds Üniversitesi Bağdama Bölümü”nde aldığı eğitim sonrası tekrar Bursa’ya döndü. Çok sayıda makalesi yayınlanmış olan sanatçının basılmış kitapları arasında “Türk Müziğinde Çokseslilik Uygulamaları ve İlerici Armonisi”, “Oda Müziği Toplulukları İçin Üç Füg Bir Sahne Müziği Bir Türkü Düzenlemesi”, “Müzik Yetenek Sınavlarına Hazırlık”, “Ordu’nun Dereleri” (Gitar ve Keman İçin Süit) “Akıllı Kuzu” ve “Çiçek Şarkıları”, “Piyano Eşlikli Çocuk Şarkıları” vardır. Sanatçının yayın aşamasında bulunan eserleri arasında ise “Müziksel İşitme ve Okuma Programına yönelik Müzik Teorisi 1., 2., 3. Ve 4. Ciltler” bulunmaktadır. Sağlam ayrıca küğbilimsel anlamda çok sayıda bildiri de sunmuş çalışkan bir eğitimci, yazar, eleştirmen ve bağdardır. İdari görevlerde de bulunarak küğ dünyamıza karşı sorumluluklarını ciddi bir şekilde yerine getirmiş olan Atilla Sağlam “Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü Başkan Yardımcılığı”, “Dekan Vekilliği”, “Dekan Yardımcılığı” ve “Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü Anabilim Dalı Başkanlığı” görevlerinde bulunmuştur.

\ Sağlam, Veysel Özgür:

1991 yılında ağabeyi olan Atilla Sağlam ile gitar çalışmalarına başladı. Gitar eğitiminde daha hızlı yol almasını sağlayan gitarcı Murat İşbilen ile 1994 yılında çalışmaya başladı; aynı dönemlerde Utku Özkanoğlu, Soner Çifçioğlu, Soner Egesel gibi gitarcılarla beraber olma fırsatı yakaladı. 2000 yılında “NiğdeÜniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü”nden Gutay Yıldıran ile eğitim görerek mezun oldu. Bir gitarcı ve eğitimci olarak gitar eğitimi ve öğretimi konusunda deneyim kazanmak ve küğü anlama, yorumlama düzeyini arttırmak amacıyla Thomas Müller Pering ve Tilman Hopstock gibi gitarcıların atelye çalışmalarına katıldı. Bulgaristan ve Rusya gibi ülkelerde resitaller verdi. Katıldığı dinletilerde yalkın seslendiriciliğin yanısıra oda küğü yaratılarının seslendirilmesine de önem veren bir küğsel anlayışı benimsedi. Keman sanatçısı Beyazit Akhudov ile kurmuş oldukları keman ve gitar ikilisi ile dinletiler verdi. Sanatçı halen ikili olarak bir dizi dinleti çalışmasını sürdürmektedir. 2002 yılında kurmuş olduğu www.klasikgitar.org adlı sitesiyle birçok küğcü ve küğseverin beğenisini kazandı. Sitede kısa başlıklar halinde güncel klasıl gitar haberleri, bağdarlar, yorumcular, yarışmalar, akademik yazılar, yararlı olabilecek web siteleri adreslerini bir araya getirerek gitarseverlerin araştırmalarına katkıda bulunabilecek arşiv niteliğinde bir forum sitesi kurdu. Halen “Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı”nda okutman olarak gitar eğitimciliği görevini sürdürmektedir. Kendisine adanan yaratılar arasında Alexander Mekaev’in “Çello ve Gitar için Sonat”ı (Türkiye’de ilk seslendirilişi: “2000” Bursa), Atilla Sağlam’ın “Özgürce” isimli özgün soyutlaması (Bagatel - ilk seslendirilişi: “2001” Moskova), Alexander Mekaev’in “Scherzo”su (CD’ye ilk seslendirilişi: “2002” - CD Çıkışı Moskova), Alexander Mekaev’in “Keman ve Gitar için Bagatel”i (ikinci baskısının ilk seslendirilişi: “2004” Bursa), Alexander Mekaev’in “İki Prelüd”ü (ilk seslendirilişi: “2006” Bursa), Atilla Sağlam’ın “Ordunun Dereleri” isimli “Gitar ve Keman için Ardışı” (ilk seslendirilişi: Yaratının ilk dört bölümü “2005” Ordu – Tümü “2006” Bursa), Alexander Mekaev’in “Gitar Konçertosu” (op.122 “2005” - henüz seslendirilmedi) bulunmaktadır.

\ Sak, Ali:

1971 yılında doğdu. 1984 yılında “Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı”nda Ali Doğan ile ilk viyolonsel çalışmalarına başladı. 1991–1992 yıllarında Ayvalık’ta yapılan kurslarda Alexander Rudin ile çalıştı. Bir sene sonra “Lions Klüp” tarafından düzenlenen “Türkiye Viyolonsel Yarışması”nı kazanarak ülkemizi Almanya’da temsil etti. 1995 yılında düzenlenen “Yılın Genç Küğcüsü Yarışması”nda üçüncü oldu. Aynı yıl okuldan yüksek lisans derecesiyle mezun olarak Alman Hükümeti’nin verdiği “DAAD Bursu”nu kazandı. Almanya’da “Dresden Yüksek Küğ Okulu”nda Jan Vogler ile viyolonsel çalışmalarını sürdürdü. “Saksonya Dresden Devlet Orkestrası” ve “Oda Yalkıcıları” ile bir çok dinleti verdi. Bu okuldan “Dinleti Ustası” diploması alarak mezun oldu. Sanatçı 1999 yılında Bakü’de Mstislaw Rostropowitsch ile çalışma fırsatı buldu. 2000–2002 yılları arasında Dresden’de Peter Bruns ile oda küğü doktorası yaptı. Televizyon ve radyo için birçok kayıt yapan sanatçı Ankara, Adana, Bursa, Eskişehir ve İstanbul’da Gürel Aykal, Rengim Gökmen, Ertuğ Korkmaz, Antonio Pirolli, Burak Tüzün, Orhan Şallıel gibi yönetkenler ile yalkıcı olarak çaldı. Ali Sak Türkiye’de çeşitli ustalık kursları yönetti. 2005 yılında Japonya’da bir dinleti dolaşısı yaptı. Ali Sak halen Almanya’da “Meiningen Operası”nda yardımcı grup şefi olarak çalışmakta ve yalkıcılık ile oda küğü etkinliklerine devam etmektedir.

\ Sakpınar, Ender:

1978 yılında “Ankara Devlet Konservatuvarı”nın bağdama bölümünü Prof. Ercivan Saydam’ın öğrencisi olarak bitirdi. Aynı yıl gittiği Fransa’da “Ecole Normale de Musique de Paris”de ileri devre uyum bilgisi, karşıt yazım, füg dersleri aldı. 1982 yılından başlayarak dört yıl süreyle Fransız Hükümeti’nin burslusu olarak aynı okulun orkestra yönetkenliği bölümünden birincilik ödülü alarak mezun oldu. Aynı dönemde Paris’te bulunan “Rueil–Malmasion Devlet Konservatuvarı”nda orkestra yönetkenliği dalında yaptığı çalışmalar ile “Vermeil” madalyası kazandı. Fransız hükümetinin burslusu olarak İtalya ve Fransa’da katılmaya hak kazandığı çeşitli staj ve seminerlerde Devos, Dervaux, Ferrara ve Giullini gibi ünlü yönetkenlerle çalıştı. Sanatçı Paris’te bulunan “Pasdeloup Sinfoni Orkestrası”ndaki asistanlık görevinin yanısıra 1983 yılında “Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı”nın finanse ettiği “Ensemble International de Paris Orkestrası”nı kurdu. Aynı orkestra ile çeşitli radyo ve televizyon programlarına katıldı ve plak kaydetti. Başta Paris olmak üzere Fransa, İtalya, İsveç, Portekiz, Japonya, Malta, Meksika, Avusturya, Brezilya, Amerika ve Türkiye’de çeşitli festivallere konuk olarak katıldı. Venedik’te “Rai 3 TV Kanalı”nın Avrupa ülkelerine canlı olarak yayınladığı “Omaggio Venezia Festivali”nin açılışını yaptı. Bu ülkelere gerçekleştirdiği dinleti dolaşılarında çok sayıda konser yönetti. 1987 yılından bu yana “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası”nın yönetkeni olarak görev yapmakta olan Sakpınar1991 yılından beri “Stockholm Halk Operası” konuk yönetkenliği görevini de sürdürmektedir. “Upsala Academic Choir”, “L’orchester National de Touluse”, “Venedik Oda Orkestrası”, “San Remo Sinfoni Orkestrası”, “Sicilya Sinfoni Orkestrası”, “Monterrey Sinfoni Orkestrası”, “Milano Vox Aurae Orkestrası”, “Taranto Sinfoni Orkestrası”, “Mediterranean Philharmonic Orchestra”, “Classical Symphony Medeira” gibi topluluklarla dinletiler veren sanatçı “İstanbul” ve “İzmir Müzik Festivalleri”ne katılmıştır. 1997 yılında “Ege Senfoni Orkestrası”nı kuran Sakpınar 1999 yılında kurduğu “Enka Sinfonietta”nın da genel müzik direktörlüğü ve orkestra yönetkenliği görevlerinde bulunmuştur. Sanatçının yönetiminde dinletiler veren yalkıcılardan bazıları arasında Mintcho Minchev, David Geringas, Viktor Pikaizen, Alexander Rudin, Peter Katin, Konstantin Kulka, Jiri Barta, Radion Azarkin, Vaclav Hudecek, Liana Issakadze, György Sandor, Tedi Papavrami, Vladimir Ovchinikov, Luis Bacalov, Alexander Markov bulunmaktadır. Sakpınar 2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde “Sacramento Sinfoni Orkestrası” ve “Zurich Tonhalle Sinfoni Orkestrası” ile birlikte bir dizi dinleti yönetmek üzere davet almıştır. Halen “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası”nda sanat danışmanlığı görevini sürdürmektedir.

\ Salgar, Faruk:

1962 yılında Urfa’da doğdu. Küçük yaşlarda aile içindeki küğsel toplantılardan etkilendi ve Türk küğüne ilgi duymaya başladı. Lise öğrenimine devam ederken Süheyla Altmışdört yönetimindeki “İstanbul Üniversitesi Türk Musikisi Korosu”nun çalışmalarına katıldı. 1980 yılında “İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Temel Bilimler Bölümü”ne girdi. 1981 yılında “TRT”nin açtığı stajyer sanatçı sınavını kazanarak kurum içindeki kurslara katılmaya hak kazandı. Konservatuvar ve TRT'deki eğitimi sırasında başta Alaattin Yavaşça, Bekir Sıdkı Sezgin, İnci Çayırlı, Tülin Korman, Necdet Varol, Abdi Coşkun, Yalçın Tura, Can Etili ve daha bir çok değerli öğretmenden ders aldı. 1983 yılında Dr. Nevzat Atlığ yönetimindeki “Devlet Klasik Türk Musikisi Korosu”nun dinletilerinde konuk sanatçı olarak görev aldı. Bu çalışmalar sırasında klasik dağarını genişletti. 1984 yılında “TRT”deki stajını tamamlayarak kadrolu ses sanatçısı sanıyla “İstanbul Radyosu”nda göreve başladı. Radyo ve TV izlencelerinin yanısıra birçok değerli küğcü ile CD ve kaset çalışmalarına katıldı. 2001 yılında “Eyüp Musiki Vakfı Korosu”nu çalıştıran Faruk Salgar 2002 yılından başlayarak bu vakıf bünyesindeki “Itri” ve “Gençlik Koroları”nı yönetmekte, ayrıca vakfın yarı zamanlı konservatuvarında dağar dersleri vermektedir. Halen “TRT İstanbul Radyosu Türk Sanat Musikisi Müdürü” olan Faruk Salgar evli ve bir kız çocuğu babasıdır.

\ Salmanlı, Azad:

Azad Salmanlı 1952 yılında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de doğdu. Beş yaşındayken konservatuvar sınavlarını kazandı ve hazırlık bölümüne başladı. Bu dönemde üç yıl piyano eğitimi alan Salmanlı “Azerbaycan Televizyonu”nda birkaç kez piyano dinletisi verdi. 1960 yılında Bakü’de bulunan “Bülbül Küğ Okulu”nun keman sınıfında eğitime başladı ve 1971 yılında bu okulu bitirdi. 1972 yılında “Üzeyir Hacıbekov Konservatuvarı”nın keman sınıfını kazandı ve 1977 yılında bu okuldan mezun oldu. Öğrencilik yıllarında keman çalışmalarının yanısıra bağdama eğitimi de alan Salmanlı 1976 yılında “Azerbaycan Televizyonu Hafif Küğ Sinfoni Orkestrası”nda başkemancı olarak göreve başladı ve 1991 yılına dek sürdürdü. Sanatçı aynı zamanda bu orkestranın 1981–1991 yılları arasında müdürlüğünü de üstlendi. 1991 yılında “Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü” tarafından yeni kurulmakta olan “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”nda görevlendirilmek üzere davet aldı ve Adana’ya yerleşti. Bu orkestranın kurulduğu tarihte başkemancılık görevini üstlenen Salmanlı uzun yıllar bu görevi sürdürdü. Sanatçı 2006 yılında “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”ndan kendi isteği ile istifa ederek ayrıldı.

Salmodia (Psalmodia):

Zebur okuma.

Salsa:

Küba kaynaklı, coşkulu ve neşeli bir kırındır. Salsa’yı eski “Mambo” olarak adlandırmak doğru olur. Çünkü hem küğü ve hem de kırını pek farklı değildir. Salsa’nın orijini Porto Riko olmasına rağmen, Küba ve Kolombiya gibi diğer Orta Amerika ülkelerinde de çok yapılmakta olup, hatta günümüzde bu ülkelerin farklı stilleri bile gelişmiştir. Doğaçlamaya açık ve basit bir hareket yapısının olması bu kırına çok büyük bir yaygınlık kazandırmıştır. Salsa küğüne uyabilen herkes bu kırını yapabilir.

Saltarello (Saltarella):

Çabuk tempolu, 3/8'lik ölçüde eski bir İtalyan halk dansıdır. Eski laavta ardışlarında yer alan "pavane" dansının devamıdır. Mendelssohn ''İtalyan Sinfonisi''nin finalinde bu dans formunu kullanmıştır.

Saltato (Sauttie):

Sıçratarak çalma, sıçratma... Yayı tellere sürterek çalmak yerine sıçratarak çalmak...

Salut:

Joe Dassen “Salut” (Merhaba) isimli şarkıyı kendisini çok seven bir kadının bir anda çekip gitmesi üzerine her gün gelip oturmayı alışkanlık haline getirdiği kafede günün birinde çıkagelip “merhaba” demesinden esinlenerek yazmıştır. O kadın tam onyedi yıl sonra “salut” demiştir. Joe Dassen bu kadına “sonsuz sadakatlinim” diye hitap ettiğini belirtmekteydi.

\ Samsarelou, Zoe:

Zoe Samsarelou küğe Yunanistan'ın "Volos" ve "Selanik Konservatuvarları"nda piyano eğitimi alarak başladı. Daha sonra Almanya'da "Berlin Güzel Sanatlar Akademisi"nde eğitimine devam etti ve "Hamburg Küğ ve Tiyatro Akademisi"nin Marian Midgal sınıfından 1988'de mezun oldu. Avrupa ülkelerinde çok sayıda resital ve oda küğü dinletileri verdi. Yunanistan'da orkestralar eşliğinde yalkıcı olarak çaldı. Küğ festivallerine ve kongrelerine  katıldı. 1983 ve 1985'de "Griechische Variozionen–Grek Başkamaları" (Berlin), 1996'da İskenderiye kentinde gerçekleştirilen "Ecume–Akdeniz Konservatuvarları Toplantısı" (Mısır), 2004 Cenova, 1997 Bolonya "Tangomania", 2001 Kahire'de "Kavafia" (Mısır), 2003 İtalya'da "Yunanistan Avrupa Birliği Festivali", 2005 Malta'da düzenlenen "Uluslararası Sanat Festivali", İtalya'da Cenova, Almanya'da Bremen, Regensburg ve Hamburg kentlerinde düzenlenen "Tango Festivalleri"ne katıldı. Sanatçının dağarında klasıl ve çağdaş yaratıların yanında Yunanlı bağdarların eserleri de bulunmaktadır. Özellikle geleneksel ve modern tango küğü ile ilgilenen Zoe Samsarelou Uruguay'lı bandenoist Hugo Diaz'ın yaratılarının dünyada ilk seslendirilişlerini gerçekleştirmiştir. 2006 yılında çizitlediği ve Astor Piazolla'nın tangoları üzerine yaptığı doğaçlamaların yer aldığı bir CD'si vardır ve bu CD "Yunan Radyo ve Televizyonu" için kaydedilmiştir. 2000 yılından bu yana Zagora, Pelion'da "Musical Gatherings" isimli "Uluslararası Yaz Kursları"nda piyano ve oda küğü dersleri vermektedir. Geçtiğimiz yıl İstanbul'da bir resital veren sanatçı Mesut İktu ile "Türk–Yunan Müzik Dostluğu ve Sanat İşbirliği" çerçevesinde Türkiye ve Yunanistan'da dinletiler gerçekleştirmektedirler. Zoe Samsarelou halen "Selanik Devlet Konservatuvarı"nda piyano bölümü başkanlığı görevinin yanında "Makedonya Üniversitesi"nin de öğretim üyesidir.

\ Samsun:

     Samsun ilinde gerçekleştirilen şenlikler ve festivaller arasında şunlar bulunmaktadır:

     Uluslararası Halk Dansları Festivali: Samsun Milli Fuarı bünyesinde 23–29 Temmuz tarihleri arasında düzenlenmektedir.

     Karpuz Festivali: Bafra ilçesinde 1987 tarihinden beri düzenlenmektedir. Ağustos ayının son haftasında iki gün süreyle çeşitli eğlence, müsabaka ve etkinliklerle kutlanır.

     Bengü Karakucak Güreşleri: Bafra ilçesinin Bengü köyünde düzenlenmektedir. 1994 yılında başlatılmış olan şenlikler 10 Temmuzda bir gün yapılmaktadır.

     Altın Fındık Yağlı Pehlivan Güreşleri: Terme ilçesinin Köybucağı kasabasında 1986 yılında başlayan şenlikler her yıl 9 eylül günü düzenlenir.

     Yaşar Doğu Şenlikleri: Kavak ilçesinde daha çok güreş ağırlıklı olarak eylül ayında düzenlenmektedir.

     Geleneksel Karakucak Güreşleri ve At yarışları: Asarcık ilçesinde Eylül ayının son günleri ve Pazar günleri düzenlenmektedir.

     Kültür ve Sanat Şenliği: Çarşamba ilçesinde 1994 yılından beri düzenlenmektedir. 20–23 Mayıs tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

     Göller Bölgesi Güreşleri: Ayvacık ilçesinde yaz aylarında düzenlenmektedir.

     Hüseyin Dede Şenlikleri: Alaçam ilçesinde düzenlenmekte olup, 7 Mayısta kutlanmaktadır.

     Neyzen Tevfik Kültür Şenliği :24 Mart 1879'da Kolay'da doğan ünlü hiciv ustası Neyzen Tevfik adına düzenlenmekte olup, ekim ayında kutlanmaktadır.

     Köprülü Mehmet Paşa Kültür Sanat ve Spor Festivali :Vezirköprü ilçesinde Eylül ayının ilk Cuma günü başlayan festival 10 gün sürmektedir.

     Altın Pirinç Festivali: Terme ilçesinde düzenlenmektedir. 1991 yılından beri yapılan festival yörenin ünlü "Kocaman Pirinci" adına haziran ayının 3. ve 4. günleri yapılmaktadır.

     Karadeniz Kısa Film Festivali: Merkez ilçede ilk defa 1996 yılında düzenlenmiştir. Uluslararası nitelikte olup, 23–31 Mart tarihleri arasında her yıl düzenlenmesi amaçlanmıştır.

     Deniz Oyunları Festivali: Yakakent ilçesinde düzenlenmektedir. İlk başlangıç tarihi 1995 yılıdır. 22–23 temmuz tarihleri arasında yapılmaktadır.

    Fotoğraflarda "Samsun Atatürk Kültür Merkezi" ile "Samsun Kültür Müdürlüğü" yer almaktadır.

Sänger:

(Alm.) Şarkıcı.

\ Santkin, Alexandra:

Belçika’nın Dinant kentinde doğmuştur. Küğ eğitimine Léon Jacot'un ögrencisi olarak “Marche–en–Famenne Akademisi”nde başlamış ve 1997’de “Marche–en–Famenne Madalyası”na layık görülmüştür. 1998’de “Edouard Bastien Yarışması”nda ödül almıştır. “Brüksel Kraliyet Konservatuvarı”na girmiş ve remileme, klarinet, oda küğü dallarında önce “Premier Prix Diplomaları”nı 2004’de klarinette superior seviyesindeki diplomayı üstün derece ile almıştır. Klarinet çalışmalarını Jean Michel Charlier ve Ronald van Spaendonck ile yapmıştır. Uzun yıllar Belçika’nın “Lüksemburg Eyaleti Armoni Orkestrası”nda ve ayrıca Mouscron kentinde kurulmuş olan “Divertimento” isimli yaylı çalgılar orkestrası ile çalmıştır. Alexandra Santkin halen “Belçika Kraliyet Deniz Kuvvetleri Orkestrası”nda klarinet sanatçısı olarak görev yapmaktadır.

\ Sapere, Antonio:

İtalya’da 1954 yılında doğan Antonio Sapere küğ eğitimine sekiz yaşında iken önce İtalya’da başlamış ve daha sonra Belçika’ya gelerek “Brüksel  Kraliyet Konservatuvarı”na girmiştir. Marcel Ancion’un öğrencisi olarak “La plus Grande Distinction” derecesi ile klarinette superior diplomasını almıştır. Bir taraftan da Jean–Christophe van Ecke’den oda küğü dersleri almış ve bu dalda da “Premier Prix” diplomasına hak kazanmıştır. 1986’da kendisine “Horlait Dapsens Vakfı Onur Başarı Ödülü” layık görülmüştür. 1974’den itibaren Belçika’daki çesitli “Küğ Akademileri”nde klarinet dersleri vermeye başlamış, bu deneyim de kendisini eğitim ve öğrenim alanına bağlamıştır. Bu sayede uluslararası staj ve kurslara çağırılmıştır. Kısa zamanda “Belçika Klarinet Topluluğu”na alto klarinetçi olarak çağırılmıştır. Orkestralarda klarinet sanatçısı olarak çalarken kendisini salt çalgısındaki teknik bilgisi ile değil, küğsel kalitesi ile de göstermiştir. Bu orkestralara prestijli “Belçika Fransızca Radyo Televizyon Orkestrasını”, “Belçika Ulusal Orkestrasını”, “Opera Orkestrası”nı örnek verebiliriz. 1986’dan 1993’e kadar “Louvain la Neuve Üniversitesi Orkestrası”nı yönetmiş, 1990 ile 1997 arasında da “Val de Sambre Senfoni Orkestrası”nin yönetkeni olmuştur. 1999’da ise “Montigny–le–Tilleul Orkestrası”nı kurmuştur. Antonio Sapere 1994’den beri Montigny-le-Tilleul kentindeki “Paulin Marchand Küğ Akademisi”nin müdürlüğünü yapmakta, çeşitli orkestralarla yalkıcı Belçika’da, İspanya’da, Almanya’da dinletilerini sürdürüp üstün sanatçı niteliklerini kanıtlamaktadır.

Sarabande:

Yavaş tempolu eski bir İspanyol dansıdır.

\ Saraç, Seyyal:

1959’da İzmir’de doğdu. İlkokul yıllarında Ajlan Atrek ile piyanoya başladı. Onbir yaşında İzmir Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü”nün sınavlarını kazanarak bu okulun öğrencisi oldu. 1979 yılı Haziran ayında konservatuvarın piyano yüksek bölümünü pekiyi derece ile bitirip aynı yılın Eylül ayında kendi okuluna piyano öğretmeni olarak atandı. 1983 ve 1986 yıllarında “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nın açtığı yaz kurslarına katılarak kısa sürelerle devlet sanatçısı Ayşegül Sarıca, Judith Uluğ ve Pekinel kardeşlerle çalıştı. 1984 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü”nün düzenlediği “I. Ulusal Müzik Bilimleri Sempozyumu”na “6-11 Yaş Grubu Çocuklarında Piyano Eğitimi” başlıklı bildirisi ile katıldı. İzmir’li tanınmış bağdar Necdet Levent’in piyano parçalarının ilk seslendirilişini gerçekleştirdi. Senfoni orkestrası keman sanatçılarından Tuğrul Göğüş’e birçok dinleti etkinliğinde piyano eşliği yaptı. “Orkestra Dergisi” başta olmak üzere çeşitli dergilerde piyano eğitimi üzerine makaleleri yayınlandı. “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda 20 yıl piyano öğretmenliği yaptıktan sonra kendi isteğiyle emekli olarak özel piyano öğretmenliğine başladı. Bir tanesi çocuk şarkıları, iki tanesi de piyano parçalarından oluşan üç kitabı bulunmaktadır. Öğrenciyi en baştan alarak iyi denebilecek bir düzeye kadar ilerletmeyi amaçladığı üçüncü kitabı “Piyano Çalıyorum” aranan ve kullanılan bir piyano çalışmalığı olma yolundadır. Piyano öğrencilerinin çeşitli türlerde küğlerle sıkılmadan, keyifli bir öğrenme süreci yaşamasını hedefleyen ve çok yönlü bir kültürü ayaklarını kendi topraklarına basarak almaları gerektiğini düşünen Seyyal Saraç, çalışmalarını eğitimci olarak sürdürmektedir. Evli ve bir çocuk annesidir.

Saraydan Kız Kaçırma Operası:

Mozart’ın pek tanınmış küğlü sahne yaratısı. Bu eserin siparişini veren “Kutsal Roma İmparatoru” İkinci (II.) Josef’tir.

\ Sargsyan, Vahan:

Ermeni piyanist Vahan Sargsyan’ın piyano öğretmenleri Ermenistan’ın tanınmış sanatçılarından olan Elza Tandilyan ve babası Profesör Villi Sargsyan idi. Sanatçı lisans ve lisansüstü eğitimlerini “Erivan Komitas Devlet Konservatuvarı”nda tamamlamıştır. Sargsyan Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yapılan “Uluslararası Piyano Yarışması” ikincisi olmuş, ayrıca “Pittsburgh Dinleti Derneği” tarafından gerçekleştirilen dinleti yarışmasını kazanmıştır. Hem bir resital piyanisti ve hem de katılımcı piyanist olarak Ermenistan, Gürcistan, Rusya, İtalya, Avusturya, Arjantin, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde dinletiler vermiştir. Vahan Sargsyan seçkin bir tenor–saksofon sanatçısı olan James Houlik ile beğenilen sanatsal şarkıların düzenlemelerini içeren bir CD kaydetmiş, bunun yanısıra diğer kayıtları Alanna ve Aerophon markaları altında yayınlanmıştır. Pittsburgh’a taşınmasından sonra Sargsyan “Pittsburgh Sinfoni Orkestrası”nın yalkıcısı olarak sahneye çıkmış ve bir orkestra piyanisti olarak düzenli bir şekilde görev almıştır. Sanatçı “Carnegie Mellon Üniversitesi”nde öğretmenlik de yapmaktadır.

\ Sarı, Ayhan:

Çanakkale’nin Biga ilçesinde doğdu. İlk küğsel etkilenmelerini ortaokul küğ öğretmeni olan ve kanun da çalan babası Ekrem Sarı’dan aldı. “Biga Sakarya İlkokulu”nu bitirerek aynı yıl “Biga Lisesi”nde orta öğrenime başladı. O zamanki adıyla “Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü”ne girerek Türkiye’nin ilk akademik küğ bilimleri profesörü Gültekin Oransay (1930-1989), Prof. Dr. Necati Gedikli, Prof. Dr. Edip Günay, Nurhan Cangal, Fehamettin Özgüç, Ahmet Borçaklı, Mustafa Hoşsu ve diğer değerli öğreticilerden Türk-Batı küğü ve küğ bilimle ilgili dersler aldı. Bu derslerin arasında Farsça, İtalyanca, Osmanlıca, Grek, Kril alfabeleri gibi dersler de bulunuyordu. 1983 yılında “Yök” ile birlikte İzmir’de “Dokuz Eylül” adında ikinci bir üniversite kurulması nedeniyle, “Ege Üniversitesi” olarak girdiği lisans öğrenimini “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü” olarak 1985’de “Ud, Tanbur, Kanun, Kemençe, Ney ve Kudüm’ün Tarihsel ve İşlevsel Özellikleri” başlıklı teziyle bitirdi. 1952’den beri kayıp olan Türkiye’nin ilk “Ney ve Santur Metodları”nı buldu. 1985 yılından itibaren 2000 yılına dek yurtiçinde düzenlenen hemen bütün küğ simpozyumlarına bildirileriyle katıldı. Bu katılımlar 1994’de “Kültür Bakanlığı”na “Genel Yönetmen” olarak atanması ve yöneticilik görevinin ağır basması nedeniyle seyrekleşti. Bunun yanında çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı. Ayrıca TV ve radyo izlencelerine konuk olarak katıldı. Türk çalgıları ve Türk küğünde çalgılama-orkestralama alanında yoğunlaştı. 1986 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü”ne öğretim görevlisi olarak atandı. Aynı Üniversite’nin “Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik Bilimleri Ana Bilim Dalı”nda sınavla başladığı yüksek lisans öğrenimini 1989’da “Türkiye’de İlk Ney Metodu, Santur Metodu ve Ziya Santur” başlıklı teziyle bitirdi. 1987 yılında Hüseyin Sadettin Arel’in 1933’de yapımına başlattığı ve keman ailesinin fasıl kemençesine uyarlanması düşüncesinden hareketle gerçekleştirilen kemençe ailesi uygulamasının anlatıldığı, Dr. Zühtü Rıza Tinel tarafından 1926’da kaleme alınmaya başlanan el yazması “Asri Kemençe ve Kemençe Beşlemesi Üzerine Düşünceler” başlıklı çalışmayı günümüz diline çevirdi. 1986-1993 yılları arasında “Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Türk Sanat Müziği Korosu”, “İzmir Konak Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu”, “Maltepe Askeri  Lisesi Türk Sanat Müziği Korosu”, “İzmir Yeni Asır Gazetesi Türk Sanat Müziği Gençlik Korosu”, “Yeni Asır Gazetesi Çocuk Korosu”, “İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi Çocuk Korosu” gibi amatör koroların yönetkenliğini yaptı. 1990-1991 yıllarında “Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu”nda konuk sanatçı olarak çalıştı. Bu sırada koro yönetkeni olan Teoman Önaldı, koroda görev yapan Avni Anıl, Yusuf Nalkesen, Rüştü Şardağ ve Sadi Hoşses gibi değerli geleneksel Türk küğü bağdarlarından ve koro müdürü Güner Özkan’dan bilgi-görgüye dayalı deneyimler edindi. 1990 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Müzik Bilimleri Ana Bilim Dalı”nda girdiği sınav sonucunda doktora öğrenimine başlıyan Ayhan Sarı,  Kasım 1991’de verdiği yeterlilik sınavının ardından yasal süresi içinde “Günümüz Geleneksel Türk Sanat Müziğinde Etkileşimler” başlıklı tezini vererek “Müzik Bilimleri Doktoru” ünvanı aldı. Yine 1990-1993 yılları arasında “TRT Kurumu”nda haftalık olarak yayınlanan belgesel nitelikli “Geçmişten Günümüze Çalgılarımız”, “Tanzimattan Günümüze Geleneksel Müziğimiz” ve “Kantodan Türk Pop Müziğine” izlencelerini (toplam 256 program) hazırladı. “Geçmişten Günümüze Çalgılarımız” isimli izlence Güner Özkan’ın Orta Asya Türk Müziği kayıtları destekleriyle hazırlanmış olup “Türkiye'nin Sesi (Voice of Turkey) Radyosu”nda ondört yabancı dile çevrilerek “TRT”nin dünya vericilerinden yayınlandı. 1992 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi”ndeki görevinden kendi isteğiyle ayrılarak “Kültür Bakanlığı”na geçti. 1994 yılında “Kültür Bakanlığı Halk  Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü”nce düzenlenen “1. Türk Halk Kültürü Araştırma Sonuçları Sempozyumu”nda Türk küğünde ilk olarak “Türk Dünyası Orkestrası” fikrini ortaya koyan bir bildiri sundu. Bu bildiriden altı yıl sonra “Kültür Bakanlığı”nda “Devlet Türk Dünyası Müziği Toplulukları” kuruldu. (Ankara Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu 2000, İzmir Devlet Türk Dünyası Dans ve Müzik Topluluğu 2001). 1994 Aralık ayında topluluğun ilk yönetkeni olan Nejat Atlığ’ın onbir aylık genel yönetmenlik görevinin ardından 65 yaşını doldurması nedeniyle emekliye sevk edilmesi üzerine “Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu”na genel yönetmen (koro yönetkeni) olarak atandı. 1996-1997 yıllarında topluluk, taşra devlet koroları içinde ilk ve tek olarak “TRT”nin “Devlet Koroları’ndan” isimli izlencesinde periyodik olarak yer almaya başladı. 1998 yılında “Edirne Devlet Türk Müziği Topluluğu Genel Yönetmenliği” görevini sürdürürken “Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda yüksek lisans dersleri ve “Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi”nde geleneksel Türk sanat musikisi dersleri verdi. Ocak 2002’de sekiz yıl sürdürdüğü genel yönetmenlik görevinden istifa etti ve “İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu”na sanatçı olarak tayin edildi. Halen “Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Müziği Korosu”nda küğ bilimleri doktoru sanatçı olarak görev yapmakta ve “Türk Silahlı Kuvvetleri İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Amatör Türk Sanat Musikisi Korosu”nu yönetmekte olup bilimsel çalışmalarını da sürdürmektedir.

Sarı, Küğhan:

 Bkz. Küğhan Sarı.

\ Sarı, Mahmut:

1948 yılında Tarsus'ta doğdu. İlk piyano derslerini küğ öğretmeni Erdoğan Kükrekol'dan aldı. “Tarsus Lisesi”ni bitirince “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”ne girdi. İlk iki yıl Tulga Cetiz'in piyano öğrencisi oldu. Üçüncü yıl Edouard Zuckmayer ile çalıştı. 1969 yılında bu okulu bitirdi. 1969–1970 öğretim yılında “Kepirtepe (Lüleburgaz) İlköğretmen Okulu”nda küğ öğretmeni olarak çalıştı. 1970 yılında Ankara'da açılan yarışma sınavını kazanarak 1416 sayılı yasa uyarınca Fransa'ya gönderildi. Orada bir yıl Bascourret de Gueraldi ile çalışarak "Ecole Normale de Musique d e Paris" okulunda aynı öğretmenin piyano sınıfına kaydoldu. Bu okulda oda küğü derslerine de devam etti. 1975 yılında “4. Derece Öğretmenlik Diploması” alarak yurda döndü. 1976 yılında “İzmir Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”ne öğretmen olarak atandı. Bu dönemde piyano, eşlik ve kulak eğitimi derslerine girdi. 1987 yılında çıkartılan yasa ile piyano dalında doçent, 1996 yılında da profesör oldu. Aynı dönem içerisinde "Piyano Eşliğinde 7 Türkü" kitabını yayınladı. Ayrıca Carl Czerny’nin "Etudes de Mecanisme, Op.849” kitabını açıklayıcı notlarla yeniden hazırladı (basılmadı). “Ankara Filarmoni”, “Trabzon Mavi Nota” gibi küğ dergilerinde küğ ve piyano eğitimi ile ilgili makaleleri yayınlandı. 1983-2000 yılları arasında “TRT İzmir Radyosu Çocuk ve Gençlik Koroları”nın kuruluş ve çalışmalarında eşlikçi ve eğitmen olarak görev aldı. 15-16 Mart 2002 tarihlerinde Ankara'da “Sevda-Cenap And Müzik Vakfı” tarafından düzenlenen "21.yy Başında Türkiye'de Müzik " Sempozyumu'na Nergiz Şakirzade Sarı ile birlikte Türkiye'deki küğ eğitimi ile ilgili ortaklaşa bir bildiri sundu. Ayrıca 1991–1997 ve 1998–2000 yılları arasında “Buca Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölüm Başkanlığı” yaptı. Halen aynı kurumda “Anabilim Dalı Başkanlığı” yapmakta ve piyano derslerine devam etmektedir.

\ Sarı, Nergiz Şakirzade:

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de doğdu. Piyano öğrenimine 1962 yılında onbir yıllık bir küğ okulunda başladı. 1973–1978 yılları arasında "Azerbaycan Üzeyir Hacıbeyli Devlet Konservatuvarı”nda piyano üzerine yüksek lisans yaptı. Mezuniyetinden sonra “Azerbaycan Bilimler Akademisi Mimarlık ve Güzel Sanatlar İlmi Araştırma Enstitüsü”ne küğbilimci olarak atandı. 1985–1989 yılları arasında Moskova'da “Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar İlmi Araştırma Enstitüsü”nde “Ortaçağdan Günümüze Kadar Azerbaycan ve Türkiye Müzik Kültürlerinde Karşılıklı İlişkiler” konusunda tez hazırlayarak doktorasını tamamladı. “Bilimler Akademisi”nde görevini sürdürürken Eylül 1990'da Ankara'da düzenlenen “XI. Türk Tarih Kongresi”ne ve Ağustos 1991'de Moskova'da düzenlenen “XIII.Uluslararası Bizans Kongresi”ne katıldı. Mart 1992'de Türkiye'ye çalışmak üzere gelerek “Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakülesi Müzik Eğitimi Bölümü”nde göreve başladı. Ekim 1993'te “İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı”nda açılan doçentlik sınavına katılarak doçent oldu. “Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi”nde 1997 yılında kadrolu doçent olarak çalışmaya başladı. 2000 yılında profesör oldu. Sanatçı halen aynı kurumda piyano dersleri vermekte, bölüm içi ve dışı dinletilere katılmaktadır.

\ Sarıgül, Ali:

1951 yılının Ekim ayında Gaziantep’in bir köyünde doğdu. Doğum günü bilinmemektedir. Küğ sanatıyla ilkokul öğretmeni Ayşe Çalışır’ın ilkokul üçüncü sınıfta mandoline başlatması sayesinde tanıştı. 1970 yılında “Düziçi İlköğretmen Okulu”ndan mezun oldu. Bu okulda okuduğu yıllarda küğe olan ilgisi ve sevgisi daha da arttı. Mandolin, bağlama ve blokflüt çalmasını öğrendi. Öğretmen olduktan sonra Gaziantep’in bir köyünde bir yıl öğretmenlik yaptı. Daha sonra üniversite sınavlarına girerek “Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü”ne kaydını yaptırdı ve 1977 yılında mezun oldu. 1978 yılında “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Antalya Bölge Müdürlüğü”nde göreve başladı. 1982 yılından beri aynı kuruluşun “Ankara 5. Bölge Müdürlüğü”nde çalışmaktadır. Görevi gereği ülkenin dağlarını, ovalarını, yaylalarını, büyük nehirlerini ve küçük dereciklerini tanıma olanağı oldu. Ve bunların şiirini ve küğünü duyma fırsatını yakaladı. 1990 yılında sıkıntılı bir gününde Okay Temiz’in “Derviş” isimli albümünü dinlerken karşılaştığı olağanüstü güzellikteki yalkın ney yaşamını değiştirdi. Ali Sarıgül şöyle demektedir: “Ben kırk yıldır bu ülkede yaşıyordum ve böyle bir güzellikten habersizdim. Tanrı Okay Temiz’den razı olsun ve onun şanını artırsın.” İlk iş olarak bir ney temin ederek çalışmaya başladı. Sarıgül ney hocaları olan Polat Kale ve Ekrem Vural’ı saygıyla anmaktadır. Doksanlı yıllarda tanıştığı ilginç bir gruptan özellikle küğümüzün felsefesi hakkında çok değerli bilgiler edindi. Küğ artık Sarıgül için bir yaşama biçimi olmuştu. Halen küğ çalışmalarını amatör olarak sürdürmekte ve küğümüzün felsefesine derin ilgi duymaktadır. Hazreti Mevlana’nın söylediği gibi “küğümüzün ahenginde gizli olan sırrı” kenarından köşesinden aralayabilmek için “olması gereken küğ hangisidir?” sorusunun yanıtını aramaktadır. Ali Sarıgül’e ait web sitesinin adresi şöyledir: http://musikiyolu.blogspot.com

\ Sarıhan, Doğay:

1979’da Balıkesir’de doğdu. Müzik yaşamına ortaokul yıllarında bağlama çalmayı öğrenerek başladı. Kısa bir zaman sonra çoksesli sanat küğüne olan ilgisi doğrultusunda gitar dersleri almaya başladı. Bir yılı aşkın süre çalışmalarını kendi sürdürdü. 2002 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü”ne girmeye hak kazandı. Buradaki çalışmalarını Mehmet Gürgün’le birlikte sürdürdü. Bu süre içinde usta gitarist Bekir Küçükay ile çalışma fırsatı oldu. Ricardo Moyano’nun derslerine de katılan sanatçı Ali Hoca ile birlikte Türk Küğü ağırlıklı uyumbilgisi ve bağdama üzerine çalışmakta ve bir yıldır flamenko gitaristi Ezgi Anıl’a eşlik etmektedir. Sarıhan halen “Ensemble Feverish Müzik Kursu”nda gitar eğitimi vermektedir.

\ Sarıkaya, Murat:

15 Aralık 1954 tarihinde Adana’da doğan Murat Sarıkaya “Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü”nde klasik gitar öğretmenliği yapmaktadır. 1990 yılından bu yana çeşitli dersanelerde gitar dersleri veren Sarıkaya halen “Natürel Müzik Dersanesi”nin de gitar öğretmenliğini yürütmektedir. Sarıkaya’nın yakın bir tarihte klasik gitar için hazırlamış olduğu bir çalışmalık ile gitar öğrencileri için dağarcık oluşturacak bir çalışmasının yayınlanması gündemdedir.

\ Sarkisova, Karina:

1983 yılında Moskova’da doğmuş olan Rus-Ermeni asıllı Avusturyalı balerin Karina Sarkisova “Bolşoy Balesi”nde eğitim gördükten sonra 2000 yılında “Viyana Operası”na katıldı ve 2009 yılında bu kurumun kırın grubunda yalkın kırıncı olarak konumlandırıldı. Farklı türlerde kırın temsillerinde yer alan Sarkisova uluslararası yarışmalarda da çeşitli ödüller kazandı. Son beş yıldır kırın düzenlemeyle uğraşmaya başlayan sanatçı çalışmalarını “Viyana Genç Kırın Düzenleyiciler Akşamları” çerçevesinde sunmaktaydı. Sarkisova ismi Ermenice Sarkisyan’dan Rusçalaştırılmış bir soy adıdır. Bu soyadı ise O’nun Ermeni kökeninden geldiğini göstermektedir. Genç kırın sanatçısı lirik rollerden karakter rollerine dek çok çeşitli partlarda kırınmıştı. Ancak önce Avusturya’da yayınlanan erkek moda ve yaşam biçimi dergisi “Wiener”e cesur pozlar vermesi ve ardından Mayıs 2010 tarihinde yayınlanan “Penthouse” dergisine çıplak pozlar çektirmesi kurumuyla ilişkilerinin kesilmesine yol açtı. “Wiener” dergisine verdiği pozların ardından kurum tarafından uyarıldığı belirtilen sanatçının bu uyarılara aldırmadan ve üstelik te opera evinde çıplak fotoğraflarının izinsiz çekilmiş olması bardağı taşıran damla oldu. Bu konudaki resmi açıklama opera yöneticisi Dominique Meyer tarafından yapıldı ve 23 Ağustos 2010 tarihinde “Viyana Operası” ile Karina Sarkisova’nın birlikteliği sonlandırıldı. Evli ve 8 yaşında bir erkek çocuğu bulunan sanatçı Avusturya medyasına yaptığı açıklamada işten uzaklaştırılmasını ayrımcı bir davranış olarak niteledi.

\ Savaş, Hülya:

Söke’de doğdu. “Aydın Ortaklar Öğretmen Okulu”nu bitirdikten sonra “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Küğ Bölümü”nde okudu. Daha sonra “Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü”nde eğitimine devam edip mezun oldu. Öğrencilik yıllarında “Dostlar Tiyatrosu”nda oynadı. 1985 yılında “İzmir Devlet Tiyatrosu”nda oyuncu olarak göreve başladı. Halen “İzmir Devlet Tiyatrosu”nda oyuncu olarak görev yapmakta olan sanatçı bir müddet için bu kurumun müdürlüğünü de üstlenmişti. Üç yıldır Cem İdiz’le tiyatro küğlerinden oluşan “Bir Yaşamdan, Bir Sahneden” adlı dinletiyi sunmaktadır. Hülya Savaş’ın oynadığı oyunlardan bazıları şunlardır: “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”, “Venedik Taciri”, “Kanlı Nigar”, “Özel Hayatlar”, “Yağmurcu”, “Albay Kuş”, “Sırça Kümes”, “Terzi”, “Carmela ve Paolino”, “Bunu Yapan İki Kişi”, “Ellerimin Arasındaki Hayat”, “Güneyli Bayan”, “Teneke Şövalyeler”, “Barış Gezegeni”... Savaş’ın yönettiği oyunlar arasında “Sevgili Barış” ve “Bayram Yeri” sayılabilir. Savaş ayrıca çeşitli TV filmlerinde de rol almıştır: “Gönlümdeki Köşk Olmasa”, “Yalancı”, “Paydos”, “Dudaktan Kalbe”, “Nasrettin Hoca”, “Papatya Sokağı”, “Dönme Dolap”.

Savaşan, Mert:

1992 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda viyola eğitimine başladı. 2002 yılında Çetin Aydar’ın öğrencisi olarak aynı okulu başarıyla bitirdi. Öğrenimi boyunca Ruşen Güneş, Bruno Pasquier ve Bruno Guiranna ile viyola çalıştı. “Akdeniz Gençler Orkestrası” seçmelerini kazanarak orkestranın Akdeniz ülkeleri dinleti dolaşısına İzmir’i temsilen katıldı. “İzçaksed - İzmir Çağdaş Kültür ve Sanat Etkinlikleri Derneği”nin düzenlediği “Cumhuriyet Sanat Etkinlikleri”nde görev aldı. Sanatçı halen “Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası”nda viyolacı olarak görev yapmaktadır.

\ Sayar, Gülnur:

1972 yılında İstanbul’da doğdu. 1988–1989 eğitim döneminde “Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü”ne girdi. 1992 yılında “Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü”nden mezun oldu. 1992–1994 yılları arasında “Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tezli Yüksek Lisans” eğitimini tamamladı. Piyanist Seba Baştuğ Şen ile piyanoda gevşeme teknikleri üzerine çalışmalar yaptı. 1995 yılında İsviçre’de “Summer Academie Biel”de piyano ustalık kursuna katılarak Christian Favre ile çalıştı. 1996 yılında “The Associated Board of the Royal Schools of Music Grade 5 Theory of Music” diploması aldı. 1997 yılında “Londra Kraliyet Akademisi” sınavları için Rowen Cozenz ve Ruth Harte ile piyano, Michael Hancock ile “Alexandre Gevşeme Yöntemleri” üzerine çalışmalar yaptı. Aynı yıl “The Associated Board of the Royal Schools of Music Grade 8 – Piano” ve 1999 yılında “The Associated Board of the Royal Schools of Music Advanced Piano, Dip. ABRSM” aldı. 2007 yılında yürürlüğe girmiş olan “Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Piyano Öğretim Programı”nı hazırladı. 1993 yılından bu yana “İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi” piyano öğretmenliği yapmaktadır. Halen gevşeme ve piyano teknikleri üzerine araştırmalar yapmakta olup Safa Yeprem ile gitar–piyano çalışmalarını sürdürmektedir.

\ Saydam, Ayla:

17 Şubat 1944 tarihinde Denizli’nin Çal ilçesinde müfettiş Şevket Aker ve öğretmen Zehra Aker’in kızları olarak dünya geldi. Küğsel eğitimine o dönemde “Belediye”ye bağlı olan bugünkü “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda piyano, fagot ve keman çalarak başladı. Konservatuvar eğitimi sırasında çok yönlü çalışmalar yaptı. Vecihe Koray, Necla Tinel ve Verda Ün ile piyano, Ekrem Zeki Ün ile keman, Enver Naci Gökcen ile edebiyat, Alis Rosenthal ile şan, Cenan Akın ile remileme ve analiz, Raşit Abed ile uyum bilgisi, Ferdi Statzer ile analiz, Ergican Saydam ile piyano eğitimi aldı. Haziran 1966’da “İstanbul Belediye Konservatuvarı”ndan başarı ile mezun oldu. 10 Temmuz 1964 tarihinde öğretmeni olan piyanist Ergican Saydam ile evlendi. Uzun yıllar Ergican Saydam’ın asistanlığını yaptı. “Özel Melek Naz Piyano Okulu”nda piyano dersleri verdi. “Şişli Terakki Lisesi”nde piyano derslerine devam etti. Pek çok yalkın dinleti verdi ve oda küğü dinletilerine eşlik etti. Kızı mezzosoprano Ezgi Saydam ile dinletiler verdi. Keman sanatçısı ve bağdar Ermukan Saydam’ın “Piyano İçin Başlıklı Parçalar” isimli albümünün ve mezzosoprano için yazılmış “Geçmişten Dokuz Şarkı” isimli lied albümünün ilk yorumunu gerçekleştirdi. Pek çok çağdaş Türk bağdarının yaratılarını da çaldı. Çok önemli bir “romantik lied” (Mendelssohn, Chopin, Schubert ve Rachmaninoff) yorumcusuydu. Sanatçı 12 Ağustos 2013 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Türk piyanist gençliği ve eğitimcileri ile uluslararası önemde birçok sanatçı Ergican Saydam ve eşi piyanist Ayla Saydam disiplininden sihirli  dokunmalarla ortaya çıkmışlardır. Ayla Saydam gibi ender bir yeteneğin Avrupa’ya gitmesi düşünülürken asistan olarak Ergican Saydam ile mesleğini sürdürmeyi tercih etmesi bu kararın o günlerde romantik olduğu kadar isabetli olduğunu da ortaya koymuştur. Ayla Saydam ve Ergican Saydam arasında tüm yaşamın  kristalleşmiş hayat ve küğ değerlerini, az bulunan gerçek anlamda akademizmin usta-çırak ilişkisi çekirdeği olan doyumsuz tadı bulursunuz. Ergican Saydam’ı anarken O’nun sanatını en yakından bilen değerli sanatçı ve eğitimci eşi Ayla Saydam’ı da anmak gerekir ve bu güzel birlikteliğin sonucu olarak kızı mezzosoprano Ezgi Saydam ve oğlu Gün Saydam yetişmiştir.

\ Saydam, Ercivan:

15 Kasım 1923 tarihinde Adana’da doğan Ercivan Saydam küçük yaşlarda İstanbul’da Ferhunde Berkem ile piyanoya başladı ve aynı zamanda Karl Berger ile keman çalıştı. Daha sonra Ankara’da Ferhunde Erkin ile piyano, Necdet Remzi Atak ile keman çalışmalarını sürdürdü. 1942 yılında “Ankara Gazi Lisesi”nden lise bitirme ve olgunluk diplomalarını aldı. 1942–1943 ve 1943–1944 öğretim yıllarında “İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği”nde okudu ve aynı yıllarda “İstanbul Belediye Konservatuvarı”nda Sezai Asal ile viyolonsel çalıştı. 1944 yılında “Ankara Devlet Konservatuvarı”nda bağdama, 1945 yılında piyano ve 1946 yılında da viyolonsel bölümlerine sınavla girdi ve 1951 yılında Ulvi Cemal Erkin’in piyano sınıfından “Piyano Yüksek Devre”, 1952 yılında da Ahmed Adnan Saygun’un bağdama sınıfından “Bağdama İleri Yüksek Devre” diplomaları aldı. 30 Haziran 1952 tarihinde de “Ankara Devlet Konservatuvarı”nda öğretmenlik görevine başladı. Ercivan Saydam 1954 yılı Mayıs ayı ile 1955 yılı Ekim ayı arasında yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı ve 1955 yılı Ekim ayı sonunda tekrar “Ankara Devlet Konservatuvarı”ndaki görevine döndü. 1959–1961 yılları arasında iki yıl süreyle 4489 sayılı yasadan yararlanarak Paris’e giden Saydam 1961 yılı Haziran ayında “Ecole Normale de Musique de Paris”de Georges Dandelot’un uyumbilgisi sınıfından “Licence d’Enseignemen de l’Harmonie” belgesi aldı. 1961 yılı Ekim ayında “Ankara Devlet Konservatuvarı”ndaki öğretim görevine dönen sanatçı 1966–1967 öğretim yılında bir yıl için 4489 sayılı yasa ile tekrar Paris’e gitti ve “Conservatoire National Superior de Musique”te Alain Weber ile kontrapunt ve Marcel Bitsch ile füg çalıştı. 1967 yılının Ekim ayında aynı görevine tekrar başlayan sanatçı 1973 yılında “Ankara Devlet Konservatuvarı Sanatkarı” ünvanını aldı. 12 Ocak 1978 ile 12 Ocak 1979 tarihleri arasında “Ankara Devlet Konservatuvarı”nın müdürlüğünü üstlenen Saydam 1979 yılının Temmuz ayında öğretim görevini “İstanbul Devlet Konservatuvarı”na nakletmiştir. 13 Eylül 1983 tarihinde “Sanatta Yeterlik Diploması” alan ve 2809 sayılı yasa uyarınca 8 Ocak 1986 tarihinde doçent ve 29 Haziran 1987 tarihinde profesör olan sanatçı 1985 yılı Aralık ayından başlayarak dört yıl “Teori Anasanat Dalı Başkanlığı” ve 1989–1990 öğretim yılında da “Bağdama Bölümü Başkanlığı” görevlerini üstlendi; ayrıca 25 Mayıs 1988 tarihinden 9 Şubat 1990 tarihine dek “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” müdürlüğü de yaptı. 15 Kasım 1990 tarihinde “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Bağdama ve Yönetkenlik Ana Sanat Dalı” öğretim üyeliğinden emekli oldu. Ercivan Saydam konservatuvarlar dışında da ek görev statüsü ile çok sayıda kurumda çalışmıştır. Bunların arasında “Ankara Radyosu”nda uzun yıllar tonmeister’lik, “Ankara Radyosu Çoksesli Çağdaş Türk Müziği Şube Müdürlüğü”, “TRT Çoksesli Korosu”nda öğretmenlik, “TRT Müzik Dairesi”nde uzmanlık, “Askeri Mızıka Okulu”nda öğretmenlik, “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”nde öğretmenlik, “Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi”nde danışmanlık, “Mimar Sinan Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü”nde öğretim üyeliği bulunmaktadır. Bale piyanistliği, eşlikçilik, piyano, remileme, küğ kuramları, biçim bilgisi, bas şifre ve uygulama, genel küğ analizi, uygusal analiz, biçim analizi, uyum bilgisi, kontrapunt ve füg sanatçının verdiği ders çeşitleri arasındadır. Saydam 1990 yılında emekli olmasının ardından 31 Aralık 1997 tarihine dek “Mimar Sinan Üniversitesi Konservatuvarı Bağdama Bölümü”nde uyum bilgisi, kontrapunt ve füg derslerini vermeye devam etmiştir. Saydam’ın “Füg” konusunda yayınlamış olduğu kitabı “Paris Konservatuvarı”nda füg derslerinde okutulan kitabın türkçe çevirisidir ve bu kitap halen “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kompozisyon Ana Sanat Dalı”nda füg derslerinde uygulanmaktadır. Yine “Paris Konservatuvarı”nda kontrapunt derslerinde okutulan kitabın türkçe çevirisi olan “Kontrapunt” ders kitabı “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kompozisyon Ana Sanat Dalı”nda kontrapunt derslerinde uygulanmaktadır.

\ Saydam, Erdoğan:

18 Ekim 1921 tarihinde Antalya’da doğdu. Sekiz yaşında İstanbul’da Karl Berger ile kemana başladı. Subay olan babasının Ankara’ya atanmasıyla orta öğreniminin yanısıra 1934–1936 yılları arasında Necdet Remzi Atak’dan özel keman dersleri aldı. 1940 yılında “Ankara Erkek Lisesi”ni bitirerek “İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi”ne girdi. 1947 yılında bu fakülteyi bitirdi. Üniversite öğrenimi sürecinde “İstanbul Belediye Konservatuvarı”na devam etti ve Seyfettin Asal ile 1942–1947 yılları arasında keman çalıştı. 1945 yılında Cemal Reşid Rey'in kurduğu “İstanbul Şehir Orkestrası”nın ikinci kemanlarında, kurucu üyeler arasındaydı. Kısa bir süre sonra üfleme çalgıların da katılımıyla “Sinfoni Orkestrası” haline gelen bu toplulukta yaşamı boyunca aralıklı olarak birinci kemanlarda ya da viyolacı olarak bulundu. 1947 yılında doktor olarak yedek subaylık görevini yaptı. 1950’de iç hastalıkları uzmanı olarak çalışmaya başladı ve “İstanbul Şehir Senfoni Orkestrası” birinci kemanlarında görev üstlendi. 1954 yılında Almanya’ya giderek Münih’de Prof. Georg Schmied ile iki yıl viyola çalıştı. Bu arada “Kurt Graunke Sinfoni Orkestrası”nda çalıştı. 1956 yılında İstanbul’a döndü. 1956–1958 yılları arası iç hastalıkları uzmanı olarak muayenehanesinde bulundu; bunun yanısıra “İstanbul Şehir Senfoni Orkestrası”nda viyolacı olarak yer aldı. Temmuz 1958’de piyanist Hülya Saydam ile evlendi. Hülya Saydam “Münih Yüksek Küğ Okulu”nda piyano öğrenimini sürdürürken Münih civarındaki “Deutenhofen Hastahanesi”nde hekim olarak 1958 yılından 1962 yılına dek çalıştı. 1963 yılında yurda döndüklerinde Saydam ailesinin İpek isimli kızları İstanbul’da dünyaya geldi. Hekimliğin yanısıra “İstanbul Şehir Senfoni Orkestrası”nda viyolacı ve yönetici olarak görev yaparken Ankara’daki küğcü dostlarının yardımıyla bu orkestranın 1972’de devlete geçmesini sağladı. Küğ yaşamı boyunca İstanbul’da “Radyo Salon Orkestrası”nda, üçüllerde, dördüllerde ve yaylı çalgılar orkestraları gibi topluluklarda kemancı ya da viyolacı olarak bulundu. 1972–1979 yılları arasında orkestradaki görevinin yanısıra “İstanbul Radyosu Batı Müziği Şube Müdürü” olarak bulundu. Bu süre içinde “İstanbul Radyosu”, “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası”, diğer küğ kurumları ve yabancı kültür ataşeliklerinin koordinasyon içinde çalışmasını sağlayarak İstanbul’da düzeyli bir küğ yaşamının oluşmasında büyük rol oynadı. Bu yoğun çalışma sırasında “İstanbul Belediye Konservatuvarı”nda keman ve viyola öğretmenliği yapıyordu; öğretmen olarak sevilmiş ve çok iyi öğrenciler yetiştirmiştir. “İstanbul Belediye Konservatuvarı”nda öğretmen, “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası”nda viyola sanatçısı ve bu orkestranın müdürüyken 25 Ekim 1982 tarihinde hayata veda etti.

\ Saydam, Ergican:

Dokuz yaşında piyanoya başlayan Prof. Ergican Saydam oniki yaşında iken “İstanbul Müzik Yüksek Okulu”na girdi. 1949 yılında “İstanbul Filarmoni Ödülü”nü aldı. 1953 yılında Prof. Ferdi Statzer’in öğrencisi olarak mezun olan sanatçı aynı yıl “Hukuk Fakültesi”ni de bitirdi. 1954 yılında “Münih Devlet Küğ Yüksek Okulu”nda küğsel eğitimine devam eden Ergican Saydam 1959 yılında Avusturyalı piyanist Prof. Friedrich Wührer’in öğrencisi olarak ödülle bu okulu tamamladı. Aynı yıl İstanbul’a geri dönen sanatçı “Türk Radyo Televizyonu Müzik Bölümü”nün yöneticiliğini üstlendi. Onbeş yaşında iken ilk dinletisini veren Saydam o günden bugüne dek yaklaşık binbeşyüz dinleti vermiştir. Halen “Mimar Sinan Üniversitesi Piyano Bölümü”nde profesörlük yapmakta olup uluslararası festivallerden ve Avrupa radyo televizyon istasyonlarından sürekli davet alarak çağırılmaktadır. E. Peinemann, Hanna Ludwig, L. Streicher, D. Erlich, Lukas David ve Michael Grube gibi uluslararası birçok sanatçıyla dinletiler veren Prof. Ergican Saydam “Badgasteiner Musik” ve “Bolivar-Diplom” gibi birçok ödülün sahibidir. Dağarı bütün piyano yaratılarını ve Beethoven’in tüm sonatlarını ve her zaman hazır bulundurduğu yirmibeş piyano konçertosunu kapsamaktadır. En büyük mutluluğu Cemal Reşid Rey tarafından kendisine ithaf edilen piyano konçertosunu ilk kez 1981 yılı Şubat ayında seslendirmiş olmasıdır.

\ Saydam, Ermukan:

16 Mart 1927’de doğdu. Dört yaşında İstanbulda Karl Berger ile kemana başladı. Subay olan babasının 1933’de Ankara’ya tayiniyle düzenli keman çalışması sürdürülemedi. 1942’de ağabeyi Erdoğan Saydam ile tekrar keman çalışmalarına başladı. 1944’de “İstanbul Kabataş Erkek Lisesi”ni bitirerek aynı yıl “İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü”ne girdi. Diploma tezini Prof. Macit Gökberk ile yaptı. 1951’de liselerde felsefe öğretmeni olma hakkını kazanarak fakülteyi bitirdi. 1944–1948 yılları arasında “İstanbul Belediye Konservatuvarı”nda Semih Argeşo ve Ali Sezin ile keman; Raşit Abed ile remileme ve uyum bilgisi çalıştı. 1946’dan 51’e kadar “İstanbul Belediye Senfoni Orkestrası” ikinci kemanlarında çalıştı. 1949–1951 yılları arasında Yedvart Margosyan ile keman çalışmalarını devam ettirdi. 1951’de yedek subay olarak askerlik görevini yaptı. 1953’de “Münih Devlet Yüksek Müzik Okulu”na girdi. Prof. Karl Freund, Prof. Kurt Stiehler ile keman öğrenimi yaptı ve bu okulun keman bölümünden uyum bilgisi, kontrapunt, yardımcı piyano ve diğer derslerin sınavlarını vererek 1957’de mezun oldu. 1957–1958 dinleti mevsiminde “Graunke Sinfoni Orkestrası”nda bulundu. 1958’de Friederike Killinger ile evlendi. 1958’den 1962’ye kadar “Ankara Devlet Opera Orkestrası” ikinci kemanlarında; 1962’den 1978’e kadar “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası” birinci kemanlarında çalıştı. 1968–1976 yılları arasında “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Eğitimi Bölümü”nde keman öğretmenliği yaptı. 1971–1977 yılları arasında “Yücelen Yaylı Çalgılar Dördülü”nde ikinci kemancı olarak bulundu. Bu süre içinde Dördül, Anadolu ağırlıklı çok sayıda dinleti verdi. 1967 yılında Saydam ailesine Ayda, Gülay, Leyla isimli üçüz çocukları katıldı. “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”nda görevliyken 1964 yılında orkestranın bir süre müdür yardımcılığında bulundu, yönetim kuruluna seçildi. 1963 yılında seçildiği ve uzun bir süre genel sekreterliğini yaptığı “Ankara Türk Filarmoni Derneği” yönetim kurulunda 1977 yılına kadar bulundu. 1964’te değerli yakınlarının candan yardımıyla çıkardığı “Ankara Filarmoni Dergisi”nin 1969’a kadar yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Başta bu dergi olmak üzere diğer küğ dergilerinde çok sayıda yazısı yayınlandı. Ayrıca ilgili makamlara verdiği, küğ yaşam ve kurumlarımızla ilgili raporları vardır. İlk kez çıkarılan “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”nın 1969–1970 dinleti mevsimi izlence kitabının hazırlanması, yönetmeliğinin yapılması, çalgı ve nota kitaplığının yenilenmesi; Ankara, yurt içi, yurt dışı, pilot bölge, çocuk dinletilerinin en iyi şekilde yapılabilmesi için gerekli her türlü işle uğraştı. 1962’den 1977’ye kadar “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası” ve “Ankara Türk Filarmoni Derneği”nin, Milli Eğitim ve Dışişleri Bakanlıkları; yabancı kültür merkez ve ataşelikleri; emprezaryolarla yaptığı temaslar ve bütün bu makamların koordine çalışmasıyla olanaklı olan Ankara’da kaliteli bir dinleti yaşamının oluşması için çok çalıştı. 1978 yazında Almanya’ya yerleşti. 1979–1982 yılları arasında “Bad Reichenhall Sinfoni Orkestrası” birinci kemanlarında çalıştı. 1980–1997 yılları arasında “Münih Neuried Küğ Okulunda” keman öğretmenliği yaptı; 1981’den bu yana “Münih Unterschleissheim Küğ Okulu”nda keman ve oda küğü öğretmenliği yapmaktadır. “İstanbul Belediye Konservatuvarı”nda öğrenciyken, yani 1940 sonlarında bağdamaya ilgi duymuş ve uzun yıllar bulduğu ezgileri not etmiş, ender olarak da bunları eser haline getirmiştir. Çok biriken bu not ve çoğu tamam olmayan yaratılarından oluşan malzemeyi 1990 başlarında yapıtlar haline getirirken bir taraftan da yeni yaratılar bağdamaktadır.

\ Saydam, Ezgi:

Mezzosopran Ezgi Saydam İstanbul’da doğdu. “İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü”nü bitirdi. “Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”ndan Prof. Yıldız Dağdelen ve Prof. Güzin Gürel ile çalışarak mezun  oldu. “Salzburg Mozarteum”da Prof. Hanna Ludwig ve Viyana'da Carol Byers ve James Pearson ile çalıştı. “İstanbul Teknik Üniversitesi Dr. Erol Üçer Müzik İleri  Araştırmalar Merkezi Müzik Yöneticiliği Bölümü”nde yüksek lisans çalışmalarını Ateş Orga ile tamamladı. 1995 yılında “İstanbul Barok Topluluğu” ile Henry Purcell'in “Dido ve Aeneas Operası”nda rol aldı. Bu eserin İstanbul (Yıldız Sarayı) ve Kıbrıs (Bella–Pais, Othello Kalesi) dolaşılarına katıldı. “25. Uluslararası İstanbul Müzik Festivali”nde “İstanbul Oda Müziği Topluluğu” ile Ludwig van Beethoven'in halk şarkılarını seslendirdi. Franz Schubert'in 200. doğum yılında babası piyanist Prof. Ergican Saydam eşliğinde “Avusturya Kültür Enstitüsü”nde “Schubertiade” yaptı. Robert Schumann'ın “Kadın Aşkı ve Hayatı”nı yorumladı. Türkiye’nin yanısıra Almanya, Avusturya ve İsviçre'de dinletiler verdi. 2000–2001 mevsiminde Londra’da “St. John’s Smith Square Dinleti Salonu”nda da Ludwig van Beethoven'in “İskoç Şarkıları”nı seslendirdi ve CD kaydını gerçekleştirdi. Aynı mevsim İstanbul’da Kamran İnce'nin “In White” adlı eserinde yeraldı. 2001–2002 mevsiminde İstanbul, Belçika, Almanya ve İsviçre’de dinletiler verdi. Gustav Mahler, Manuel de Falla ve Robert Schumann’ın liedlerini yorumladı. Özellikle opera dağarında Mozart ve Rossini aryalarının yorumuyla dikkat çekti. 2002–2003 yılında çalışmalarına ve dinletilerine Viyana’da devam etti. 2004 Şubat ayında Viyana, Köln, Münih, Mammern, Brüksel ve İstanbul’u kapsayan bir dinleti dolaşısı gerçekleştirdi. Sanatçı 2004 Mayıs’ında, Viyana’da Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Cosi Fan Tutte Operası”nda “Dorabella” rolünü oynadı. Eylül ayında ise İngiltere’de “Uluslarası Ripon Küğ Festivali”nde yönetken Janusz yönetimindeki “Manchester Camerata Orkestrası” ve “Leeds Filarmoni Korosu”nun eşlik ettiği Beethoven’in “Dokuzuncu Sinfoni”sini seslendirdi. Aralık 2004’te İstanbul’da Clara Schumann’ın liedlerinin (Op.13 Sechs Lieder) Türkiye’de ilk seslendirilişini gerçekleştirdi. 2005 yılında Mısır’da “Kahire” ve “İskenderiye Operaları”nda, ardından Londra’da dinletilerine devam etti. Sanatçı dinleti çalışmalarının yanısıra “Yıldız Teknik Üniversitesi” ve “İstanbul Doğuş Üniversitesi”nde öğretim üyeliği yapmaktadır. Sanatçı piyanist Toyer Yaldız ile birlikte 27 Aralık 2005 Salı günü saat 20.00’de “Sabancı Kültür Merkezi Adana Devlet Tiyatrosu Salonu”nda Adana’lı müzikseverlere de dinleti vermiştir. Saydam şu anda “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda sanatta yeterlik-doktora çalışmalarına tez aşamasında devam etmektedir ve tez konusu olarak “Cumhuriyetten Günümüze Orijinali Mezzosoprano için Yazılmış Eserlerin  İncelenmesi ve Karşılaştırılması”nı seçmiştir.

\ Saydam, Refik:

1954 Silifke doğumludur. 1971’de “Mersin İlköğretmen Okulu”nu, 1978’de “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümü”nü bitirdi. “Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi”nde “EYP Halk Eğitimi” alanında lisans tamamlama programını bitirdi. “Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü”nde “Eğitim Yönetimi ve Planlaması” alanında yüksek lisans eğitimi yaptı. Aynı üniversitenin “Eğitim Bilimleri Enstitüsü”nde “Güzel Sanatlar Eğitimi” alanında doktora bilim derslerini tamamladı. Yozgat, Kırıkkale ve Ankara’daki çeşitli ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında küğ öğretmenliği görevlerinde bulundu. “Ankara İl Milli Eğitim Program Komisyonu”nda iki yıl süreyle küğ eğitimi alanında araştırmalar yaptı, raporlar hazırladı. “Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü” ve “Okuliçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı”nın bazı proje ve çalışmalarında komisyon üyesi ve danışman olarak görev yaptı. “Milli Eğitim Bakanlığı” ve yerel yönetimler tarafından düzenlenen küğ yarışmalarında jüri üyeliği görevi yaptı. “Milli Eğitim Gençlik Kampları”nda küğ eğitimcisi olarak görev yaptı. Çocuk ve gençlik koroları çalıştırdı. 15 Eylül 2003’te öğretmenlik görevinden emekliye ayrıldı. “Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı”nda küğ öğretimi dersleri verdi. Öğretmen örgütlerinde kurucu ve yönetici olarak görev yaptı. “Milli Eğitim Bakanlığı”nın, üniversitelerin ve diğer bazı kurum ve kuruluşların düzenlediği eğitim şuralarında, kurultaylarda, sempozyumlarda, panellerde ve projelerde görev aldı; bildiriler, raporlar sundu. Çeşitli öğretmen dergilerinin yayımında sahip, sorumlu ve yazı kurulu üyesi olarak görev aldı. Küğ eğitimi alanındaki inceleme, araştırma ve diğer yazıları “Öğretmen Dünyası”, “Eğitim İş”, “Müzik Eğitimcileri Derneği” ve başka dergilerde, gazetelerde yayımlandı. Eğitim ve tiyatro küğü alanında şarkıları ve ders kitapları bulunmaktadır. Halen “Müzik Eğitimcileri Derneği (Müzed)” Genel Başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu derneğin üç ayda bir yayımlanan “Müzed” adlı dergisini yönetmekte olan Refik Saydam’ın kitapları arasında “Halk Eğitimi Açısından Halk Ozanlığı Kurumunun Bugünkü İşlevi”, (yüksek lisans tezi), “Notadan Ezgiye Müzik Eğitimi” Ortaokul 1-2-3 Ders Kitabı, “İlköğretim Müzik Ders Kitabı 4”, “İlköğretim Müzik Ders Kitabı 5”, “İlköğretim Müzik Ders Kitabı 6”, “İlköğretim Müzik Ders Kitabı 7”, “İlköğretim Müzik Ders Kitabı 8” sayılabilir. Saydam’ın makaleleri ise şunlardır: “Tekerlemeler ve Çocukta Etkileri”, “Müzik Eğitiminin Başlıca Sorunları”, “Okullarımızda Müzik Dersi”, “Halk Müziği ve Halk Ozanlığı”, “Müzik Eğitiminde Değerlendirme”. Bildirilerinden bazıları arasında şunlar bulunmaktadır: “Devrimci Cumhuriyetin Sanat Dersleri Eğitimi”, “Okullarımızda Koro Çalışmalarının Önündeki Başlıca Güçlükler”, “Devlet Müzik ve Sahne Sanatları Kurumlarının Yapılanma ve İşleyişinde Çağdaş Modeller”, “İlköğretim Okulu I. ve II. Devre Müzik Eğitiminde Eğitimci Sorunu”, “Genel Müzik Eğitiminde Geleneksel Müziklerimiz”, “Sanat Eğitiminde Ulusallık ve Küreselleşmenin Etkileri”, “Müzik Eğitimcilerinin Örgütlenme Sorunu”, “İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Programlarında Müzik Dersi”, “İlköğretim Okulları Sınıf Öğretmenlerinin Resim–Müzik Derslerinin Uygulanma Süreçlerine İlişkin Görüşleri”, “Lise Müzik Dersi Öğretim Programının Uygulanmasıyla İlgili Öğretmen Görüşleri”, “Lise 9, 10, 11. Sınıflar Resim Dersi Öğretim Programlarının Uygulama Süreçlerine İlişkin Öğretmen Görüşleri”.

\ Saygı, Ceren:

1979 yılında Ödemiş’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. 1993 yılından itibaren şu anda “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda öğretim görevlisi olan Aysim Dolgun ile piyano ve remileme çalışmalarına başladı. 1996 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Müzik Eğitim Dalı”nı kazandı. Burada Memduh Özdemir ile piyano ve uyumbilgisi, Kemal Yıldırım ile keman ve Sermin Bilen ile küğ öğretim yöntemleri çalıştı. 1999 yılından itibaren Memduh Özdemir yönetimindeki “Ege Gençlik Oda Müziği Korosu”nda alto olarak görev aldı. 2000 yılında bölüm ikincisi olarak mezun oldu. Aynı yıl “Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müzik Öğretmenliği Yüksek Lisans Programı”nı kazandı. Ders aşaması boyunca Memduh Özdemir ile küğ kuramları ve piyano, İbrahim Armağan ile istatistik ve bilimsel araştırma yöntemleri çalıştı. Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlğı’na bağlı özel bir küğ okulunda piyano ve uymbilgisi derslerine girdi. 2003-2004 öğretim yılından itibaren “Muğla Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı”nda piyano derslerine girdi. 2004 yılının Haziran ayında Memduh Özdemir danışmanlığında "Mozart'ın Viyana Sonatinleri'nin Formsal Analizi ve Piyano Eğitimi'ne Katkıları" isimli yüksek lisans teziyle mezun oldu. Aynı yıl “Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müzik Öğretmenliği Doktora Programı”nı kazandı. Halen bu programdaki eğitimine devam eden Saygı, Memduh Özdemir ile küğ kuramları ve bağdama teknikleri, Kamile Ün Açıkgöz ile aktif öğrenme, Sermin Bilen ile küğ öğretim yöntemleri, İstemihan Taviloğlu ile uyumbilgisi çalıştı. 2004-2005 öğretim yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı”nda ücretli olarak "Müzik Öğretimi" derslerine girdi. Bölüm içinde ve dışında birçok dinletide yalkın piyano, piyano eşlikçisi ve korist olarak görev aldı.

\ Saygun, Ahmed Adnan:

Ahmed Adnan Saygun 7 Eylül 1907 tarihinde İzmir’de doğdu. Dokuz yaşından itibaren İsmail Zühtü, Rozati, Tevfik Bey ve Hüseyin Sadettin Bey O’na küğün çeşitli konularında yardımcı oldular. Ancak daha çok Saygun’un özel olarak öğrendiği Fransızcası ile kendi kendini yetiştirdiğini söyleyebiliriz. Saygun “İzmir Lisesi”nde iki yıl kadar süren küğ öğretmenliğinden sonra devlet sınavını kazandı ve Paris’e gönderildi. Burada 1928–1931 yılları arasında “Scola Cantorum”da bay ve bayan Borrel ile Paul Le Flem’in yanında öğrenim gördü, bir ara Vincent d’Indy’nin derslerine devam etti. Saygun “opus” sayısı koyduğu ilk yaratısı olan “Orkestra için Divertimento”yu yirmiüç yaşında iken Paris’te bağdamıştı. 1931 yılında Ankara’ya dönen sanatçı hemen “Musiki Muallim Mektebi”nin uyum bilgisi ve kontrapunt dersleri öğretmenliğine atandı. Bir süre “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”nı yöneten Saygun bir müddet sonra “İstanbul Konservatuvarı” kuramsal dersler öğretmenliğine getirildi,“Halkevleri” küğ müfettişliği yaptı, halk küğü derlemelerine katıldı, uluslararası kongrelerde yer aldı, Bela Bartok ile birlikte Adana ve çevresinde yapılan bir inceleme gezisinde bulundu. Saygun 1946 yılında “Ankara Devlet Konservatuvarı” bağdama öğretmenliğine getirildi ve aynı zamanda “Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu”üyeliği yaptı. “Türk Beşleri” adı verilen grubun üyesi olan diğer dört Türk bağdar gibi O da uzun bir süre “Türk Halk” ve “Geleneksel Sanat Musikisi” ile ilgilenmiş, çok sayıda araştırmalar yapmış, Türk ezgi ve tartımlarını batının teknik yöntemleri içinde işlemiş, yerli konulara yönelmiştir. Saygun’un yaratıları incelendiğinde “Türk Beşleri Grubu”nun diğer üyelerinde olduğu gibi dörtlü ve beşliler üzerine kurulan uygular ve bitişik hareketlerle giden ses yürüyüşleri vardır. Saygun’un küğünde romantizm sonrası Fransız küğünün etkileri duyulur. Kontrapunt ile uyguları çok güzel bir karışım içinde sunması, kontrapunta ayrı bir önem vermesi kendine özgüdür. Saygun’a göre kontrapuntal çok seslilik daha akıcı bir etki yapar. Yatay çizgilere bağlanışta gelişen çizgiler daha özgür, yuvarlak ve gergin çizgiler olarak görülür. Saygun 2. Yaylı Çalgılar Dördülü, 2. ve 3. Sinfonileri ile yalkın keman için partitasına kadar yerli kalmış, bunlarla birlikte ise uluslararası bir düzeye erişmiştir. Saygun biçimlerini çok kez özgür olarak kurar, bazan da halk oyunlarını “ardış” türü içinde birleştirir ve işler. Çalgıların renklerini iyi bilen ve iyi bir dağıtım yapan Saygun orkestralamasında çalgıların olanaklarını zorlar. İnsan seslerini özellikle korolarında ustalıkla kullanır. “Özsoy” ve“Taşbebek” opera denemelerinden sonra yazdığı “Kerem” ilk büyük Türk operasıdır. Saygun ayrıca “Halk Küğünün Derlenmesi, Notaya Alınması, Anadolu Halk Oyunları ve Ayinî Karakterleri, Pentatonizm, Karacaoğlan...” gibi birçok konular üzerine yazılar ve kitaplar yayınlamıştır. Bunların yanında okul küğüne ve küğ kuramına ait eserlerini de belirtmek gerekir. Saygun aralarında çok sayıda tanınmış kişinin bulunduğu genç kuşağın da öğretmenidir; bu bağdarlığı yanında O’na eğitimci olarak da ayrı bir değer kazandırmıştır.

\ Sayınbatur, Uğur:

Uğur Sayınbatur 2005 yılında "İzmir Devlet Konservatuvarı Trompet Dalı Yüksek Bölümü"nden mezun oldu. Yalkıcı ve oda küğü grubu üyesi olarak dinletiler verdi. İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir Senfoni orkestralarında birinci orkestra trompetçisi olarak görev aldı. Gürer Aykal yönetimindeki "İKSEV Festival Orkestrası" ile "Efes Antik Tiyatro"da ve Rengim Gökmen yönetimindeki "Antalya Devlet Senfoni Orkestrası" ile "Aspendos" dinleti dolaşılarına katıldı. Dünyaca tanınmış trompet yalkıcıları Max Sommerhalder, Guy Touvron ve Wynton Marsalis'in ustalık kurslarına katıldı. İstemihan Taviloğlu ile iki yıl bağdama çalıştı ve Oğuz Makal'ın senaryosunu yazıp yönettiği filmin küğlerini bağdadı. Çeşitli festivallerde ülkemizi temsil etti. Küğ alanında birçok sosyal sorumluluk projesine gönüllü olarak katıldı. "Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Çocuk Korosu"nun remileme dersi eğitmenliği ile birlikte "Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası"nda üstlendiği görevine devam etmektedir.

Scale:

(İng.) Gam, skala, ıskala, dizi. Derece, kademe.

\ Scherchen, Hermann:

“Berlin Filarmoni Orkestrası”nda viyola sanatçısı olan Scherchen “Pierrot Lunaire” isimli yaratısını yönetecek olan Schoenberg’in aniden hastalanması üzerine o zamana göre alışılmamış zorluklarla dolu olan eserin yönetimini cesaretle üzerine aldı ve büyük bir başarı ile üstesinden geldi. O güne dek hiç kimsenin tanımadığı yirmibir yaşındaki küğcü bir anda büyük ün kazandı. Tanınmış orkestra yönetkeni Hermann Scherchen yetmişbeş yaşında iken Floransa’da öldü. Tüm küğ yaşamı boyunca modern küğün yayılması için hizmet veren sanatçı çeşitli küğsel eserler yazmış, dergiler kurmuş bir isimdi. Aynı zamanda düşünür ve öğretici olarak da tanınan Scherchen 1947 yılında Türkiye’ye de gelmiş, “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”nı Ankara ve İstanbul’da yöneterek bu dinletilerde Beethoven’in tüm sinfonilerini çaldırmıştı.

Schwach:

(Alm.) Güçsüz, dermansız. Zayıf, ince, munis. Hafif. İnce ve zarif bir stil ile.

Schwer:

(Alm.) Ağır, zor, zorlukla dolu, geniş. Güç, yorucu, zahmetli, çetrefil. Ciddi.

Sciolto:

(İt.) Açık, serbest. Gevşek, sallanan. Geniş yay, geniş yay ile, geniş yay çekerek, büyük yay kullanarak.

Scivolare:

(İt.) Açık, serbest. Gevşek, sallanan. Geniş yay, geniş yay ile, geniş yay çekerek, büyük yay kullanarak.

Secco:

(İt.) Kuru, sert, sek, duygusuz.

\ Seçer, Levent:

 Adana'da dünyaya geldi. Babası dönemin ünlü küğ adamları olan Münir Nurettin Selçuk, Hafız Burhan, Malatyalı Fahri, Dramalı Hasan, Neyzen Tevfik ve diğer ünlü bağdarlarla çalışmıştı. Çok iyi keman ve ud çalan Levent Seçer'in babasına "Udi Ömer" denmekteydi. Dr. Levent Seçer küğ ile sanatın tüm tozunu ve kokusunu babasının yanında aldı. Zaman zaman küğsel toplantılarda, meşklerde ve fasıllarda O da bulundu. Okul gösterileri ve dinletilerinde sesi güzel olduğu için şarkı söyletirlerdi. Ama babası sanatın bu denli içinde olmasına karşın oğlunun şarkı söylemesini istemedi. Bu nedenle Seçer bir sabah baba evini terketti. Adana'da çocukluğunun en acılı yılları bir yetiştirme yurdunda geçti. Burada da küğden kopmayan Seçer'e arkadaşları, aralarında düzenlenen toplantılarda şarkılar söyletirlerdi. Dr. Levent Seçer iyi bir küğ eğitimi almak istiyordu, bunun için "Ankara Devlet Konservatuvarı"nın açtığı sınavlara girdi, bu okulu kazandığı halde devam etmedi. O'nun içinde İstanbul hayali yatıyordu. Daha sonraki yıllarda yüksek öğrenim için İstanbul'u tercih etti, ayrıca "Belediye Konservatuvarı"nda küğ eğitimini de birlikte sürdürdü. Burs kazanarak yüksek öğrenimi için İtalya'ya gittiğinde konservatuvarda başladığı öğrenimini bırakmadı, yüksek öğrenimini ve konservatuvardaki eğitimini birlikte sürdürdü. İstanbul'da ilk adımını attığı konservatuvar serüveninde küğ eğitimi aldığı sırada tiyatro çalışmaları da yaptı, öğretmenleri arasında Yıldız Kenter, Nedim Otyam, Melih Cevdet Anday, Sabahattin Kudret Aksal gibi önemli isimler bulunmaktaydı. Üniversite yıllarında İstanbul'da birçok gazinoda sahne çalışmaları yaptı, gece kulüplerinde şarkı söyledi, fotoromanlarda ve çeşitli oyunlarda roller aldı, çalışmalar yaptı. İtalya'ya gittiğinde de fotoroman çalışmalarını sürdürdü, Milva Silvia Coskina gibi oyuncularla fotoromanlarda oynadı, kaldığı otelde bir film çekimi için gelen yönetmen Aldo Toreell'den Omar Scharif ve Liza Minelli ile birlikte oynaması için teklif aldı. Bazı İtalyan tiyatro oyunlarında oynadı. Küğ çalışmaları için geldiği İstanbul'da Zeki Müren ile tanıştı. Zeki Müren Seçer'e sesinin çok güzel olduğunu ve plak doldurmasını söyledi, ünlü bağdarlarla bir süre çalıştı; Cavit Deringöl, Metin Şanlıel, Baki Duyarlar önderliğinde bir çalışma yaptı, ama İtalya'daki öğrenim yaşamının sürmesinden ötürü bunu devam ettiremedi, dönmek zorunda kaldı. Bu ara kendi ülkesindeki sanatı da eleştirmeye başlamıştı. Türkiye'de sanatın ehil olmayan kişilerin elinde olduğunu ve ucuzlaştırılarak yozlaştırıldığını anlatıyordu. Levent Seçer İtalya'da üniversite eğitimini tamamladığı süreçte sanatsal çalışmalarını da sürdürdü. Özellikle uluslararası festivaller çok dikkatini çekiyordu. İtalya'da 1977 yılında tamamladığı öğreniminin ardından Türkiye'ye dönmedi. İtalya'da yapılan "San Remo Festivali" sanatçının katıldığı ilk uluslararası festivaldir. Bu festivale yabancı sanatçı davet edilmediğinden Levent Seçer ismi Laurant Seger olarak yazılmış, böylece İtalyan olarak kabul edilmiş ve festivale çağrılmıştı. 1977 yılında yapılan bu festivale kendi şarkısı olan ve bağdamasını Sezen Bağca'nın yaptığı "L'ultima Parola di Una Donna" (Bir Kadının Son Sözü) isimli şarkıyla katılmış, 106 bağda arasında 16. olma başarısını göstermiştir. Levent Seçer bu başarısının ardından uluslararası birçok festivale ve sanat etkinliklerine davet edilmiştir. İtalya'da "Tidone", Polonya'da "Gençlik ve Küğ", Yugoslavya'da "Pula", Fransa'da "Toulon", Macaristan'da "Bartok" ve "Pechse", Şili'de "Vina del Mar", Filipinler'de "Şarkı ve Küğ", Norveç'te "Bergener", İsviçre'de "Lucerne", Japonya'da "Tokyo", Avusturya'da "Alten Musik" ve "Kammer Musik", Finlandiya'da "Kammerimusikki", Bulgaristan'da "Altın Orfe", İrlanda'da "Castlebar", Portekiz'de "Viva", Belçika'da "New Voord", Danimarka'da "Guandaten", Mısır'da "Akdeniz", Macaristan'da "VII. Convivial Song", İsveç'te "Gurten", İspanya'da "Castell", Hollanda'da "North Sea Festival", İsveç'te "Falun", Polonya'da "Sopot", İspanya'da "Barselona", İsviçre'de "Lucerne Piyano Festivali", Çekoslovakya'da "Kral ve Küğ", Avusturya'da "Uluslararası Viyana Festivali", Azerbaycan'da "Dünya Küğcüler Festivali", İsviçre'de "Verbier Festivali", Finlandiya'da "Helsinki Küğ Festivali" katıldığı bazı uluslararası önemli küğ ve sanat festivalleridir. Levent Seçer uluslararası birçok sanat etkinliklerine, toplantı ve konferanslara Türkiye adına temsilen katıldı. Yurtdışındaki tüm Türk elçilikleri ve konsolosluklarda Levent Seçer adına hazırlanmış bir dosya vardır; özellikle Danimarka elçiliğinin sanatçı arşivinde Dr. Levent Seçer'in sanat çalışmaları bulunmaktadır. 2001 yılında İsveç'in "Avrupa Birliği" dönem başkanlığı sırasında İsveç'e davet edilmiştir. 1998 yılında Avusturya'da "Modern Sanat ve Kültür" konulu toplantıya katılmıştır. Ayrıca yine Avusturya'da verdiği bir piyano dinletisinde Cumhurbaşkanı Kurt Waldheim tarafından ödül almıştır. İrlanda'ya davet edilmiş, "İrlanda Üniversitesi Dublin Koleji Konseyi"nce bu ülkede düzenlenen toplantılara katılmıştır. 2003 yılında ülkesine gösterdiği önemden dolayı Filipinler Türkiye Büyükelçisi Ofelia Castano tarafından ödüllendirilmiştir. Unesco tarafından İsveç'e davet edilmiştir. Ayrıca 2005–2006 yıllarında "Nobel Ödül Törenleri"ne davet edilmiştir. Finlandiya'da bulunan "Helsinki Küğ Akademisi"nin 1994 yılından bu yana onursal üyesidir. Portekiz "Viva Küğ Akademisi" tarafından iki kez bu ülkeye davet edilmiş, uluslararası sanat ve kültür konularında toplantılara katılmıştır. İsveç'in Göteborg kentinde gerçekleştirilen "Dünya Edebiyat ve Kitap Fuarı"nda davetli sanatçı olarak çeşitli temaslarda bulunmuştur. Belçika'ya devet edilmiş, "Dünyada Sanatın Geldiği Nokta" adlı toplantıyı izlemiştir. 2002–2003–2004 yıllarında "Cenevre Kitap Fuarı" ve "Basel Edebiyat Fuarı" katıldığı önemli davetlerdir. Sanatçı küğsel çalışmalarının yanında edebiyata verdiği önemle de ön plana çıkmaktadır. Levent Seçer'in özellikle şiir dalında çalışmaları vardır. İlk kitabı "Dünde Kalmak" tamamıyla kendi şiirlerini içine alan bir eser olup daha sonra ikinci şiir kitabı "Sevdalarımın Dansı" yayınlanmıştır. Seçer bu kitabında da serbest türde kendi eserlerini kullanmıştır. Sanatçının diğer kitapları şunlardır: "Zaman Sevmeye Yetmeyecek" (Hikaye–Öykü), "Güneşte Yürümek İstiyorum" (Şiir/Basılıyor), "Çarklar Arasında Kalan Türkiye" (Siyasal ve Politik Gündem/Baskıya Hazırlanıyor), "Sen Hiç Yağmurda Ağladın mı?" (Şiir/Baskıya Hazır). Levent Seçer çok sayıda ödül ya da davet almıştır. Bunlar arasında "San Remo Uluslararası Küğ Festivali Katılım ve Başarı Ödülü", "Barselona Şarkı Festivali Ödülü" ve "İspanya Sanat Adamı Uluslararası Ödülü", Finlandiya "Helsinki Küğ Ödülü", Macaristan "Pechse Sanat Ödülü", Çekoslovakya Prag "Kral ve Küğ Ödülü", Portekiz "Musica Viva Festival Ödülü", Portekiz "Miso Küğ Ödülü", Portekiz "Newsetter Sanat Ödülü", Avusturya "Alte Küğ Festivali Ödülü", İtalya "Tidon Piyano Festivali Ödülü", Japonya "Tokyo Şarkı Festivali Ödülü", İrlanda "Dublin Üniversitesi Gençlik ve Küğ Ödülü", Belçika "Bergener Şarkı Festivali", İrlanda "Castlebar Şarkı Festivali", Helsinki "Oda Küğü Festivali", Mısır "Akdeniz Küğ Festivali", Macaristan "Bartok Semineri ve Festivali", Avusturya "Allegro Vivo", Macaristan "VII. Avrupa Şenlikleri Şarap Şarkıları Festivali", Danimarka "Gaudeamus Festivali"... Adına Almanya'da hatıra pulu basılan Seçer Bulgaristan'da yayınlanan "Ümit Dergisi"nin "Sanat ve Edebiyat Ödülü"ne de layık görülmüştür. Türkiye'de aldığı ödüller arasında ise şunlar bulunmaktadır: "Anasam Onur Ödülü", "Duyguseli Dergisi Göller Bölgesi Onur Ödülü", "Çağ Edebiyat Bülteni Sanat Ödülü", "Kıyı Sanat Ödülü", "Pencere Dergisi Şiir Ödülü", "Bölge Bülteni Sanat Ödülü", "İstanbul Gazetesi Şiir Ödülü", "Merhaba Gazetesi Onur Ödülü", "Gülpınar Şiir Ödülü", "Türkstar Gazetesi Sanat Adamı Ödülü" (Almanya)... Ayrıca Levent Seçer birçok dergi ve gazetede, bültenlerde şiir, sanat ve edebiyat konulu yazılar yazmakta, "Duyguseli Dergisi", "Ozan Edebiyat Şiir Dergisi", "Söz Gazetesi" ve "Türk Sözü Dergisi"nin temsilciliğini ve sanat danışmanlığını yapmaktadır. "Bizim Ece", "Sevgi Yolu", "Sarızeybek", "Ozan" kültür, sanat, şiir ve edebiyat dergilerinde; çeşitli tarihlerde antolojilerde ve ayrıca "Dünya Edebiyat Antolojisi"nde yer almıştır. Levent Seçer'in sanat çalışmaları yurt dışı ve yurt içinde çeşitli gazete ve dergilerde yer almıştır. "Hürriyet", "Güneş", "Akşam", "Hafta Sonu", "Hey", "Türkstar", "Merhaba", "TV'de 7 Gün", "Aydınlık", "Günaydın", "Şey", "Milliyet", "Ulus", "Tan", "Cumhuriyet", "Yeni Şafak", "Tasvir", "Belde", "Zaman", "Posta", "Bulvar", "Takvim", "Kelebek", "Hakimiyet", "Ses", "Hayat", "Ozan", "Tını", "Sabah", "Memleketim Alanya", "Yeni Alanya", "Merhaba Alanya", "Ece", "Elçi", "Sevgi Yolu", "Sarızeybek", "Duyguseli", "Gürpınar", "Söz", "Ekspres", "Toros", "Bölge", "Yeni Çağ", "Günışığı", "Haber", "Ortadoğu", "Belde", "Pencere", "Hürgün", "Hürses", "Yağmurun Sesi", "Ümit", "Dergi" bunlardan bazılarıdır. Ulusal ve yerel gazeteler ile dergiler, bültenler ve çeşitli yayın organları da Seçer'in çalışmalarına yer vermişlerdir. Sanatçı ayrıca "Türkiye İlesam – İlim ve Edebiyat Eserleri Sahipleri Meslek Birliği"ne üyedir. Yine "Toplum Gönüllüleri" ve "Genç Gönüllüler Sanat Vakfı"nın üyeleri arasındadır. Sanatçı ayrıca "Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği"nin tüm etkinliklerine katılmaktadır. Bu çalışmalarının yanında fikirsel konularda edebiyat ve sanat eleştirilerini de içine alan yazıları "Hürriyet", "Sabah", "Söz", "Mücadele", "Duyguseli", "Gülpınar", "Açıkgazete", "Üçpınar", "Genç Bakış" dergi ve gazetelerinde ve bu gazetelerin sitelerinde yer almaktadır. Atatürk değerlerini savunan ve çağdaş düşüncenin gereğini anlatan fikir yazıları çeşitli internet sitelerinde de zaman zaman yayınlanmıştır. Dr. Levent Seçer "Asya Üniversitesi Uluslararası Bilimler Akademisi"nce evrensel anlamda kültür ve sanatın Türk dünyası üzerindeki önemi ve bu konuda verdiği hizmetlerden dolayı profesörlük ünvanı kazanmıştır. İlgili bilim kurulu ilmi şurası bu ünvanı oybirliğince vermiştir. Profesör Dr. Levent Seçer bugüne kadar yaptığı çalışmalar yanında uluslararası tüm etkinliklerinde Türkiye'yi sanat, kültür, turizm, küğ ve edebiyat alanlarında temsil etmiş, tanıtım faaliyetlerinde başarılar kazanmıştır. Sanatçı bu anlamdaki sanat çalışmalarını 2010 yılına kadar hazırladığı programla 18 ülkede uluslararası festivallere katılarak sürdürecektir. Ülke tanıtımında bulunmanın ulusal bir görev olduğu inancıyla bu çalışmalarını özellikle uluslararası düzeyde ele alan sanatçı İtalya, Almanya, Polonya, Şili, Portekiz, Finlandiya, Macaristan, Hollanda, Danimarka, İsveç, İsviçre, Çekoslovakya, Fransa, Belçika, Mısır, İtalya, Yunanistanve Filipinler'de düzenlenen uluslararası festival ve sanat etkinliklerinde Türkiye'yi temsil edecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaktır.

Sehr:

(Alm.) Pek, çok, pekçok, gayet, fazla.

\ Seki, Deniz:

1 Temmuz 1970 tarihinde İstanbul’da doğan Türk pop küğü şarkıcısı Deniz Seki ilkokulu Maçka “Süheyla Artam”da, orta ve lise eğitimini de yatılı olarak “Çamlıca Kız Lisesi”nde okudu. Okulu bitirdikten sonra “TRT İstanbul Televizyonu”ndaki sunuculuk sınavlarına katılarak sunucu oldu. Keşfedilmesi 1993 yılında Melih Kibar ile tanışması sonucundadır. Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu, Ege, Ferda Anıl Yarkın, Zuhal Olcay ve Yaşar gibi sanatçılara vokalistlik yaptı. 1995 yılında, “Pop-Show 95 Şarkı Yarışması”na katıldı ve kendi yazdığı şarkı ile birinci oldu. 1996 Ağustos’unda birinci albümü ve sözü ile küğü Yıldız Tilbe’ye ait olan “Hiç Kimse Değilim” çıktı. 25 Aralık 1999 tarihinde söz ve küğlerinin birçoğu kendisine ait olan “Anlattım” isimli albümü çıktı. Üçüncü albümü “Şeffaf” 5 Ocak 2002 tarihinde piyasaya sürüldü. Bu albümde sırasıyla “Unutursun” ve “Yakamoz” isimli şarkılara klip çekildi. 70’li yıllarda Türkçe pop küğünde popüler olan seçme şarkılardan oluşan dördüncü albümü ise “Aşkların En Güzeli” Eylül 2003’te çıktı. 2005 yılında satışa sunulan beşinci albümü “Aşk Denizi”ndeki ondört şarkının onüçünün sözleri ve bağdası kendisine aittir. Deniz Seki 2006’da gösterime giren “Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu” filminde rol aldı. Seki’nin bir diğer albümü “Sahici” 2008 yılında sevenlerine sunuldu.

Sekizlik Nota:

Dörtlük notayı, yani bir vuruşluk notayı ikiye eşit şekilde bölersek iki adet “sekizlik nota” elde edilir. Bölünen dörtlüğün içinde her biri yarım (1/2) vuruş değerinde iki tane sekizlik nota bulunmaktadır. Bu durumda ikilik notada (iki vuruşta) dört adet sekizlik nota yer almaktadır. Aynı şekilde devam edersek birlik notada (dört vuruşta) sekiz adet sekizlik nota bulunduğunu görürüz. Bir başka deyişle sekizlik nota, dörtlüğün yarısı kadar bir süre değerine sahiptir; yani iki tane sekizlik notanın süresi bir tane dörtlük kadardır. Şekli ise içi dolu, kuyruklu ve bir çengellidir.

Sekizlik Nota

Sekizlik Notaların Yazım Tarzı:

Sekizlik bir nota tek başına yazıldığı takdirde içi dolu, kuyruklu ve bir çengelli olarak dizek üzerinde yer alır:

Sekizlik (Tek Başına Yazım)

Ancak, iki ya da dört adet sekizlik yan yana gelirse gerektiğinde kuyruk ve çengelleri kullanılmak üzere birbiri ardınca sıralanabilir ya da çengelleri kaldırılıp kuyrukları bir atkı ile birleştirilebilir.

Atkılı Sekizlik Yazımı-1

Atkılı Sekizlik Yazımı-2

Bir kullanım örneği:

Sekizlik Kullanım Örneği

Sekizlik Sus:

Dörtlük susu, yani bir vuruşluk susu ikiye eşit şekilde bölersek iki adet “sekizlik sus” elde edilir. Bölünen dörtlüğün içinde her biri yarım (1/2) vuruş değerinde iki tane sekizlik sus bulunmaktadır. Bu durumda ikilik susta (iki vuruşta) dört adet sekizlik sus yer almaktadır. Aynı şekilde devam edersek birlik susta (dört vuruşta) sekiz adet sekizlik sus bulunduğunu görürüz. Bir başka deyişle sekizlik sus, dörtlük susun yarısı kadar bir süre değerine sahiptir; yani iki tane sekizlik susun süresi bir tane dörtlük kadardır. Şekli ise aşağıda gösterildiği gibidir:
    

\ Selek, Dilan:

1981 yılında İstanbul'da doğdu. İlk küğ derslerini "İstanbul Devlet Opera ve Balesi" tuba sanatçısı olan babası Mehmet Selek'den aldı. 1988–1992 yılları arasında "Opera Çocuk Korosu" ile başlayan küğ yaşamı, 1992'de "İstanbul Devlet Konservatuvarı"nda trombona başlamasıyla devam etti. Murat Demiral ile trombon çalışmalarını 1998 yılına kadar sürdürürken burada Aycan Teztel'in de oda küğü grupları ile dinletiler verdi. 1998 yılında "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"na geçiş yaparak lisans eğitimini burada tamamladı. Aynı yıl Fahrettin Kerimov yönetimindeki "Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestrası" ile çalışmalarını sürdürdü. 2000 yılında "İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası"nın trombon sanatçısı oldu ve bu süre içinde "Borusan Filarmoni Orkestrası" ile çalışmalarını sürdürdü. 2002 yılında İtalya'da Radovan Vlatkovic ve Roger Bobo'dan oda küğü ve yalkın çalışmalar üzerine dersler aldı. 2003 yılında "İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası" ile Frank Martin'in "Ballade" adlı yaratısını "Genç Kuşak Yalkıcılar İzlencesi" kapsamında seslendirdi. Halen "İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası"nda trombon sanatçısı olarak görev yapmakta olan sanatçı bugüne dek "Mode Art Trombone", "Trombonistanbul" ve "Ruhi Ayangil Orkestrası" gibi gruplarda yer almıştır.

Sentimental:

(Fr.) Duygu, duygulu, duygusal. İçli.

Sentimentalisme:

(Fr.) Duyguyu yansıtış, duygu gösterimi, duygunun gösterişli ve yerine göre de abartılı bir şekilde ortaya konması. Duyarlılık sergilenmesi.

Sentimentalite:

(Fr.) Duygululuk, içlilik. İçli olma hali.

Sentimento:

(İt.) Duygu, his. Duygulu, hissederek. Duyarlık, duyarlı olma. Hassasiyet. Sevgi, yakınlık.

Senza Tempo:

(İt.) Temposuz, tempo olmaksızın. Tempo harici, istendiği gibi, istenildiği gibi.

Septeto Carisma:

Kübanın ilk başkenti olan Santiago De Cuba kentinde 1998 yılında kurulmuş olan küğsel topluluktur. Yedi kişiden oluşan grup ilk çalışmalarına bu kentte başladı. Daha sonra Küba’nın plajları ile ünlü olan Varadero’ya giderek dinletilerini daha çok bu bölgede vermeye başladılar. Kısa sürede ülkelerindeki en ünlü gruplar arasında yer aldılar. Türkiye’ye ilk kez gelen bu topluluk Küba küğünü tüm dünyaya ulaştırma çabasındadır. Grup dinleti izlencelerinde genelde Küba ezgilerine yer verirken diğer taraftan dinleyicilerin kulağına çok tanıdık olan eserleri de seslendirmeyi ve onların romantik dünyalarında yer almayı amaç edinmektedir. Sanatçılar dağarlarında dünya küğ listelerinde her zaman yer alan “Dos Gardenias”, “Besame Mucho”, “Lagrimas Negras”, “Chan Chan”, “Candela”, “El Cuarto De Tula” ve “Historia de un Amor” gibi parçalara yer vermekten mutluluk duyduklarını ifade etmektedirler. Grupta yer alan çalgılar ile sanatçılar şunlardır: Yaudel Marzan Rodriguez (Kongas), Aliocher Hechavarria (Bongo-Cajon-Campana), Armando Sanchez Campos (Yalkıcı ve küçük vurmalı çalgılar), Jose Maikel Brina Utra (Yalkıcı ve Trompet), Alexei Gerardo Cedeno Jorge (Kontrabas), Roberto Matos Galan (Tres), Nelson Galvez Galan (Gitar).

Septetto:

(İt.) Yedi çalgı veya yedi ses için yazılan yaratı.

Septime:

(İt.) Yedili, yedili aralığı.

\ Serdaroğlu, Emine:

Piyano eğitimine Ersin Onay ile başladı, Fuat Türkay ve Cana Gürmen ile devam etti. "Illinois Wesleyan Üniversitesi Küğ Bölümü"ne burslu olarak kabul edildi ve lisans eğitimi süresince piyano çalışmalarını Mark Hansen ile sürürdü. Yüksek derece ile mezun olduktan sonra, "Austin Texas Üniversitesi"nde William Race ile piyano ve piyano pedagojisi dallarında yüksek lisans yaptı. Ayrıca Lala Margulis, Igor Kipnis, Rita Sloan, Ratko Derlorko ve Andrey Diev gibi eğitmen ve yorumcular ile çalıştı. Daha sonra "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Genel Müzikoloji Bölümü"nde PhD çalışmalarını tamamladı ve Dr. ünvanını kazandı. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İsveç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İstanbul ve Ankara’da resitaller verdi. Yalkıcı olarak piyano çalışmalarının yanısıra pek çok şancı ve farklı enstrümanlar ile oda küğü çalışmaları yaptı. Piyanist, 1998 yılından bu yana Dilbağ Tokay ile viyolonsel-piyano ikilisi olarak yurtiçi ve yurtdışında düzenli olarak dinletiler vermektedir. Emine Serdaroğlu "Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü"nde öğretim görevlisidir.

\ Serengil, Seren:

1971 yılında İstanbul’da dünyaya gelen şarkıcı ve film yıldızı Seren Serengil ünlü sinema sanatçısı Öztürk Serengil’in kızıdır. 16 yaşında sahne hayatına atılan Seren’i Türkiye ilk olarak 1980’li yıllarda Mehmet Aslantuğ ile başrolü paylaştığı köylü güzeli bir genç kızı canlandırdığı “TRT” dizisinde tanıdı. Şarkıcı Emrah’la çevirdiği filmlerden sonra aralarında gelişen yakınlık nedeniyle daha çok akılda kaldı. Uzun süredir sadece özel hayatıyla gündemde olan Seren Serengil genelde magazin programlarında karşımıza çıkmaktadır. Çevirdiği filmler şunlardır: “Belalım Benim” (2002), “Şükran Büfe” (1999), “Başka Olur Ağaların Düğünü” (1990).

\ Serin, Taşkın Fırat:

1987 yılında Adana’da doğdu. İlkokula başladığı yıllarda küğe olan ilgisi ve yeteneği küğ öğretmeni tarafından keşfedilerek ertiksel küğ eğitimi almak üzere “Adana Güzel Sanatlar Lisesi”ne yönlendirildi. 2001 yılında “Adana Güzel Sanatlar Lisesi”nde öğrenimine başlayan Serin, flüt eğitimine ilk olarak Yalçın Özgüngör ile başladı. 22 Mayıs 2004 tarihinde “ATSO AGSL”nin düzenlemiş olduğu piyano günlerine “Adana AGSL”yi temsilen katılarak Ali Ekber Çiçek’in “Haydar Haydar” isimli eserini Erdal Tuğcular düzenlemesiyle seslendirdi. Lisede okuduğu yıllarda okul orkestrasında flüt ve vurma çalgılar eğitimi gören Serin okul korosunda da tenor olarak görev aldı ve farklı kentlerde birçok dinletide görev aldı. 10 Haziran 2005 tarinde lise öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Türkiye’nin ilk öğretmen okullarından biri olan “Necatibey Eğitim Fakültesi”ne (Balıkesir Üniversitesi) lisans öğrenimi için başladı. Topluma hizmet uygulamaları kapsamında Balıkesir’in köylerinde çoksesli küğ dinletileri verdi. Lisans yıllarında flüt öğrenimini Özge Gençel Ataman, piyano öğrenimini Merve Dedeoğlu ile devam ettiren Serin, Cansevil Tebiş yönetimindeki orkestra ile 21-28 mayıs 2008 tarihleri arasında Bulgaristan’ın Gorno Oryohovista kentinde yapılan bir yarışmada Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etme olanağı bularak ülkeye 2 büyük dalda 5 birincilik kazandıran bir ekibin içinde öğrenci sorumlusu, vurma çalgıcı ve koro üyesi olarak görev aldı. Bu yıllarda aynı zamanda “Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyeleri”, “Balıkesir Güzel Sanatlar Lisesi Küğ Öğretmenleri” ve “Bölge Bando Komutanlığı” mensuplarının da görev aldığı “Akademik Oda Orkestrası”nda görev aldı. Elazığ depreminden sonra Balıkesir’de çeşitli dinletiler düzenleyerek gelirlerini depremzedelere göndermenin manevi huzurunu yaşayan Serin, o yıllarda görev yapan “Türk Kızılayı” genel başkanı Tekin Küçükali tarafından armalı bir teşekkür plaketine layık görüldü. Bu çalışmaların yanında lisans döneminde “Polis Teşkilatı Kuruluş Yıldönümü Resepsiyonları”, “10 Kasım Atatürk’ü Anma Etkinlikleri”nde hazırladığı küğsel gösteriler ile “Emniyet Müdürlüğü” ve “Hava Kuvvetleri”nden de  çeşitli şükran belgelerine layık yörülen Serin, 2010 yılında “Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Güzel  Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı”nı 2.likle bitirdi. Halen farklı kurum ve kuruluşlarda müzik eğitmenliği yapan Taşkın Fırat Serin, çalışmalarına Adana’da devam etmektedir.

\ Sertkaya, Barkın:

1988 yılında Ankara'da doğdu. Gitar ile 9 yaşında tanışan sanatçı "Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi"nde "Klasik Gitar Anasanat Dalı"nda ortaokula girmeye hak kazandı. Ortaokul ve lise eğitimini aynı fakültede tamamladı. Gitar eğitimi boyunca çeşitli yarışmalarda başarılar gösterdi, çeşitli dinletiler verdi ve birçok ünlü gitarcının ustalık sınıflarına katıldı. David Pavlovitz, Ede Roth, Costas Cotsiolis, Aniello Desiderio, Carlo Marcione, Lorenzo Michelli, Bosko Radojkovic, Marco Socias, Liviu Georgescu, Cem Duruöz, Muzaffer Çorlu ve daha birçok isimle çalışş olan genç gitarcı halen "Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Klasik Gitar Bölümü"nde Kağan Korad'ın öğrencisidir.

\ Ses Hızının (Duvarının) Aşiılması:

Ses, kaynağından halka şeklinde ve dalgalar halinde yayılır. Ses dalgaları boşlukta yayılamaz. Sesin hızı yayıldığı ortama göre değişir, ortamın yoğunluğu arttıkça hız artar. Gerçekte ses, titreşimlerin madde üzerinde ilerlemesinden ibaret olup biz bu titreşimleri kulağımızla algılayıp frekansına, yani saniyede oluşan dalga sayısına göre ele alıp derecelendiririz. Her bir dalganın hızı hava ortamında 340 m/s, yani 1225 km/saat civarındadır ve bu da 1 mach diye adlandırılır. Eğer sesi oluşturan kaynak hareketliyse ve kaynağın hızı ses hızına ulaşırsa ses dalgaları üst üste biner. Yani kaynak, çıkardığı ses dalgalarıyla beraber aynı hızda ilerlemeye başlar. Bu dalgalar moleküller üzerinde titreşim etkisi yarattığından üst üste binmiş bir çok ses dalgasının titreşim etkisi de katlanmış olur. Bunlar artık bir şok dalgası oluşturmuştur. Bu da bir basınç meydana getirir. Bir jet ses hızına eşit hıza ulaştığı an yüksek basınçlı bir hava duvarı ortaya çıkar. Bu duvar, oldukça sert bir duvardır. Jetler bu duvarı delerek ses hızını aşarlar ve bu sırada müthiş bir gürültü duyulur; hatta olay yere yakınsa şiddetli biçimde sarsılırız. “Sonic boom”, yani “ses duvarı patlaması” bu şekilde gerçekleşir.

Ses Küğü:

Bkz. Vokal Musik. Vokal Müzik.

Ses Nasıl Korunur?:

Uzmanlara göre, sanatçıların her sene düzenli olarak ses tellerini kontrol ettirmesi gerekmektedir. Sesi korumanın en iyi yolu ise bol bol su içmektir. Günlük yaşamda çeşitli meslek gruplarından çok sayıda insan ses ve konuşma bozuklukları yaşar. "Foniatri" olarak bilinen ses ve konuşma bozuklukları kulak, burun, boğaz hastalıklarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bazı ses hastalıkları “ses telinde oluşan nodüller gibi” ameliyata ihtiyaç duyulmadan egzersizlerle tedavi edilebilir ya da uygulanan ses cerrahisi sonrası verilen ses egzersizleriyle hasta kaliteli sese kavuşabilir. Bu sayede ameliyat sonrası ses kaybı veya ses bozulması riskinden korunulmuş olunur. Reflüye bağlı oluşan ses kısıklıklarının tanı ve tedavisi de önemlidir. Tedavi için ses sanatçıları ayrıntılı muayene talep etmelilerdir. Bu kişilerin piyano egzersizleri ile ses teknikleri analiz edilmeli, bilgisayarlı ses analizi sonuçları ile şan pedagogunun kulağıyla yaptığı değerlendirmeler karşılaştırılmalı ve terapide uygulanacak egzersizler belirlenmelidir. Terapinin ara kademelerinde sanatçı tekrar muayene edilmelidir. Değerli seslerin herhangi bir hastalık oluşmadan kayıt altına alınması önem taşımaktadır. Tüm sanatçıların her sene düzenli olarak ses tellerini kontrol ettirmesinin yanısıra sesini profesyonel amaçla kullanacak kişilerin ses analizi yaptırmaları önem taşımaktadır. İleride oluşabilecek bir ses bozukluğunda tedavinin planlanmasında sanatçının sağlıklı ses dataları terapide yol göstermektedir. Özellikle ileri yaşlarda kişiyi etkisi altına alan ses ve konuşma bozukluklarından korunmak için sağlıklı bir yaşam tarzının benimsenmesi son derece önemlidir. Kişinin içki ve sigaradan uzak durması da çok mühimdir. Ayrıca reflüye karşı önlem alınmalı, yemekler az miktarda, sık ve düzenli yenilmelidir. Yiyecekler çok soğuk ya da sıcak olmamalı ve iyice çiğnenmelidir. Ayrıca karın içi basıncın artırılmaması için kilo alınmaması ve beli sıkan giysilerin giyilmemesi gerekmektedir.

Ses Nedir?:

Konuşma dilinde amacımızı birtakım cümleler kullanarak ortaya koyarız. Bu cümleler kelimelerden, kelimeler hecelerden ve heceler de harflerin bir araya gelmelerinden oluşur. Tıpkı bunun gibi, küğ dilinde de sesler birtakım cümleler halinde düzenlenir; bu cümleler küğsel kelimelerden, küğsel kelimeler de küğ hecelerinden ve heceler de küğ harflerinden kurulur. Küğ yaparken kullanılan bu harflere “ses” denilir. Konuşma dilinde her harfin kendisine göre bir söyleme tarzı bulunur. A, C, K, Z. ... gibi söyleme tarzındaki değişiklikler sayesinde harfler birbirlerinden ayrılırlar. Küğ dilinin harfleri olan sesleri bir diğerinden ayıran “bu seslerin birbirine göre daha ince veya daha kalın” olmasıdır.

Sevda-Cenap And Vakfı Onur Ödülü:

“Sevda-Cenap And Müzik Vakfı”nın ülkemiz çoksesli küğüne büyük emeği geçmiş bir bağdar, yorumcu ve/veya eğitimciye katkılarından dolayı Vakfın ve küğseverlerin şükranlarını sunmak üzere her yıl takdim ettiği "Vakıf Onur Ödülü Altın Madalyası"nın 2006 yılı sahibi Ayla Erduran olmuştur. Devlet sanatçısı Ayla Erduran'a madalyası 6 Aralık 2006 Çarşamba akşamı Ankara'da gerçekleştirilen bir törenle sunulmuştur. “Vakıf Yönetim Kurulu”, “Danışma Kurulu”nun önerisini değerlendirerek; 2006 yılı “Vakıf Onur Ödülü Altın Madalyası”nın, elli yıl süreyle gerek ülkemizde, gerekse yurtdışında yaptığı dinletiler, İsviçre ve ülkemizde keman eğitimine getirdiği katkılar nedeniyle devlet sanatçısı Ayla Erduran'a verilmesini oybirliği ile kararlaştırmıştır. İlk kez 1989 yılında Cevad Memduh Altar'a verilen bu ödüle ilerleyen yıllarda Ahmed Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, İlhan Usmanbaş, Leyla Gencer, Cemal Reşid Rey, İdil Biret ile Suna Kan, Nevid Kodallı, Hasan Ferid Alnar, Ferhunde Erkin, Ferid Tüzün, Kamuran Gündemir, Hikmet Şimşek, Faik Canselen, Ayhan Baran, İhsan Doğramacı layık görülmüştür.

\ Sevencan, Celal:

1954 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. 1975 yılında tamamladığı ortaöğreniminin ardından 1976 yılında “Samsun Yüksek İslam Enstitüsü”ne girdi ve 1981 yılında mezun oldu. Meslek hayatına 1982 yılında “Bitlis Merkez Atatürk Ortaokulu”nda öğretmen olarak başladı. Bitlis ve Samsun’da çeşitli okullarda öğretmen, müdür yardımcısı ve müdürlük görevlerinde bulundu.1994 yerel seçimlerinde “Refah Partisi” Samsun Tekkeköy ilçe belediye başkan adayı olarak seçimlere girdi. Seçimlerin ardından aynı yıl içinde “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yazı İşleri Müdürü” olarak göreve başladı. 1995 yılında atandığı “Mezarlıklar Müdürlüğü”ndeki beş yıllık hizmetinin ardından 1999 yılında “İtfaiye Daire Başkanlığı”na programcı olarak atandı. 01.05.2001 tarihinde “Sosyal ve İdari İşler Müdürlüğü”ne getirilen Sevencan 17.11.2004 tarihinde “Katı Atık Yönetimi Şube Müdürlüğü”ne asaleten müdür olarak atandı. 
04.08.2006 tarihinden itibaren “İstanbul Kent Orkestrası Müdürlüğü”ne asaleten atanmış olan Sevencan, evli ve beş çocuk babasıdır.

\ Sezer, Efe:

1982 yılında İzmir’de doğan genç sanatçı ilk piyano derslerini 1986 yılında piyanist olan babasının yönlendirmesi ile Seçil Akdil’den almış, 1994 yılında girdiği “Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı” sınavını birincilikle kazanarak Banu Perk ile piyano ve İlhan Baran ile klasik ve caz uyumbilgisi çalışmalarına başlamıştır. Daha sonra “Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Devlet Konservatuvarı”na geçerek piyano çalışmalarına Nilgün Alkan ile dört yıl devam ettikten sonra 2000 yılında “özel öğrenci” statüsünde Aykut Yafe tarafından sınıfının lisans çalışmaları için kabul edilmiş ve başarı ile mezun olmuştur. Eğitimi sırasında bir çok resital veren ve sınıf dinletileri ile oda müziği dinletileri gerçekleştiren genç piyanist Hollanda, Fransa, Fas, Kıbrıs gibi ülkelerde uzmanlık kurslarına katılıp konserler vermiştir. 2004 yılının Haziran ayında Fas’ın başkenti Rabat’ta düzenlenen “Concours International de Piano Son Altesse Royale la Princesse Lalla Meriem” uluslararası piyano yarışmasında başarı göstererek Fransa’nın Paris kentinde bulunan “Ecole Superieur de Musique”de yüksek lisans çalışmaları yapmaya hak kazanmıştır. Aynı yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Magosa kentinde düzenlenen “Magosa Festivali”ne davet edilen Sezer burada hem yalkıcı olarak dinleti vermiş, hem de oda küğü grubu ile büyük beğeni toplamıştır. 2005 ve 2006 yıllarında Fransa’nın Nice kentinde gerçekleştirilen “Academie International Ete de Nice” Küğ Akademisi’nde devlet sanatçısı Hüseyin Sermet ile başarılı çalışmalar gerçekleştirmiş ve çalışmalarını bu kentte verdiği bir dinleti ile de sergilemiştir. 2004 yılında “Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda öğretim üyeliği yapmaya başlayan Efer Sezer 2006 yılının ilk ayından itibaren “Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Devlet Konservatuvarı”na atanmış olup halen öğretim üyesi olarak çalışmalarını bu kurumda sürdürmektedir.

\ Sezgin, Ahmet:

Türk halk küğünün unutulmaz sanatçılarından Ahmet Sezgin İstanbul Bakırköy’deki evinde 10 Ağustos 2008 Pazar günü 72 yaşındayken hayatını kaybetti. Bir süre kolon kanseri tedavisi gören sanatçı 11 Ağustos 2008 Pazartesi günü ikindi vakti “Ataköy 5. Kısım Camisi”nde kılınan namazın ardından “Topkapı Kozlu Mezarlığı”nda toprağa verildi. İstanbul’da 1936 yılında doğan Sezgin, orta öğreniminden sonra 1954 yılında “İstanbul Radyosu Yurttan Sesler Korosu”nu kurmak için açılan sınava girdi. Muzaffer Sarısözen, Mesut Cemil, Münir Nurettin Selçuk, Behçet Kemal Çağlar ve Halil Bedii Yönetken gibi önemli isimlerden oluşan jüri karşısına çıkan Sezgin sınava katılan 935 kişi arasında birinci oldu. Daha sonra radyoda nota okuma ve remileme derslerine başladı ve Aydın Gün ile diyafram çalıştı. İlk katıldığı radyo programları dörder türküden oluşan 15 dakikalık izlencelerdi. Sezgin, hocası Muzaffer Sarısözen’in önerisiyle 1957-1963 yılları arasında “Ankara Radyosu”nda canlı yayınlara katıldı. Çoğunlukla kendi derlediği türkülerden ve yurttan sesler dağarından türkü ve uzun havalar okuyan Sezgin 1960 yılında ilk plağı olan ve kendi derlediği “Gele gele geldim bu kara taşa” uzun havasını çizitledi. 1963 yılında İstanbul sahnelerinde çalışmaya başlayan Ahmet Sezgin’in bundan sonraki yaşamı sahne çalışmaları, plaklar, Anadolu dolaşıları, yurt içi ve yurt dışı dinletiler ile devam etti. Dörtyüzün üzerinde kaset ve plak çalışması bulunan Sezgin’e Yücel Paşmakçı, Hamdi Özbay, Tuncer İnan, Mehmet Erenler, Musa Eroğlu, Arif Sağ, Nida Tüfekçi ve Zafer Gündoğdu gibi saz sanatçıları eşlik etti. Orhan Gencebay’ın da kendisine beş yıl sazıyla eşlik ettiği sanatçı Gencebay’ın bağdalarını plak yaptı ve dinletilerinde seslendirdi. Türkiye’de 1964 yılında ilk arabesk şarkı olan Suat Sayın’ın “Sevmek Günah mı?” adlı parçasını okuyan Sezgin yine aynı yıl “Deryada Bir Salım Yok” adlı Gencebay parçasına ilk banttan çalımı gerçekleştirdi. Folklor ekibiyle sahne çalışmaları yapan ilk sanatçı olan ve bir dönem tiyatro küğleri de hazırlayan Sezgin, Filiz Akın ile “Mirasyedi” ve Sezer Güvenirgil ile “Aşk Yarası Derindir” isimli iki filmde rol aldı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarda yüzün üzerinde ödülü ve altın plakları bulunan Ahmet Sezgin derlediği yüzden fazla türkünün çoğunu “TRT” dağarına kazandırdı. Sanatçının derlemesini yaparak “TRT” dağarına kazandırdığı bu türküler arasında “Hastayım Ben Gelemem”, “Geldi Düğün Kınası”, “Küp İçinde Ayranım”, “Yeşillim”, “Gidin Yare Haber Verin Uçan Kuşlar”, “Şemsiyemin Ucu Kara”, “Bir Of Çeksem Karşıki Dağlar Yıkılır”, “Turnam Yükseklerden Uçar”, “Kerpiç Kerpiç Üstüne Kurdum Binayı”, “Gele Gele Geldim Bu Kara Taşa”, “Avcı Vurmuş Ceylanı”, “Entarine Peş Olam”, “Kız Pınar Başında Testi Doldurur”, “Asmanın Tepesinde Kuru Üzüm Olur mu?”, “Kara Duta Yaslandım”, “Gümüş Telli Sazım Var” gibi pek çok türkü yer aldı. Bağlamadan başka yaylı ve mızraplı tambur, ud ve piyano çalan Sezgin evli ve dört çocuk babasıydı.

Sforzando:

(İt.) Sesi birden kuvvetlendirmek. Birden kuvvetlendirerek. Aksanlandırarak. Zoraki. Basınçlı. Cebri. Bkz. Sforzato.

Sforzando Örneği

Sforzato:

(İt.) Aksanlandırarak. Aksanlı. Zorlayarak. Basınçlı. Bkz. Sforzando. “Sforzato”nun simgesi aşağıdaki şekilde gösterilir:
ß    

Sgambato:

Bitkin.

\ SGGP 4'lüsü (Safa Yeprem–Gülnur Sayar Gitar Piyano 4'lüsü):

Çoksesli ulusal ve uluslararası sanat küğü toplumu içinde ertikten “Gitar–Piyano” çalışmaları dünyada pek fazla örneği olmayan bir alandır. Ülkemizde ise gitar–piyano çalgılarını kullanarak ertiksel çalışmalara imza atmış bir ikili mevcut değildir. Gitar ve piyanonun polifonik dokudaki küğleri yorumlamada küğcülere sağladıkları olanakların zaman içinde bu çalgılarla ilgilenen küğcülerin birbirleri ile ortak projeler üretmelerini engellediği anlaşılmaktadır. Fakat son zamanlarda özellikle caz ve fusion küğlerinde teknolojik destek yardımı ile bu çalgıların bir arada ilgi çekici kombinasyonlar içinde kullanıldığı dikkat çekmektedir. “SGGP 4'lüsü” çalışmalarına 2006 yılının Ekim ayında başlamıştır. İkilinin dağarını 17. ve 21. yüzyıllar arasında üretilen yaratılardan oluşan geniş bir yelpazede ele almak olanaklıdır. İkili canlı edimlerini geleneksel dinleti anlayışı dışına çıkarak, özel ses ve görüntü efektleri ile destekleyerek ortaya koymaktadırlar. Bu anlayışla sahneledikleri gerçekleştirmeler kısa zamanda geniş kitlelerin beğenisini ve yoğun ilgisini kazanmıştır. İkili hakkında daha geniş bir fikir edinmek isteyenler http://www.youtube.com/watch?v=hB_YmXZ5cSI linkini tıklayabilirler. “SGGP 4'lüsü” ayrıca toplumun deprem konusundaki duyarsızlığını vurgulayan bir küğ yazdı. Depreme karşı, devletin ve toplumun duyarsızlığını vurgulayan bu küğü seslendiren sanatçılar sahnede yorum sırasında dev bir ekranda İstanbul'un bugününü yansıtan fotoğrafları görüntülüyorlar. Küğ bir anda Türk küğüne dönüşüyor ve o sırada yine dev ekranda eski İstanbul resimleri yer alıyor. Küğün bitişinde i se 1999 Marmara depreminde yıkılıp yerle bir olan mekanların görüntüleri yer alıyor. İçeriği acı dolu olan bu küğün son uygusunun görüntüsünde ise artık vaktimizin dolduğunu vurgulayan bir saat fotoğrafı var. Dinletilerinde görüntü, ses efekti ve sosyal temaları kullanan “Safa Yeprem–Gülnur Sayar Gitar–Piyano 4'lüsü” Türkiye'de gitar ve piyano çalgılarını bir arada kullanan ilk gruptur. Aslında “SGGP 4'lüsü” ismi, bir gitarist ve bir piyanistten oluşan iki kişiyi ifade ediyor. Ancak bu küğcüler çalgılarını öylesine sevgi ve saygı ile kucaklıyorlar ki gitar ve piyanoyu da adeta grubun birer elemanı olarak kabul ederek kendilerine “4'lü” diyorlar. Dünya üzerinde henüz hiç yapılmamış ve dinleti anlayışına yepyeni bir bakış açısı getiren “Dörtlü” bu anlayışla yaptıkları dinletilerle yurt dışında da ülkemizi tanıtmayı hedefliyorlar. Üstelik ülkemizin yetenekli, çalışkan ve başarılı insan portrelerinde sınır yok. Çünkü bunu yapan küğcüler şu an bir lisede öğretmen… 4'lünün dinletileri arasında 17.11.2006 tarihinde “Abant İzzet Baysal Üniversitesi,  Mavi Salon” (Bolu, 19.00), 01.12.2006 tarihinde “İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Konser Salonu” (İstanbul, 14.00), 06.12.2006 tarihinde “Kocaeli Üniversitesi Ramazan Akkuş Konferans Salonu” (Hereke-İzmit, 14.30), 14.12.2006 tarihinde “Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Koro Salonu” (İstanbul, 15.00), 28.03.2007 tarihinde “8. Uluslararası ODTÜ Klasik Gitar Festivali, ODTÜ Konferans Merkezi A Salonu” (Ankara, 20.00), 30.04.2007 tarihinde “8. Uluslararası Yıldız Gitar Günleri, Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumu” (İstanbul, 20.00), 06.09.2007 tarihinde “3. İstanbul Müzik Öğretmenleri Sempozyumu, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi” (İstanbul, 21.15) bulunmaktadır.

\ Shakespeare Santa Cruz:

1981 yılında kurulmuş bulunan “Shakespeare Santa Cruz” iki farklı tiyatroda temsiller vermektedir. Bunlardan birisi açıkhava tiyatrosu olup diğeri kapalı bir mekandır ve her ikisi de Santa Cruz’daki “Kaliforniya Üniversitesi”nin ağaçlıklı kampüsünde bulunmaktadır. Topluluk her yaz Shakespeare’den iki oyunu bir kızıl ağaç koruluğu içinde yer alan doğal bir amfitiyatro’da sergilemekte ve iki modern oyunu da yakınlarda bulunan 527 kişilik stadyum benzeri oturma grupları ile donatılmış kapalı mekan bir tiyatroda sunmaktadır.

Sharp:

(İng.) Diyez. Sesi yarım ton (yarım adım, yarım perde, yarım ses, yarım perde) incelten işaret. Diyez nota, diyez işareti. Yarım ton ince olarak. Yarım perde inceltilmiş ses. Tiz (ses). Bkz. Değiştirici İşaretler, Diyez, Bemol, Natürel, Ton, Adım, Perde, Ses.

Shiojima, Chikara:

1964 Yılında Japonya'nın Kawagoe kentinde doğan Shiojima, ortaokul bandosunda trombon eğitimine amatör olarak oniki yaşında iken başladı. "Oyama Lisesi"ne devam ederken ilk ertiksel trombon dersini "NHK Sinfoni Orkestrası" birinci tromboncusu olan Kiyoshi İto'dan aldı. 1989'da "Showa Küğ Yüksek Okulu"nda Morihide Mokino'nun (NHK Sinfoni Orkestrası bas tromboncusu) sınıfından mezun oldu ve diplomasını aldı. Öğrenciliği sırasında üyesi olduğu "Yokohama Trombon Grubu" ile Macaristan dinleti dolaşısına katıldı. 1989 yılında "Konagawa Music Hall"un sponsorluğunda yapılan yarışmada seçilerek yalkın dinleti verme hakkı kazandı. Serotzki'nin "Sonatine" isimli yaratısını piyano eşliğinde seslendirdi. "Clef Music Shop"ta trombon dersleri vermeye başladı. 1988–1993 yılları arasında "Tochigi Kültür Merkezi", "Dokkyou Tıp Akademisi" ve "Jichi Tıp Akademisi"nde trombon dersleri vermeye devam etti. 1994–1996 yılları arasında "Avrupa Japon Müzik Akademisi"nin düzenlediği trombon ustalık kurslarında iki kez ünlü tromboncu ve pedagog Jacques Mauger ile çalışma imkanı buldu. 1997 yılında piyano eşliğinde "Saitama"da yalkın dinleti verdi. 1999 yılında kurulan "K2 Trombon Dördülü" ile Japonya'nın çeşitli kentlerinde birçok dinleti verdi. "Seishin" ve "Kokubunji" okullarında okul bandolarının yönetkenliğini üstlenerek okula gümüş ve altın madalyalar kazandırdı. 2001–2004 yılları arasında "Yoshida Tadashi Memorial" orkestrasında tek tromboncu olarak görev aldı. Bunun dışında "New Philarmonia Japan" orkestrasında da çalıştı. Aynı yıl bir araya gelerek kurdukları ve modern küğ dağarına sahip "Ars Nova" isimli trombon dördülü ile birçok başarılı dinletiye imza attı. 2000 yılında "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası"nın Japonya'ya yaptığı dinleti dolaşısında gereksinim duyulduğu için çağırılan Shiojima bu dinletide yer almış ve 2004 yılında da "Tekfen Filarmoni Orkestrası"nda tromboncu olarak çalışmıştır. 2004 yılında sırasıyla "Tekfen Filarmoni Orkestrası" ile 4 dinleti, "Filarmonia İstanbul" (Kadıköy Belediyesi) ile 3 dinletide trombon grubunda çalmıştır. 2004 yılında kurulan ve Türkiye'nin ilk bakır üflemeli dördülü olan "Golden Horn Brass Quartett" ile birçok dinleti veren Shiojima 2005 yılından bu yana İstanbul'da yaşamakta ve "Japon Okulu"nda ders vermektedir. Gelecek planları arasında 2009 yılında "50. Yıl Kutlamaları"nda Jacques Mauger ile tüm dünyadan tromboncuların katılacağı ve Paris'te verilecek dinletide trombon topluluğunda çalmak üzere davetlidir.

\ Shishkin, Yuri:

1963’te Rusya’da doğdu. 1989 da “Rostov Müzik Okulu”nu bitirdi. “Rachmaninov Müzik Akademisi”nden sonra “Moskova Gnesin Akademisi”nde devlet sanatçısı bağdar B. A. Semenov’la yüksek lisansını tamamladı. 1988 yılında Almanya’da Kligental kentinde yapılan uluslararası yarışmada birinci oldu. 1990’da Amerika’da Kansas City’de, 1991’de İtalya’da Castel Fidardo’da birincilikler kazandı. 17–28 yaşları arasında on yarışmaya katıldı ve bunlardan yedisinde birincilik kazandı. Halen dünyada en popüler bandoneon sanatçısı olarak kabul edilmektedir. Oldukça geniş bir dağara sahip olup Johannes Brahms, Cesar Frank, Sergei Prokofiev, Igor Stravinsky, Modest Musorgsky, Camille Saint - Saens, Joaquin Rodrigo, Dimitri Shostakovich, Alfred Schnitke, Johann Strauss, Aaaron Copland ile Rus besteciler Anatoli Kusyakov, V. Semenov ve V. Podgorni’nin eserleri bulunmaktadır. Sinfonik orkestrayla Carl Maria von Weber, George Gershwin, Astor Piazzolla, Sofia Gubaydulina’nın yaratılarını seslendirdi. A. Kuysakov’un bandoneon uyarlamasıyla yaylı ve vurmalı çalgılar eşliğinde dünyada ilk çalınışını gerçekleştirdi. Yuri Shishkin dünyanın bellibaşlı kentlerinde festivallere katıldı, verdiği dinletiler ve çeşitli ustalık kurslarıyla da bandoneon ve akordiyonun tanınmasına büyük katkı sağlarken her yıl yaklaşık yüz dinleti vermektedir. Shishkin’in “Romantic Bajan” isimli CD’si pek tanındı ve 2003’te Berlin’de on yıldız kategorisinde en iyi CD seçildi. Shishkin için V. Gudyn “O’nun sanatı tutku, sonsuz teknik, başarı, duygu, çekicilik içtenlik yüklüdür. Onun ilham kaynağı küğdür ve her dinletisinde küğe bir yenilik katar” diyor.

\ Sığırcı, Durmuş:

1950 yılında Adana’nın Kuyumcular Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde, ortaokulu da Adana “Ziya Paşa Ortaokulu”nda tamamladı. 1969 yılında “Mersin İlköğretmen Okulu”nu, 1978 yılında da “Adana Eğitim Enstitüsü FKB Bölümü”nü bitirdi. 1996 yılında emekliye ayrılan Sığırcı öğretmenlik yaptığı süre içerisinde yaz kursları ile hizmet içi eğitim kurslarına katıldı. Sivil toplum kuruluşlarında, öğretmen örgütlerinde aktif olarak görevler üstlendi. Mesleğinin son onaltı yılını beden eğitimi öğretmeni olarak tamamladı. Hentbol antrenörlüğü ve masa tenisi milli hakemliği yaptı. On yıl boyunca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarında stad gösterilerine erkek cimnastik grupları hazırladı. “Milli Eğitim Lig Heyeti”nde okullar arası yarışmaları düzenleyen ekip içinde görev aldı. Severek yaptığı öğretmenlik mesleğinden ayrıldıktan sonra “Natürel Müzik Merkezi”ni kurarak sanat eğitimi ve etkinlikleri yolu ile topluma güzellikler katma çabalarını devam ettirmekte olan Sığırcı aynı zamanda “Çukurova Edebiyatçılar Derneği” ile “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Geliştirme ve Mezunları ile Dayanışma Derneği”nin de kurucusudur. Bunların dışında “Çukurova Müzik Dostları Derneği” ile “Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği” üyesidir. Sığırcı etkin çalışmaları ile Adana kentimizin küğ yaşantısına önemli katkılar sağlamaktadır.

\ Sığırcı, Ezgi:

1988 yılında Adana’da doğan Ezgi Sığırcı keman eğitimine 1999 yılında “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı”nda Ayça Göğüş’ün öğrencisi olarak başladı ve Tuğrul Göğüş ile devam etti. Gerek Adana kentinde ve gerekse Türkiye’nin çeşitli illerinde dinletiler veren Ezgi Sığırcı 2005 yılı yazında Alaçatı’da düzenlenen keman okuluna katılarak Tuncay Yılmaz ile çalıştı. Sığırcı “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı” keman bölümünü 2009 yılı Haziran ayında Tuğrul Göğüş'ün öğrencisi olarak bitirmiştir. Sığırcı, "İstanbul Yeditepe Üniversitesi Müzik Bölümü"nde tezsiz yüksek lisans yaparak pedagojik formasyon diploması almış ve hemen ardından "Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü"nde keman öğretmenliği yapmıştır. Ezgi Sığırcı 2012-2013 öğretim yılından itibaren "Adana Gündoğdu Özel Koleji"nde küğ öğretmenliği görevini üstlenmiştir.

\ Sığırcı, Fatma:

1991 yılında Adana’da doğdu. İlkokula başladığı yıllarda orga olan ilgisi ile çalgı çalmaya başladı. Orgdan sonra gitar eğitimi aldı. Bu süreçte gitara olan ilgisi ve yeteneği ailesi tarafından keşfedilerek “Adana Güzel Sanatlar Lisesi”ne yönlendirildi. 2005 yılında “Adana Güzel Sanatlar Lisesi”nde öğrenime başlayan Sığırcı, keman eğitimine ilk olarak Özlem Yılmaz ve yardımcı çalgısı olan piyanoya ise İsmail Soner Erdem ile başladı. Lisede okuduğu yıllarda okul orkestrasında kemancı, okul korosunda da soprano olarak görev aldı. Orkestra ve okul korosunda çeşitli dinletilerde görev aldı. 2007 yılında okul korosu ile birlikte “Mersin Polifonik Korolar Şenliği”ne katıldı. Bireysel olarak okul içi ve okul dışında çeşitli dinletiler verdi. 2009 yılında “Adana Güzel Sanatlar Lisesi”ni birincilikle bitirdi. Yine aynı yıl “Uludağ Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü”nde lisans öğrenimine başladı. Üniversitede keman eğitimini Necdet Kalender ile yaptı. Yardımcı çalgısı olan piyano eğitimini ise Alpay Güldoğan ile gerçekleştirdi. Topluma hizmet uygulamaları kapsamında Bursa/Mudanya’da bir okulda orkestrada görev aldı. Okul korosu ile birlikte Bursa’nın köylerinden biri olan “Misi Köyü”nde dinleti verdiler. Bu dinleti sonucunda “Teşekkür Belgesi” almaya hak kazandı. 2012 yılında okul korosunda görev alarak “Türk Silahlı Kuvvetleri Armoni Mızıkası” ile birlikte dinleti verdi. Lisans eğitimi boyunca başarılarından dolayı “Uludağ Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı” Başkanı  İsmail Bozkaya’dan “Yüksek Onur Belgesi” aldı. 2013 yılında “Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı”ndan mezun oldu. Halen farklı kurum ve kuruluşlarda küğ eğitmenliği yapan Fatma Sığırcı, çalışmalarına Adana’da devam etmektedir.

Si Majör Gamı, Si Majör Dizisi:

Bkz. Büyük Si Dizisi.

Sibemol Majör Gamı, Sibemol Majör Dizisi:

Bkz. Büyük Sibemol Dizisi.

\ Siemens Opera Yarışması:

Türkiye’de 1958 yılından bu yana faaliyet gösteren “Siemens Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi”, geleneksel hale gelen “Siemens Opera Yarışması”nın onikincisini 2010 yılı Mayıs ayında düzenlemiştir. Taşıdığı iş sorumluluğu kadar toplumsal sorumluluğunu da daima ön planda tutan ve toplumun gelişiminde sanatın önemli bir yeri olduğuna inanan “Siemens”, her yıl verdiği sanat ödülleri ile hem gençleri teşvik etmeyi istemekte, hem de toplumu bu alanda özendirmeyi amaçlamaktadır. 1993 yılından bu yana düzenlenen “Siemens Sanat Ödülü”, kültür ve sanata bu şirketin verdiği önemin bir göstergesidir. Gençlerin ve toplumun sanata olan ilgisini artırmak amacıyla düzenlenmeye başlanan yarışma, sanatseverlerin yoğun ilgisi nedeniyle geleneksel bir nitelik kazanmıştır. Daha önce resim ve desen, fotoğraf, heykel ve kısa metrajlı film dallarında düzenlenen “Siemens Sanat Ödülü”, son onbir  yıldır “opera” alanında gerçekleştirilmektedir. Gerek yurtiçi, gerekse yurtdışında gençlerimizin elde ettiği başarılar, şirketin bu dalda devam etmesi için güç vermiştir. Bugüne kadar farklı alanlardan birçok genç sanatçıya sesini duyurma imkanı sağlayan “Siemens Sanat Ödülü”nün bundan böyle yalnızca “opera” alanında verilecek olması nedeniyle ismi “Siemens Opera Yarışması” olarak değiştirilmiştir. Yarışmanın 2010 yılı elemeleri 19-20-21 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilmiştir.

\ Sile, Halit:

Mesleği avukatlık olan Halit Sile lider kişiliği, hoşgörüsü ve sabrı ile dikkatleri çekmişti; ayrıca açık sözlülüğü ve yarattığı güven hissi ile de tanınmaktaydı. Sağlık, eğitim, görgü ve bilgi arttırıcı her türlü etkinliğin içinde bulunan Sile olanaklarını gereksinim olduğunu bildiği yerlere adeta yağmur gibi yağdırırdı. Okul yenileme faaliyetlerinde bulunmak, öğrencilere burslar vermek, tanıdığı tanımadığı herkesin sağlık sorunları ile ilgilenmek O'na haz vermekteydi. Tarih ve sanatla, özellikle klasıl küğ ile ilgilenen Halit Sile bu küğ türüne gençlik yıllarında gönül vermişti. Sile, dünya çapında önem taşıyan hemen hemen tüm orkestraların dinletilerini kaçırmamaya gayret ederdi. Klasıl küğ dinlerken elindeki yönetken çubuğu ile adeta orkestra yönetirdi. 27 Ocak 2009 tarihinde sonsuzluğa göçen büyük sanatsever ve klasıl küğ düşkünü Halit Sile'yi bu satırlarla anarak örnek kişiliğini sergilemeyi bir görev sayıyorum.

Sima:

Nağmeli ses. Aletsiz, çalgısız insan sesi. İslam dininde nağmeli olan seslerden bazıları mubah ve bazıları da haram kabul edilmişlerdir. Örneğin İslam din bilimcisi Seyyid Abdullah-i Devlevi “Sima’nın kalbi öldürdüğünü ve kalpte nifak hasıl ettiğini” söylemiştir. Bkz. Teganni. Gına.

Skala:

(İt.) Bkz. Skala.

Skala:

Iskala, gam, dizi, aşıt. Bir bağdada kullanılabilecek aynı türden sesler kümesi.

Smorzando:

(İt.) Sesi azaltarak, ölgünleştirerek, sesi kısarak. Gittikçe kısarak, dereceli azaltarak, kademeli indirerek. Kısarak, azaltarak. Kısaltılmış şekli ile: smorz.

\ Smyrna Beşili:

2000 yılında İzmir'li küğcü Sibel (Sezer) Dündar tarafından kurulmuş olup, 2001 yılından başlayarak ertiksel olarak çalışmaya başlamıştır. Genellikle İzmir ve çevresinde çok sayıda etkinlik ve festivalde sahne alan grup zaman zaman Ege Bölgesi dışında da dinletiler vermiş ve yardım amaçlı dernek gecelerinde bulunmuştur. Grubun tüm üyeleri kadrolu işlerde çalışmakta olup amatör ruhla yaptıkları küğsel etkinliklerde çok seçici olmayı ilke olarak benimsemişlerdir. Sadece latin ve caz formunda eserleri yorumlayan “Smyrna Beşili” 2007 yılı baharında ilk albümleri için stüdyo çalışmalarına başlayacaktır. Ayrıca 15-25 Temmuz 2007 tarihleri arasında Kıbrıslı küğseverler ile buluşacakları bir dinleti dolaşısı hazırlığı içindeki grup İzmir’de kendi olanaklarıyla oluşturdukları bir stüdyoda çalışmalarını aralıksız bir şekilde sürdürmektedir. “Çukurova Müzik Dostları Derneği” sayesinde ilk kez Adana'lı dinleyicilerin karşısına çıkmış olan “Smyrna Beşili” piyanoda Efe Sezer, akustik gitarda Metin Taşpınarlı, perküsyonda Aykut Özyılmaz, flütte Sibel (Sezer) Dündar ve vokalde Savaş Aysal’ın katılımıyla kurulmuştur. Grubun tüm üyelerinin ortak hedefi ticari kaygı gütmeden sadece sevdikleri küğü yapabilmektir.

So(l) Majör Gamı, So(l) Majör Dizisi:

Bkz. Büyük So Dizisi.

So(l)bemol Majör Gamı, So(l)bemol Majör Dizisi:

Bkz. Büyük So(l)bemol Dizisi.

Soave: