01.08.1963 / Faruk Güvenç - Yöneticilerin Üstünlük Hakkını Kullanarak…


     “Kate” konusunda söyliyecek yeni bir sözüm yok. Bugün başka noktalara dokunmak istiyorum. Metin And’da ve daha önce İlhan Mimaroğlu’nda garip bir düşünüşe rasladım. İkisi de herhangi bir yazının aynı sayıda cevabıyla beraber yayınlanmasını yadırgamış. Metin And bunu “yöneticilerin üstünlük hakkını kullanması” olarak yorumluyor. Ben katılamayacağım dostlarımın düşüncesine. Biz kavga mı ediyoruz yoksa bir forumda tartışıyor muyuz? Amacımız birbirimizi bozmak mı yoksa bir konunun çeşitli yönlerden aydınlanmasını sağlamak mı? Okuyucu, karşı tarafın düşüncesini öğrenmek için neden bir ay beklesin? Gazetecilik mi bu? Ben, yönetici olarak, tartışmaları mümkün olduğu oranda aynı sayfalarda toplamak istiyorum. Gazetecilik anlayışım bu benim.

 

     Gelelim yoksul Türkiye’deki kötü opera temsillerine, bunun “Kate” ile ilintisini hiç mi hiç göremedim. Opera bir kültür dalıdır. Batı müziğini kabul ettinizse operayı içinden kesip atamazsınız. Opera kötü temsil edilebilir, ama bu, o türün sınır dışı edilmesini gerektirmez. Benim söylediğim şu: “Kate gibi bir salt eğlence eserine devletin para ve emek vermesi doğru değildir, böyle şeyler özel kumpanyalara bırakılmalıdır.”


 

     Ya Metin And’ın “yerli otoriteler”in kızağa çekilmesi teklifine ne demeli? “Demokrat Parti” devrinde aynı şeyi İsmet İnönü için de söylerlerdi. Bir insan kafası işlediği, bunamadığı, eli kolu çalıştığı sürece çalışır. Önemli koltuklar hep bu bir iki kişinin elinde dolaşıp durmuş! Ne garip, bu sözler bana Nasreddin Hoca’nın “biraz da biz ölelim” hikayesini hatırlattı.


 

     Metin And, benim yazılarımdan söz ederken bir küçük yanlış yapmış, daha doğrusu belleği yanıltmış kendisini. Gelecek sayıyı beklemiyeceğim, yöneticilerin üstünlük hakkını kullanarak hemencecik düzelteceğim bu yanlışı. Metin And’ın yazısının son paragrafında sözünü ettiği olayın aslı şudur: Bir sanatçı kısa bir süre içinde iki konser vermişti; birincisini beğenmedim, yerdim; ikincisini beğendim, övdüm. Hepsi bu kadar. Sonradan birinci yargımda yanıldığımı söylediğim doğru değildir. Onun için Metin And’ın bu olaya dayanarak ettiği iltifatları kabullenmem doğru olmaz, oysa ki ne de hoşuma gitmişti…

     ____________________________________



     Aylık olarak yayınlanan “Opus Dergisi”nin 1. Yıl 11. Sayı ile Ağustos 1963 tarihinde basılan nüshasının 5. sayfasından alınmıştır.




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:4549619
Online Ziyaretçi Sayısı:10
Bugünlük Ziyaret :229

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.