01.09.1983 / Cemal Reşid Rey - Büyük Bir Müzisyeni Anarken


     Muhiddin Sadak, nurlar içinde yatsın, 60 senelik bir arkadaşımdı. Arkadaşım dediğim zaman, yalnız iki kişi arasındaki sempati meselesini kastetmiyorum. Zihnen anlaşmayı kastediyorum. Muhiddin’le en çok müzik sahasında anlaşıyorduk. Ve öyle bir zamanda ki, bizim memlekette, bizim anlayışımıza göre müzik sahası adeta bir sahrayi kebirdi. 1923’den bahsediyorum. Ne oldu ise, ondan sonra oldu. Ben Avrupa’dan 19 yaşında gelip de “Darülelhan” ismi ile çalışan o zamanın konservatuvarı, “Belediye Konservatuvarı”nda çalışmaya başladığım zaman, bir tek Muhiddin vardı. Ve O’nunla, her sahada, bilhassa müzik sahasında, yüzde yüz anlaşıyorduk. Doğuştan serapa müzikti. Heyecanları, feveranları, bir şeyi beğenmediği zaman mübalağaya kaçarak, bir eseri göklere çıkarması bile ne kadar güzel, ne kadar sempatikti. Kendisini anlamayan bir kitle karşısında hissettiği zaman, büyük azap çekerdi. Bu hususta yüzde yüz anlaşıyorduk. Vefatının ilk senesi sonunda O’nu yadetmek ve birkaç sözle O’nun bu kalitesini, bu emsalsiz şahsiyetini ortaya çıkarmak, benim için büyük bir vazife oldu. Bunu severek ve iftihar ederek irad ediyorum. Ve şunu söylüyorum: Büyük bir müzisyeni kaybetmiş bulunuyoruz. Bunu, açık ve kesin söylememiz gerekir: Muhiddin’in kıymetini maalesef tam olarak anlayamadık. Çok yazık!

 

     _____________________________________

     Aylık olarak yayınlanan “Orkestra Dergisi”nin 12. Yıl, 121. Sayı ile Eylül 1983 tarihinde basılan sayısının 2. sayfasından alınmıştır.




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:4549526
Online Ziyaretçi Sayısı:13
Bugünlük Ziyaret :208

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.