01.01.1965 / Faruk Güvenç - Sorumsuz Sorumlular


    
Geçen ay “Sovyet Büyük Elçiliği”nde bir kokteyl verildi. Kokteylden önce bas Ognivtsev, piyanist Petruşanski, kemancı Bezrodni küçük bir konser verdiler, birer ikişer parça sundular davetlilere; bu konsere dört arya ile bir de Türk sopranosu katılmıştı: Şadan Candar. Dinleyiciler “Neden Şadan Candar?” diye merak ettiler ve biraz soruşturunca Şadan Candar’ın konserler vermek üzere gelecek yıl Rusya’ya gönderileceğini öğrendiler. İşte bu olmaz. Rusya’ya mutlaka bir şarkıcı göndereceksek akla gelecek son isim Şadan Candar’dır. Bu çeşit seçimler yaparken lütfen dostluklarımızı, sempatilerimizi, düşmanlıklarımızı bir kenara koyalım ve Türkiye’nin onurunu herşeyin üstünde tutalım. Şadan Candar, bir zamanlar “Türk Operası”na emeği geçmiş bir şarkıcıdır ama ne kültürü, ne tekniği, ne de sesi bugün bu sanatçının Türkiye’yi temsilen Rusya’ya gönderilmesini gerektirecek bir seviyededir. Rusya bize sadece en seçkin sanatçılarını, yıldızlarını yollarken biz yaralarımızla, zaaflarımızla ve kusurlarımızla çıkamayız onların karşısına... Şadan Candar turist olarak Rusya’ya gidebilir; ama devletin “kültür alışverişi” çerçevesi içinde Ognivtsev’e karşı Şadan Candar’ı göndermeye kalkarsak ayıptır bu, yanlıştır ve “adam kayırma” bile değildir!


     “Dışişleri Bakanlığı”nın bu konuda kesin bir kararı olduğunu sanmıyorum; Şadan Candar hikayesi “Sovyet Elçiliği”ndeki konserden sonra unutulmaya mahkumdur, unutulacaktır. Aksi halde iki elim sorumluların yakasını ahrette bile bırakmayacak, bunu bilsinler. O kadarla da kalmam, gelecek yıl kemancı olarak Suna Kan’ın ya da Ayla Erduran’ın yerine Rusya’ya vallahi de billahi de ben giderim!


     “Opus Dergisi”nden alınmıştır. - 01.01.1965, Cuma




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:4549632
Online Ziyaretçi Sayısı:15
Bugünlük Ziyaret :229

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.