31.07.2017 / Tansu Bele - Müftüler Nikah Kıyacakmış!

Şair Evlenmesi


     Müftülere nikah kıyma yetkisi verilecekmiş! Bu öneri bana ilk gazetecimiz Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” oyununu anımsattı. Bu oyun, ilk Batılı anlamda tiyatro oyunumuz olmasının yanısıra, kadınla erkek arasındaki evlilik akdinin, imamlarca nasıl istismar edildiğinin altını ustaca çizer. Çünkü dine dayalı bir evlilik sözleşmesi, şeriatın kurallarını uygulamak demektir.

 

     “Şair Evlenmesi” oyunu, yazıldığında (1856) ve tefrika edildiğinde (1860) kitap olarak basılamamış, oynanamamıştır. Ancak 1908’de “2. Meşrutiyet”in ilanıyla Selanik’te oynanabilmiştir. Ama alaya alınmış, Moliere taklidi kaba güldürü diye horlanmış, unutturulmuştur. Oysa oyunda, görücü usulü evlenmenin yanısıra, asıl yerden yere vurulan, şeriata dayalı imam nikahıdır. Şeriatın ve mecellenin cahil imamlarca nasıl kötüye kullanıldığını gözler önüne serer. Dinin çıkarlara alet edilmesinin, küçücük kız çocuklarının da evlilik bağıyla bu yolda kurban edilmesinin anlatılmasıdır, bu oyun… Şinasi bu oyununu kanımca köle gibi kocaya satılan kadınlarımız için yazdı elbette, ama anlattığı, şeriatın bozuk yapısıydı.

 

     Toplumun Yarısına Reva Görülen

 

     Atatürk’ün en büyük devrimi kuşkusuz, şeriat yasalarını yıkıp kadınlarımıza özgürlüklerini getiren “Medeni Kanun”dur. Kadını, erkeğin eşiti, arkadaşı, omuzdaşı yapan “Medeni Kanun”, resmi devlet dairelerince uygulanmaya başlayınca ve kadının evlilik yaşı 18’e getirilince, toplumdaki asıl çağdaşlaşma yerine oturmuş olur.

 

     Çünkü kadın, Atatürk’ün deyimiyle “toplumun yarısıdır” ve onun kavuştuğu “insan olma hakkı”, toplumu da çağdaşlaştırır. Bugünlerde yine resmi nikah yerine, imamlara dini nikah kıyma yetkisi verilmek istenmesi, Osmanlı özentisi şeriata kapı açmaktan ve kadınları erkeğin kölesi durumuna getirmekten başka bir anlam taşımıyor.

 

     Yani şeriatı getirmek ve din devletine geçmek için yine kadın kullanılıyor. Yıllardır yapıldığı gibi… Çünkü kadın, toplumun mihenk taşıdır: “Beşiği sallayan el, dünyaya hükmeder.” Bu el erkeğin uzantısı bir köleyse, toplum da köleleşip satılmaktan kurtulamaz! Kadın satılıksa, erkek de başkalarına köle olur!

 

     Şinasi’nin, kanımca, “Batılı kılık kıyafeti ve entel görüntüsü içindeki şairin, görücü usulü satılık eş almaya kalkışması”nı anlatan oyununu yazması bu yüzdendi! Hala anlaşılamamasına da şaşmaktan başka ne denir?


     Aydınlık Gazetesi - 31.07.2018, Pazartesi




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:4549575
Online Ziyaretçi Sayısı:17
Bugünlük Ziyaret :215

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.