06.09.2010 / Ruhat Mengi - Fazıl Say, Tarkan ve Özür

     Cumartesi günü değerli tiyatro sanatçımız Ayten Gökçer aradı. Konuşma sırasında “Tarkan ve Allianoi antik kenti” ile ilgili olayı duyduktan sonra Çevre Bakanı Veysel Eroğlu’yla görüştüğünden “Sanatçıların toplumsal konularda duyarlı olmasının, görüş bildirmelerinin son derece doğal olduğunu, bun a karşı çıkılmaması gerektiğini” söylediğinden, Bakan’ın da konuyu anlatırken “Ben Tarkan’ı severim” dediğinden söz etti.

     Aslında asıl mesele bu zaten, olay Fazıl Say, Tarkan veya bir başka sanatçının kendisi, kişiliği değil. Bir bakanın bu ülkeye ait sanatçıları sevmesi, sevmemesi, bir başka bakanın çıkıp “Tarkan’ı kırdıysak üzülürüz” demesi değil.

     Fazıl Say da siyasi konularda görüş bildirdiği için aforoz edildi. Devletle ilgili organizasyonlarda ‘önceden kararlaştırılmış konserleri’ bile iptal edildi.

     Bir bakan sanatçıyı sevmek zorunda veya görüşlerini beğenmek zorunda değildir. Ama sevmese, beğenmese de ülkenin sanatçılarının (ve her vatandaşının) görüşlerini açıklama hakkına (bkz. İfade özgürlüğü) saygı gösterme zorunluluğu vardır.

     “Sus, kendi işine bak. Ben de şarkı söylemeye başlarsam...” dememesi gerektiğini, böyle bir baskıya hakkı olmadığını bilme zorunluluğu vardır.

     Asıl mesele budur. Her konuda “AB’de de böyle” derken neden bu konuda AB’deki özgürlüklere bir göz atmıyoruz?

     Gazete Vatan – 06.09.2010, Pazartesi




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:4549557
Online Ziyaretçi Sayısı:17
Bugünlük Ziyaret :211

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.