21.11.2011 / Mustafa Öner Uzun - Afyon Sandıklı Yareninde Müzik Unsurları


     Öz

 

     Gelenek kavramı, toplumların oluşturdukları ve zaman içinde değişimlere uğrayarak, nesilden nesle aktardıkları alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışları ifade etmektedir. Sözlü gelenek ürünleri ise bir toplumun kültürel açıdan geçirmiş olduğu tarihsel süreci yansıtır ve o toplumun belleğini oluşturur. Bu bağlamda, Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesi halk kültürü ürünlerinden olan “yâren geleneği” ve bu kültüre ait müzik unsurları araştırılmaya değer görülmüştür. Ülkemizdeki geleneksel sohbet toplantılarına katılanlar anlamındaki “yârân, yâren” sözcükleri daha çok bu geleneksel toplantıların adı olarak kabul edilir ve Afyon Sandıklı ilçesinde “yâren” şeklindeki kullanımının tercih edildiği gözlenmektedir. Sandıklı yâreni birbirine bağlı olarak gerçekleştirilen şu aşamalardan oluşur: 1. Yârene giriş (yârenler ve misafirler), 2. Ocak yakma (dua bölümü), 3. Yârende oturma düzeni, 4. Yârende türkülerin seslendirilmesi, 5. Kahve içilmesi, 6. Köşe ihtiyarının konuşması, 7. Yârende halk oyunları, 8. Yârende orta oyunları, 9. Yârende yeme-içme, 10. Manileşme, 11. Dini-tasavvufî şiirler, ilahilerin seslendirilmesi, 12. Tiyatro oyunu (âşık oyunu), 13. Katılımcıların ödüllendirilmesi, 14. Yârenden çıkış. Yâren geleneğinin olmazsa olmaz temel unsurlarından biri müziktir. Müzisyenlerin yâren mekânındaki yer alışları ile mikrofon ve ses düzeneğinin bir tür “türkü bar” tarzında konumlandırıldığı dikkat çekmiştir. Sandıklı ve yöresine ait sözlü kültür ürünlerinin, yâren geleneği bağlamındaki kültürel anlamlarına ilişkin olarak geçmişten günümüze aktarılması konusunda yaşlı ve deneyimli yârenlerin anlatımlarına yer verilecek ve gelenek hakkında sosyo-kültürel bağlamda çözümlemeler yapılacaktır. Araştırma, elde edilen bulguların yorumlarının yer aldığı sonuç bölümü ile son bulacaktır. Araştırmada, görsel-işitsel kayıtlar ile elde edilen yerel halk müziği repertuvarının ezgisel unsurları, çalgıları, seslendirme ortamları, seslendirme tavrı, geleneksel halk oyunları bağlamındaki müzik unsurları ve yerel müzik karakteristikleri analiz edilecek, bulgular ilişki arayıcı bir yaklaşımla ele alınacaktır.

 

     Giriş ve Kuramsal Çerçeve

 

     Bu çalışma, “Afyon Kocatepe Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi” tarafından desteklenen 08.DEVKON.01 numaralı “Afyonkarahisar ve Yöresinin Sohbet Geleneğini Araştırma Projesi”  kapsamında Sandıklı İlçesinde yapılan araştırmanın analiz sonuçlarının bir bölümünü içermektedir. Gelenek kavramı, toplumların oluşturdukları ve zaman içinde değişimlere uğrayarak, nesilden nesle aktardıkları alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışları ifade etmektedir. Sözlü gelenek ürünleri ise bir toplumun kültürel açıdan geçirmiş olduğu tarihsel süreci yansıtır ve o toplumun belleğini oluşturur. Bu bağlamda, Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçesi halk kültürü ürünlerinden olan “yâren geleneği” ve bu kültüre ait müzik unsurları araştırılmaya değer görülmüştür. “Sohbet” geleneği, Anadolu’nun birçok yöresinde görülen, erfene, yâren, barana, kürsübaşı, ziyafet, sıra gezme, gezek, keyif gezeği vb. farklı ya da benzer adlarla anılan, uygulamalar açısından kimi zaman birbirine benzeyen,  kimi zaman da o yörenin kültür unsurlarına özgü değişiklikler gösteren yönü ile halk bilimi ve halk biliminin diğer alt inceleme alanları bakımından büyük önem taşır. Afyonkarahisar ili gelenekselsohbet toplantıları hakkında yapılan sistematik çalışmaların yetersizliği ve bu ritüellerin kayıt altına alınmaması sebebiyle giderek yok olmasıdır.

 

     Amaç

 

     Afyonkarahisar’a ait ve gün geçtikçe yok olmaya yüz tutan sohbet toplantılarından “Sandıklı Yâren Geleneği”nin tarihsel süreç içerisindeki değişim ve dönüşümleri ile müziğin bu gelenek içinde nasıl bir işleve sahip olduğu hakkında bir durum tespiti yaparak elde edilen bulguları ilişki arayıcı bir yaklaşımla değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, konunun doğal ortamında ve önyargısız bir bakış açısıyla kaynak kişilerin değer, tutum ve davranış örgülerinden yararlanılarak olduğu gibi ortaya konulması hedeflenmiştir.

 

     Yöntem

 

     Araştırmada, literatür tarama, alan araştırması ve betimleme yöntemleri, nitel görüşme ve katılımlı gözlem teknikleri kullanılmış, elde edilen veriler görsel ve işitsel olarak kayıt altına alınarak tasnif edilmiş ve yorumlanmıştır.Yine bu araştırmada, alan araştırması yöntemine ait emik yaklaşım metodu, yapılandırılmamış görüşme ve sistematik gözlem teknikleri ile sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.

 

     Analiz

 

     Araştırmada, görsel-işitsel kayıtlar ile elde edilen yerel halk müziği repertuvarının ezgisel unsurları, çalgıları, seslendirme ortamları, seslendirme tavrı, geleneksel halk oyunları bağlamındaki müzik unsurları ve yerel müzik karakteristikleri analiz edilerek bulgular ilişki arayıcı bir yaklaşımla ele alınmaya çalışılmıştır.

 

     Yâr-Yâren-Yârân: Araştırmada temel kavramlardan biri olan “yâren” sözcüğünün kökeni ve karşılıkları konusunda çeşitli kaynaklardan aşağıdaki bilgilere ulaşılmaktadır:

 

     Yâr: 1. Dost 2. Sevgili 3. Tanıdık

     Yârân: Dostlar: Yakın arkadaşlar, ahbaplar (Doğan, 1999:717)

     Yâr (Farsça): Arkadaş, dost, muhib, âşina, biliş

     Yâren: Arkadaş, ahbap, yakın arkadaş

     Yârenler: Ahbaplar, arkadaşlar (Gökyay, 1973:20)

     Yâr (Farsça): Dost, ahbap, tanıdık. “Yardımcı.” Âşık. Mâşuk, sevgili

     Yârân (Farsça): Dostlar. Sadık arkadaşlar. Sevgililer (Yeğin, Badıllı, İsmail, Çalım, 2006:1043)

     Yar (Farsça): 1. Dost, sevgili. 2. Yardımcı

     Yaran (Farsça):  Dostlar (Devellioğlu, Kılıkçını, 1975:476)

     Yâr (Farsça):  1. Sevgili. 2. Dost, tanıdık. 3. Yardımcı

     Yâran (Farsça): 1. Dostlar. 2. Bir amaç çevresinde toplanmış veya aynı amacı güttükleri için bir araya gelmiş olanların tümü

     Yâren: 1. Arkadaş, yakın dost. 2. Sohbet.

     Yârenbaşı: Yâreni yöneten veya yönlendiren kimse

     Yârence: Yâren gibi, yârene benzer biçimde

     Yârenlik: 1. Yakın arkadaşlık, muhabbet. 2. Ahbapça, dostça konuşma, söyleşme, sohbet.

     Yârenlik etmek: 1. Ahbapça, dostça konuşmak, sohbet etmek. 2. Bir konu üzerinde konuşup dertleşmek (TDK Türkçe Sözlük, 2009:2131-2135)

 

     “Ülkemizdeki yâren-yârân sohbet gelenekleri, halk bilimi ve halk biliminin diğer alt inceleme alanları bakımından büyük önem taşır. Günümüzde de canlılığını koruyan bu sohbet toplantıları “erfene, barana, kürsübaşı, ziyafet, sıra gezme, gezek” yerel adları başta olmak üzere çok çeşitli yerel adlarla anılır (Altınay, 2011:4). Bu geleneksel sohbet toplantılarının kökeninin Orta Asya Türk kültürüne ait toylar ve şölenler gibi törensel uygulamalara dayandığı ve göçler yolu ile Anadolu’ya yayıldığı çeşitli araştırmacılar tarafından ifade edilmektedir. Bu bağlamda, “Ataman” şu noktalara temas etmektedir: “Bu kuruluş ve hareketlerin aslında aynı kaynaktan geldikleri bir gerçektir. Bunda Asyai gelişim, oradan kopan kültür dalgalarının Anadolu’ya ve oradan da Rumeli’ye yayılması ve her bölgenin kendi karakterine, iklimine, havasına göre değişen hareketler halinde yerleşmiş olduğunu özellikle kaydetmek yerinde olur.” (1973: 315-339). Sohbet geleneğinin tarihsel süreci ve dayanışma işlevi hakkında Esin “Bugünkü Türk kültürü geçmişi Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarına kadar uzanır. Dünya tarihinin en eski toplumlarından olan Türkler yaşama biçimleriyle, inançlarıyla, gelenek ve görenekleriyle kendi kültürlerini yarattılar. Sürüler, yaylalar, kışlalar, çadırlar göçebe kültürünün icabıydı. Bu yaşayış biçimi Türklerde dayanışmayı, yardımlaşmayı, disiplin ve cesareti ortaya çıkardı. Dinî törenler toplu halde yapılırdı, bu törenleri (ayinler) kamlar, kamkatunlar (kadın kam) yönetir, bu törenlerde ateşler yakılır, sihirli şarkılar söylenir, davullar çalınırdı.” (1985:409) şeklinde görüş bildirmektedir.  Sohbet geleneğinin “Orta Asya Türk Kültürü”nün bir uzantısı olduğu görüşünü taşıyan bir başka kaynak ise Abdü’şşekur Turdi tarafından “II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi”nde bildiri olarak sunulan çalışmadır.  Bildiride “Meşreplerin Uygurlar arasında İslamiyet Öncesine (X. Yüzyıl sonlarına) uzanan, kadınların da katıldığı çalgılı eğlenceli oyunlar olduğu; bunların günümüzde de yeni boyutlarıyla, ancak özünü yitirmeden sürdüğü belirtilmektedir.” (Er, 1988:14). Turdi’ye göre meşrep; “türkü, müzik, halk dansları ve her çeşit halk oyunlarıyla halkın örf ve âdetlerinin birleştiği bir çeşit eğlence şeklidir. Meşrep Arapça bir kelime olup içilecek yer ma’nâsına gelmektedir. Bu kelime şimdiki Uygurlar arasında toplantı, eğlence yerine kullanılıp gelmişse de sonradan halk eğlencesinin ismi olmuştur.” (1982:563).

 

     Turdi adı geçen çalışmasında, Dolan Meşreplerinin “yiğitbaşı, kazıbeği, mırşap” ve “doğabeği” adı verilen kişiler tarafından yönetildiğini bildirmektedir. Uygurlardaki bu Meşrep uygulamaları ile Afyonkarahisar Sohbet geleneğine ait uygulamalarının benzerlikleri alan betimlemeleri kısmında ortaya konulmaya çalışılacaktır.

 

     Otantisite - Popüler Kültür - Popüler Müzik

 

     Günümüzde “Sandıklı Yâren Geleneği” adı altında yapılmakta olan uygulamaların ve bunların içerisinde yer alan müzik unsurlarının doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için öncelikle “otantisite, popüler kültür” ve “popüler müzik” kavramlarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

 

     “Otantisite geleneksel tanımlamasıyla genel olarak geçmişle ilişkilidir ve geçmişteki bir şeyin ‘aslına uygunluğuna’ ilişkin bir iddiadır. Kültürde derin kökleri bulunduğu varsayımından türeyen bu iddianın temsil biçimi genel olarak “söylem”dir. Bu söylemin içeriği ise şöyledir: Kültür içinde kişi, topluluk, nesne ya da pratik, zamanla değişikliğe uğramakta ve bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum karşısında değişime direnen kişi, ya da kişiler tarafından korunan kültür otantik, değişime mukavemet edemeyen kişiler ve korunamayan nesne ve pratikler ‘inotantik’ (inautentic), yani ‘otantik olmayan’dır. Dolayısıyla kültürel açıdan otantisite, geleneksel tanımlamasıyla geçmişe yönelik arzu ya da yargı yüklü bir bakışın ürünüdür.” (Erol, 2009:204-205).

 

     Popüler kültür ile ilgili günümüz yaklaşımlarını incelediğimizde aşağıdaki tespit önemli görülmektedir:

 

     Stuart Hall 1981’de yayınlanan “Popüler Olanın Yapıbozumu Üzerine Notlar”da dönemleştirme ile ilgili uzun bir çözümleme yaptıktan sonra “popüler” sözcüğü üzerinde durur. Bilinen, hepsi kullanışlı olmayan ve farklı anlama gelebilecek iki tanım verdikten sonra, üçüncü bir popüler kültür tanımı için yola koyulur:

 

     1) Halk kitlelerinin, satın aldığı, tükettiği ve azami derecede hoşlanır göründüğü şeylere “popüler” denir.

     2) Popüler kültür halkın yapmakta olduğu bütün şeylerdir.

     3) Popüler kültür, güçlünün kültürüne karşı ve onun için verilen mücadelenin iç içe geçtiği yerlerden biridir. Aynı zamanda bu mücadelenin içinde kazanılacak ya da kaybedilecek bahsin kendisidir.

 

     “Bir rıza ve direnme alanıdır. Kısmen hegemonyanın ortaya çıktığı ve korunduğu yerdir” (Erol, 2009:63).

 

     1970’li yıllarda Türk popüler müzik kültürünün halk müziğine yansımasının bir sonucu olarak ortaya çıkan ve “Türkü-Bar” adı verilen mekanlar, günümüzde Anadolu’nun birçok yerinde ve özellikle de büyük kentlerde yaygın olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Erol’a göre:

 

     “Türkü-Bar” içerde canlı olarak THM repertuvarı seslendiren bir icra grubunun bulunduğu ve müşterilerinin bu müzik grubunu ya da türünü dinlemek için geldiği içkili mekandır. Türkü Bar müzisyenlerinin bağlama (kısa saplı, divan vb.), üfleme çalgı (kaval, zurna, mey), vurma çalgı (bendir, asma davul, darbuka) üçlüsü ile genellikle klavye katılımıyla oluşturdukları çalgı toplulukları, çoğu uyanış önderleri olan ve hem gelenek içinden hem de dışından gelen genç/kıdemli müzisyenlerin kayıtlarında kullandığı çalgı grubudur.” (2009:85-95).

 

     Türkü barlarda müzisyenler genellikle dinleyicinin oturduğu bölümden farklı olarak düzenlenmiş bir alanda müziklerini icra ederler. Dinleyiciler oturdukları yerden türkülerin niteliğine göre (sözel, ezgisel, ritmik yapı vb.) seslendirme, el çırpma ya da oyun ile eşlik de bulunurlar. Bu mekanlarda sunulan müzikler genellikle, mikrofonun ve elektronik çalgıların kullanıldığı, dinleyicinin arzusu doğrultusunda popüler bir tarzda seslendirilen halk ezgileridir. Bunun dışında mekan sahibi tarafından mekanın duvarlarına otantik bir ortam yaratma düşüncesiyle halı ve kilimlerin asılması da yaygın bir yöntemdir.

 

     Sandıklı Yâreninde Müzik

 

     Sandıklı’da yâren geleneğinin en temel unsurlarından birisi müziktir. Sandıklı yâreninde yer alan müzik uygulamaları ile ilgili aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:

 

     - Yârende müzisyenlere “sazende” adı verilmektedir.

     - Sazendeler yâren odasında kendilerine ayrılmış “şahnişin” adı verilen özel bir alanda otururlar.

     - Ücret karşılığı hizmet verirler ve yâren sayısına dâhil edilmezler.

     - Özel bir kıyafetleri yoktur. Günlük, serbest bir kıyafet giyerler.

     - Geçmişte Sandıklı’da yapılan sohbet toplantılarında kullanılan tef ve cümbüş adlı çalgıların yerini günümüz yâren uygulamasında kısa saplı bağlama ve darbukanın almış olduğu görülür.

     - Sazendeler ve solist adı verilen kişi mikrofon ile türküleri seslendirirler.

     - Türküler genel olarak Afyon yöresine aittir. Sandıklı’ya ait az sayıda türkü de yârende seslendirilir.

     - Sazendeler repertuvarlarını herkesin sözlerini ezbere söyleyebileceği popüler türkülerden oluştururlar.

     - Türküleri yöresel ağız ve seslendirme tavırlarına dikkat etmeden popüler bir tarzda seslendirirler.

     - Yâren odasının duvarlarına mekânda otantik bir ortam yaratmak adına halı ve kilimler asılır.

     - Yâren çavuşunun dışı bez içi sıkı ve sert pamuktan yapılmış “tura” ile vurarak seçtiği yârenler sazendeler eşliğinde çeşitli türkülerseslendirmek üzere ortaya alınırlar ve dizlerinin üstüne otururlar.

     - Düz yâren adı verilen yârenlerin herhangi bir müzik eğitimi almadıkları, müzikal anlamda işitmelerinin yeterli olmadığı, türküleri seslendirirken yerel ağız özelliklerini kullandıkları ve dikkat çekmek amacıyla yer yer seslerini yükselttikleri görülür.

     - Yârenler türküleri doğru okumazlar ise yâren çavuşu tarafından tura ile vurularak cezalandırılırlar. Yârenler bu anda “sağ ol çavuşum” derler.

     - Yârende seslendirilen türkülerin büyük bölümü Afyon ve Sandıklı’ya, bazı türküler ise farklı yörelere ait popüler türkülerdir.

     - Yârenler türkü, halk oyunu, orta oyunu ve benzeri tüm etkinliklerini yöreye ait olmayan özel olarak diktirilmiş formel bir giysiyle icra ederler.

 

    Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçesinde Yâren Uygulamasında Sazendeler (19 Şubat 2010)

    Afyonkarahisar İli Sandıklı İlçesinde Yâren Uygulamasında Sazendeler (19 Şubat 2010)

 

     Yârende Türküler ve Halk Oyunları

 

     Yâren meclisinde seslendirilen Türküler ve oynanan halk oyunları sırasıyla aşağıda belirtilmiştir:


 

     Yâren odasına girişte sazendeler tarafından Cezayir adlı ezgi çalınır. 4/4’lük ritimde ve düzümü (2+2)   şeklindedir. Uşşak makamındadır.


 

     Yârenler tarafından ilk bölümde seslendirilen halk ezgileri sırasıyla aşağıda belirtilmiştir:


 

     - Minarenin Âlemi: 9/8’lik ritimde ve düzümü (3+2+2+2) şeklindedir. Uşşak makamındadır.

     - Afiyon’un Yoğurdu: 4/4’lük ritimde ve düzümü (2+2) şeklindedir. Hicaz makamındadır.

     - Çemberim Dalda Kaldı: 9/8’lik ritimde ve düzümü (3+2+2+2) şeklindedir. Hicaz makamındadır.

     - Halk Oyunları oynanır. Çavuş turayla vurarak oynayacak yârenleri seçer ve ortaya alır. Ezgileri sazendeler seslendirir.

     - Dam Başına da Ası da Goymuş Türküsü eşliğinde tahta kaşıklar ile oynanır. 9/8’lik ritimde ve düzümü (2+2+2+3) şeklindedir. Hicaz makamındadır. Kaşıklar bele sokulur, Karahisar Kalesi türküsü eşliğinde zeybek oynanır. Oyunlu hali gelenekte olmayıp 1995 yılında sonradan eklenmiştir. 2/4’lük ritimdedir. Kürdi makamındadır.

     - Çay Kenarında İnadına Yetişiyor Kestane adlı türküsü eşliğinde zeybek oynanır. 9/8’lik ritimde ve düzümü (3+2+2+2) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

     - Haydi Güzelim Kundurana Tek Tek Bas adlı türkü eşliğinde zeybek oynanır. 9/8’lik ritimde ve düzümü (3+2+2+2) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

     - Köroğlu Oyunu: 5/8 ‘lik ritimde ve düzümü (2+3) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

 

Resim-2

 


     Yöresel Kaşıklı Oyunlar:


 

     Oyunların oynanması esnasındaSazendeler tarafından ezgiler seslendirilir.


 

     - Hezin Hezin Gir Gapıdan: 9/8’lik ritimde ve düzümü (2+2+2+3) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

     - Biter Biter de Sandıklı’nın Gülleri Biter: Serbest ritimli başlar ve daha sonra kırık hava şeklinde devam eder.


 

     Sazendeler aşağıdaki türküleri seslendirirler:


 

     - Emir Dağı Birbirine Ulalı: 2/4’lük ritimdedir. Kürdî makamındadır.

     - Zalım Poyraz Gıcım Gıcım Gıcılar: Ritimsel yapısı değişkendir. 20/8-12/8-20/8-20/8’lik ritimler sırayla kullanılmaktadır. Kürdî makamındadır.


 

     Sofralar kurulurken sazendeler aşağıdaki türküleri seslendirirler:


 

     - Dal Boylum: 4/4’lük ritimde ve düzümü (2+2) şeklindedir. Kürdî makamındadır.

     - Kahveyi Kavururlar: 9/8’lik ritimde ve düzümü (2+2+2+3) şeklindedir. Kürdî makamındadır.

     - “Yûnus Emre” yârenler tarafından anlatılır. Şiirleri seslendirilir.

     - Sordum Sarı Çiçeğe adlı “ilahi” yâren çavuşu önderliğinde seslendirilir. 4/4’lük ritimde ve düzümü (2+2) şeklindedir. Segâh makamındadır.


 

     Yârenler tarafından aşağıdaki Türküler seslendirilir:


 

     - Gorunun Annacı Gumalar Dağı: 4/4’lük ritimde ve düzümü (2+2) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

     - Gınası Garılır Tasta: 9/8’lik ritimde ve düzümü (2+2+2+3) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

     - Yeşil Olur Sandıklı’nın Biberi: 9/8 ‘lik ritimde ve düzümü(2+2+2+3) şeklindedir. Hüseyni makamındadır.

 

Resim-3

     


     Yâren gecesinin son bölümünde misafirler çavuş tarafından oyuna kaldırılır ve farklı yörelere ait aşağıdaki popüler oyunlar oynanır:


 

     * Konyalım

     * Kesik çayır

     * Harmandalı Zeybeği


 

     Yâren çavuşunun kapanış konuşması ile gece biter. Misafirler “Cezayir” adlı ezgi ile tek tek ve sıra ile yârenlerle vedalaşır ve meclisi terk eder.


 

     Sonuç ve Değerlendirme


 

     “Yâren” kelimesi dost, arkadaş, ahbap, sevgili, sohbet anlamları ile Anadolu’nun pek çok yöresinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapılan kaynak taramaları ve alan betimlemeleri, Afyon ve Sandıklı yöresinde sohbet geleneğinin köklerinin “Âhilik”e dayandığı sonucunu ortaya koymaktadır. 70’li yılların başından günümüze televizyon, bilgisayar, internet vb. iletişim araçlarının varlığı ve ekonomik sıkıntılar nedeni ile giderek kaybolan, geçmişteki Sandıklı “köy odası kültürü” ve evlerde nöbetleşe olarak yapılan “ekmek gezmesi”, “sıra yemeği” adlı sohbet toplantıları geleneğini yeniden canlandırmak ve yaşatmak amacıyla genellikle yöre esnaflarından oluşan bir grup, 2006 yılında “Sandıklı İlçesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği”ni kurmuştur. Bu dernek, aynı yıl “Yâren Meclisi”ni oluşturmuş ve Çankırı Yâran geleneğinin sistematiğini “Sandıklı Yâren Uygulaması”na aynen aktarmıştır.Bu bakış açısından yola çıkılarak konuyla ilgili aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır: Yöreye ait yemek kültürü, ağız özellikleri, türküleri, halk oyunları, “âşık oyunu” adı verilen bir kısım orta oyunları bu sistematiğin içine yerleştirilmiştir. Hiyerarşik bir düzenin görüldüğü yâren meclisinde eğitim ve eğlence işlevi taşıyan sanatsal-kültürel etkinlikler ve özellikle müziğin belli bir disiplin içinde ve bir “gösteri” niteliğinde sunulduğu tespit edilmiştir.


 

     Yâren odasının merkezi konumundaki bir bölüm yâren müzisyenlerine ayrılmış olup müzik grubu bağlama, ritim saz ve bir seslendiriciden oluşmaktadır. Yârende seslendirilen türkülerin büyük bölümünün Afyon ve Sandıklı’dan, bazı türkülerin de farklı yörelerin repertuvarından seçilerek seslendirildiği görülmüştür. Türkülerin geleneksel ve yerel tavır ile seslendirilmesinden çok günümüz “popüler halk müziği” tavrında ve bu türe özgü repertuvardan etkilenilerek seslendirildiği gözlenmiştir. Müzisyenlerin yâren mekânındaki yer alışları ile mikrofon ve ses düzeneğinin bir tür “türkü bar” tarzında konumlandırıldığı dikkat çekmiştir. Afyonkarahisar coğrafi konumu nedeniyle bağlı bulunduğu Ege bölgesinin kültürünün dışında İç Anadolu ve Akdeniz bölgesine ait yakın çevresinde yer alan yerleşim birimlerinin kültürlerinden de etkilenmiş, bu da  kültürel çeşitliliğin doğmasına yol açmıştır. Bu etkileşim nedeni ile yöre ezgilerinde 9/8’lik ritim kalıbı içindeki zeybeklere, 2/4 ve 4/4’lük ritimlerdeki kırık havalara sıkça rastlanmaktadır.


 

     Kaynaklar


 

     Altınay, F. R. (2011). Türk Halk Kültüründe “Yâren Sohbet Geleneği” ve Kütahya Simav Yâreni, Kütahya: II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu.

     Ataman, S. Y. (1973). Anadolu Efe ve Yâren Dernekleri, Seymen Kuruluşları Oyun ve Musikileri, I. Uluslararası Türk Folklor Seminerleri Bildirileri, Ankara: Milli Folklor Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları.

     Devellioğlu, F., Kılıçkını, N., (1975). Osmanlıca-Türkçe Okul Sözlüğü, İstanbul: Rafet Zaimler Kitabevi.

     Er, T. (1988). Simav İlçesi ve Çevresi Yâren Teşkilatı, Ankara.

     Erol, A. (2009). Popüler Müziği Anlamak, Müzik Bilimleri Dizisi 3, İstanbul: Bağlam Yayıncılık.

     Esin, E. (1985). Türk Kültür Tarihi: İç Asya’daki Erken Safhaları, Erdem, Atatürk Kültür Merkezi Dergisi, S. 2.

     Gşkyay, O. Ş. (1973). Dedem Korkudun Kitabı, İstanbul: Milli Eğitim Basımevi. Birinci Basılış.

     Türk Dil Kurumu, (2009). Türkçe Sözlük Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 10. Baskı.

     Turdi, A. (1982). Halkın Sanat Okulu Uygur Halk Meşrepleri, Ankara: II. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C. IV. No: 2169-2170.

     Yeğin, A., Badıllı, A., İsmail, H., Çalım, İ., (2006). İttihat İlmi Araştırma Heyeti. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik, Büyük Lûgat, İstanbul: Çınar Matbaası.


     ______________________________________

 

     T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı VIII. Milletlerarası TürkMilletlerarası Türk Halk Kültürü Kongresi, İzmir, 21-24 Kasım 2011.(e-kitap halkkulturukongresi@kulturturizm.gov.tr)




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:5744059
Online Ziyaretçi Sayısı:23
Bugünlük Ziyaret :924

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.