Ak

\ Akalın, Münif:

1969 yılında İstanbul’da doğdu. Viyolonsele 1980 yılında Tayfur Çağlayansu ile başladı. 1986 yılından itibaren Suzan Altıner ile çalışmalarına  devam etti. 1991 yılında “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”ndan mezun oldu. 1990–1991 yıllarında Çanakkale ve Almanya’nın Hannover kentinde düzenlenen viyolonsel kurslarında Helmut Rocholl ile çalıştı. 1993–1994 yıllarında İtalya’da bulunan “Accademia Musicale Chigiana” ve “Scola Musica di Fiesole”de dünyaca ünlü “Quartetto Italiano”nun viyolacısı Piero Farulli ve asistanı viyolonselci Andrea Nannoni ile dördül ustalık kursları yaptı, birçok dinleti verdi. 2003 yılında Semih Korucu’nun bağdadığı ve kendisine adadığı “Varolmayan Şövalye” isimli viyolonsel ve orkestra için yaratıyı “Mersin Üniversitesi Akademik Oda Orkestrası” ile hem yönetken ve hem de yalkıcı olarak Adana ve Mersin’de seslendirdi. 2004 yılının Mart ayında da aynı yaratıyı Rengim Gökmen yönetimindeki “İstanbul Oda Orkestrası” ile seslendirdi. Yalkıcı olarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası”, “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası”, “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası”, “Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası”, “Mersin Üniversitesi Akademik Oda Orkestrası”, “Anadolu Üniversitesi Senfoni Orkestrası”, “İstanbul Oda Orkestrası” eşliğinde dinletiler verdi. 1992–1999 yılları arasında “Akbank Oda Orkestrası”nda çalıştı, iki mevsim boyunca da viyolonsel grup şefliği yaptı. 1992–1997 yılları arasında “İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda viyolonsel öğretim elemanı olarak çalıştı. Halen “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda viyolonsel, oda küğü ve orkestra dersleri vermekte olup aynı zamanda “Milli Reasürans”, “İstanbul” ve “Mersin Üniversitesi Oda Orkestraları”ll;">nda grup şefi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

\ Akatlar, Celal:

1941 yılında “İstanbul Belediye Konservatuvarı”ndan pekiyi dereceyle mezun olan sanatçı, Viyana’ya giderek Joseph Coblinger ile çalıştı. Yurda dönüşünde “Şehir Orkestrası”na obuvacı olarak atandı. Orkestra devlete bağlanıp “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası” adını aldıktan sonra da grup şefi olarak görevine devam etti. Çeşitli orkestralar eşliğinde obuva dağarındaki bellibaşlı tüm konçertoları yorumladı, yurt dışında da dinletiler verdi. Pek çok öğrenci yetiştirmiş olan Celal Akatlar 1986 yılında yaş haddinden dolayı orkestradan emekli oldu. Celal Akatlar “Opera Oda Orkestrası” ile çeşitli dinletiler de vermişti. “TRT İstanbul Radyosu Tango Orkestrası”nda piyanistlik de yapan sanatçı elektroniğe olan ilgisi nedeniyle yıllar boyunca devre şemaları toplamış, hatta bunları imal bile etmişti. Kendi yaptığı radyoları, anfileri olan Celal Akatlar ileri yaşlarında dahi hayata sıkı sıkıya bağlı idi, yapacak çok şeyi olan ve yaptığı herşeyi kendisine yakışır bir biçimde yapmaya özen gösteren sanatçı bu anlamda hayata gözlerini erken kapatmıştır. Birçok pop albümünde de çaldığı bilinen Akatlar geniş bir yelpazede stüdyo küğcülüğü de gerçekleştirmişti.

Akçay-İda Kültür ve Sanat Şenliği:

Edremit Körfezi’nde festival kültürünün ilk başladığı yer olan Akçay’da gerçekleştirilen “Akçay-İda Kültür ve Sanat Şenliği”nde sergiler, söyleşiler, çocuk etkinlikleri ve dinleti geceleri yapılmaktadır. Şenlik kültürünün bölgedeki öncüsü olan şirin tatil beldesi Akçay’da gerçekleştirilen şenliklere tüm belde halkı ile tatilciler katılmaktadır. Beşinci şenlik 22-24 Ağustos 2008 tarihleri arasında yer almıştır.

Akçora, Cem:

“Bilkent Akademik Senfoni Orkestrası” birinci kornocusu olan Cem Akçora küğ eğitimine ünlü korno pedagogu Mahir Çakar ile başladı ve tamamladı. Küğ mesleğine orkestranın yanısıra “Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi”nde öğretim görevlisi olarak devam etmektedir.

\ Akgül, Münire:

1989 yılında "İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü"nde küğ eğitimine ana çalgısı klasik gitar olarak başladı. Burada Kadir Karkın ile küğsel işitme, remileme ve uyum bilgisi, Cemal Yurga ile piyano, Sadık Yöndem ile klasik gitar ve Faik İsrafiloğlu ile bağlama eğitimini tamamladı. 1993 yılında mezun oldu ve aynı yıl "İnönü Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müzik Ana Sanat Dalı"nda yüksek lisansa ve Adana "19 Mayıs Lisesi"nde küğ öğretmenliğine başladı. 1996 yılında yüksek lisansını tamamladı. 1998–2000 yılları arasında Osmaniye "Atatürk İlköğretim Okulu"nda küğ öğretmenliği yaptı. 3 Temmuz 2000 tarihinde "Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı"nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2000-2005 yılları arasında öğrencilerle "Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kuruluş Yıldönümü" kutlama dinletileri, yıl sonu dinletileri ve öğretmenler günü dinletileri düzenledi. 2003 yılında "Side Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali"nde ve aynı yıl "Adana Bilimkent Koleji"nde gitar dinletisi verdi. 2004 yılında Çukurova Üniversitesinde  gitar konseri verdi. 2006 yılında Ç.Ü. Eğitim Fakültesi öğrencilerinin düzenlediği şiir dinletilerine gitarla eşlik etti. 2004–2007 yılları arasında "Çağdaş Drama Derneği"nin düzenlemiş olduğu "Yaratıcı Drama Liderlik Programı Atelye Çalışmaları"na (1., 2., 3., 4. ve 5. aşama), "XI. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Seminerleri"ne, "Okulöncesi Eğitimde Orff Öğretisi Temelinde Küğ Uygulamaları Atelye Çalışması"na, "Dans ve Hareket Tiyatrosu" konulu atelye çalışmasına ve "Vurmalı Çalgılar Ustalık Kursları"na katıldı. "Yaratıcı Müziksel Düşünme" ile "Müzik ve Yaşam" konulu makaleleri yayınlandı. "Mü ;zik Eğitiminin Önemi" ile "Müzik ve Yaşam" konulu konferanslar verdi. "Çağdaş Drama Derneği" ve "Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi" işbirliği ile 20–23 Mayıs 2009 tarihleri arasında yapılan "14. Uluslararası Eğitimde Yaratıcı Drama Semineri"ne katıldı. Halen "Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı"nda çalışmaktadır.

Akgün, Mustafa:

4 Eylül 1979 tarihinde Tarsus'ta doğan Mustafa Akgün ilk ve orta öğrenimini Adana'da tamamladı. 1997-2001 arasında "Adana Belediye Konservatuvarı"nda "Türk Sanat Musikisi Bölümü"nde eğitim aldı. Daha sonra Savaş Oytun ile kanun sazı üzerine çalışmalar yapmaya başladı. "Çukurova Öğretmenler Korosu Saz Heyeti"nde kanun icra etti. "Selçuk Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü"ne giren Akgün bu okulu bitirdikten sonra İstanbul'da beş yıl küğ öğretmenliği yaptı. İstanbul'dan sonra Adana'ya tayini çıktı. Halen bu kentte küğ öğretmenliğine devam etmektedir.

\ Akın, Tolga:

1979 Yılında İzmir’de doğdu. 1989 Yılında “Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”na girerek Ishtvan Nemeth ile keman çalışmalarına başladı. 1995 yılında “Akdeniz Gençler Orkestrası” ile Fransa’da düzenlenen büyük dinleti dolaşısına katıldı. 1996’dan itibaren Nazım Rızayev ile keman çalışmalarını sürdürdü. 2001 yılında Ezgi Gönlüm keman sınıfından pekiyi derece ile mezun oldu. “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası”, “Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” ve “Bursa Devlet Senfoni Orkestrası” gibi bir çok profesyonel orkestrada görev aldı. 2001 Yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası” sanatçısı olmaya hak kazandı. 2003 Yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi”nin açmış olduğu “Yüksek Lisans Keman Ana Sanat Dalı Programı”na kabul edildi. Yüksek Lisans çalışmalarına Jerold Rubenstein ile devam eden Akın 2007 yılında pekiyi derece ile mezun oldu. Sanatçı halen bu görevinin yanında “Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi” ile çalışmalarını sürdürmektedir.

\ Akkaya, Buket:

"Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Anasanat Dalı Sahne Tasarımı Bölümü"nden 1983 yılında mezun olan Buket Akkaya aynı yıl "İzmir Devlet Tiyatrosu"nda dekoratör olarak çalışmaya başladı. 1997'den günümüze "Süleyman Demirel Üniversitesi Tiyatro Tasarım Bölümü"nde uygulamalı dekor ve maket yapımı dersleri veren sanatçı halen "İzmir Devlet Tiyatrosu"nda dekoratör ve kostüm kreatörü olarak il;alışmalarına devam etmektedir. Okul yıllarında karma dekor ve eskiz maket sergilerine katılan sanatçı 1984 yılında kişisel olarak bir siyah–beyaz fotoğraf sergisi açmış, 1987 yılında yine kişisel olarak vitray, bakır, rölyef sergisi düzenlemiş, 1995 yılında karma bir heykel sergisinin paylaşımcısı olmuş, 2001 yılında bir diğer karma sulu boya, yağlı boya ve kil (rölyef/heykel) sergisine katılmıştır. Buket Akkaya "Ekyaz / Egeli Kadın Yazarlar Platformu"nun üyesi olup, aynı zamanda "KYD / Kadın Yazarlar Derneği"nin de kurucu üyesidir. Sanatçı 2007 yılında yapılan "Eskişehir Sanat Derneği Öykü Yarışması"nda "Karanlıkta" adlı öyküsü ile birinci olmuş, 2007 "Seyrek Belediyesi" tarafından düzenlenen "Kadın" konulu ikinci öykü yarışmasında "Geçmişten Tınılar" adlı öyküsü ile kitaba girmeyi hak kazanmıştır. Halen çeşitli edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlanan sanatçı evli ve Öykü adında bir kız annesidir.

Akkord:

(Alm.) (Bkz.) Uygu.

Akor:

Uygu, düzen. Bkz. Uygu, düzen. (İt.) Accordare, acordo. (Fr.) Accord. (İng.) Chord. (Alm.) Akkord. Bir uyum oluşturacak, bir armoni teşkil edecek şekilde muhtelif seslerin birlikte çıkarılışı. Bkz. Düzen.

Akordion:

(Alm.) Bkz. Akordiyon, accordeon, accordion.

\ Akordiyon:

Akordion, accordeon, accordion. Körüklü, klavyeli bir çalgı. Körük hareket ettirilirken parmaklar elçin üzerinde gezdirilerek çalınır.

Aksoy, Ahmet:

Türk musikisi bağdarlarından Muallim İsmail Hakkı Bey’in üçüncü oğludur. Ahmet Aksoy 1900 yılında İstanbul’da doğmuştur. Musikiyi babasından öğrenmiştir. Babasının yaşadığı dönemlerde oynanan operetlere katılırdı. “Dar-ül Elhan”ın hazırladığı tüm dinletilerde babasıyla birlikte çalışmıştır. Ancak, babasının ölümünden sonra hayatını memuriyet yaparak geçirmiştir. 1943 yılında İstanbul “Paşabahçe İspirto Fabrikası”ndan İzmir “Halkapınar Tekel Şarap ve İspirto Fabrikası”na tayin edilmiştir. Burada geçirdiği 24 yıl boyunca tekrar küğ ile uğraşmaya başlamış ve “İzmir Musiki Cemiyeti”nde öğrenciler yetiştirmiş, bu cemiyetin dinletilerini yönetmiştir. Ahmet Aksoy’un kendine özgü bir tavır ile ud çaldığı belirtilmektedir. Sanatçı 29 Aralık 1967 tarihinde İzmir’de yaşama gözlerini yummuştur. Verdiği ürünler arasında önemle belirtilmesi gerekenler şunlardır: Nihavend Şarkı Aksak (Gün gördüğümüz bir sıranın yaz gecesiydi), Nihavend Fantezi (Bir damla göz yaşı, küçük bir damla), Nihavend Şarkı (Titrek bir damladır aksi sevincin), Nihavend Fantezi (Fecrin bütün esrarı parıldarken açıkta), Nihavend Fantezi (Öptükçe sular sahili sessiz dalgın uzanır gölgeli yollar), Hüzzam Şarkı Aksak (Bir nur-u ilahi gibi afakı sararsın), Hicaz Şarkı Devrihindi (Bağçeler gördüğüm ki olmuş güzeller sergisi), Ferahfeza Şarkı Devrihindi (Aşkın olmuştur sebep coşkun gönüller ahına), Hüseyni Şarkı Aksak (Ey nazlı nigahı ile gülen cilveli kumru), Karcığar Şarkı Sofyan (Köyümüzün biricik penbe beyaz yanaklı), Fantezi Tango (Plajın üstüne nurlar saçıyorken mehtab), Hicazkar Şarkı Aksak (Her aşık olan ah mı eder bahtı siyah mı), Muhayyerkürdi Şarkı Aksak (Fağfur bir kadehden dökülen mey gibi rakset), Dügah Şarkı Müsemmen (Derd-i aşka mübtela bir nay, bir ben, bir gönül). Bkz. www.notadeposu.com

\ Aksoy, Behiye:

19 Eylül 1933 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Küğle dolu bir evde büyüdü. Annesi ve halasının hazırladığı alt yapı ile içine küğ sevdası düştü. 1947 yılında ortaokulu bitirmesinin hemen ardından “Ankara Radyosu”nun sınavlarına girdi ve kazandı. 1948 yılında stajyer olarak çalışmaya başladığı radyoda Muzaffer Sarısözen, Aksoy’u “Türk Sanat Musikisi” yerine “Türk Halk Musikisi” korosuna aldı. Ancak Behiye Aksoy “Türk Sanat Musikisi”ni hedeflemekteydi. Bunun üzerine Sarısözen “Türk Sanat Musikisi” bölümüne geçmesine izin verdi. 1951 yılında küğcü Halil Aksoy ile evlendi ve O’nun soyadını aldı. Böylece kızlık soyadı olan Tetiker unutuldu ve artık sanat hayatında Aksoy olarak anılmaya başlandı. Sesinin farklılığı ve güzelliği ile herkesin dikkatini çekmeye başlayan sanatçı pek çok gazino sahnesinden teklif almaya başladı. Ancak bu arada anne olması nedeniyle 1958 yılına kadar tüm israrlara karşın gazinoya çıkmadı. Ancak artık göz ardı edilemez bir şöhret yakalayan sanatçı sonunda tekliflere daha fazla dayanamadı ve 1958 yılında Ankara “Göl Gazinosu”nda çalışmaya başladı. Parlak ve başarılı bir gelecek yakalayan Aksoy “Maksim Sahneleri”nin ilk kadın assolisti olarak Zeki Müren ve Orhan Boran’la birlikte unutulmaz gecelere damgasını vurdu. Gazino kültürünün yerleşip, takdir görmesinde dekorları, mutfağı, servisi, naifliği ile “Maksim Gazinosu”nun önemi kadar Behiye Aksoy ismi de çok etkili olmuştur. Bu büyük başarı gazeteler ve dergiler aracılığı ile tüm Türkiye’ye ulaştıkça, sanatçı radyodan dinlenen ve takdir edilen ses sanatçısı ünvanının yanına yine takdir edilen popüler bir gazino sanatçısı ünvanını da eklemiş, şöhretini arttırmış oldu. “Maksim Gazinosu” tarihinde, Zeki Müren’le yarışan tek bayan rakiptir. Bu arada “Maksim”in ardından yine çok popüler olan “Tepebaşı Gazinosu”na geçti ve iki yıl boyunca orada program yaptı. Bu arada taş plakları da satış rekorları kırıyordu. Şimdilerde nostaljik olarak adlandırılan ve günümüz sanatçılarına belli bir satış ve popülerlik başarısını garanti eden pek çok şarkıyı bu taş plaklarda okuyan Behiye Aksoy sanatsal yaşamındaki bu parlak dönemde özel yaşamında talihsizlikler yaşadı. 1963 yılında eşi Halil Aksoy’dan ayrılan sanatçı ikinci evliliğini “Gazinocular Kralı” Fahrettin Aslan ile yaptı, ancak bu evlilik de iki yıllık bir sürenin ardından ayrılıkla sonuçlandı. O dönem “Yeşilçam”da dillere düşmüş şarkılardan yola çıkılarak filmler çevrilmesi çok popülerdi. Behiye Aksoy da sayısız şarkıyı popüler yapmış, ilk O’nun sesinden dinlenen onlarca şarkı filme çekilmişti. Ama sinemacılar Aksoy’u da perdede görmek istiyordu. Teklif üstüne teklif geliyordu. Sesi ve ismi çok popülerdi, ama henüz yüzünü bir kere bile görmemiş çok hayranı vardı. Bu durumu dikkate alan sanatçı “Erman Film”in teklifini kabul etti ve 1967 yılında İzzet Günay ile “Kederli Günlerim” isimli filmde rol aldı. Film çok beğenildi. Ancak sanatçı yoğun sahne çalışmalarından ve sinemayı profesyonel olarak düşünmediğinden dolayı ikinci filmini çekmede acele etmedi. 1973 yılında Murat Soydan ve Metin Serezli ile birlikte unutulmaz “Falcı” filminde oynadı. Filmin prodüktörü Berker İnanoğlu idi ve sanatçı filmin çekim çalışmaları bittikten sonra İnanoğlu ile evlendi. Ancak aldığı kararın acele ile alınmış bir karar olduğunu görüp onbir günlük bir evliliğin ardından eşinden ayrıldı. Özel yaşamında istediği mutluluğu bir türlü yakalayamayan sanatçının mesleki açıdan hiçbir sorunu yoktu. Gazinolar, dinletiler dolup dolup taşıyor, plakları gerçek anlamda yok satıyordu. Ödüller birbirini ardına geliyor, dergilerde ardı ardına en iyi sanatçı seçiliyordu. Televizyon artık iyice yaşamın içine girmeye başlamıştı. Ancak popülerliği ve halkın gözündeki saygınlık ve sevgisi aynen devam ettiği halde, ekranlarda çok sık görülmüyordu. Televizyon gazino sahnelerini olumsuz etkilemeye başlamıştı, aynı zamanda da arabesk küğ popülerliğini artırarak “Türk Sanat Musikisi”ni ikinci plana itmişti. Sanatçı uzun yıllardır devam eden başarılı sanat yaşamını artık yavaş yavaş noktalama kararını aldı. Sonraları çeşitli firmalardan çıkarılan gerek yalkın, gerekse koleksiyon anlamındaki kaset ve CD’lerde şarkıları yer aldı. Ancak milyonlarca adet satan plaklarının sonuncusunu 1982 yılında “Çağrı” ismi ile çıkardı. Aksoy ertiksel yaşamını en üst noktada iken zedelenmeden ve yıpranmadan bıraktı. Sessiz sedasız Side’ye çekildi. Orada toplumsal etkinliklerine devam etti ve hatta 2000’li yılların başında Side’nin tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı bir ödüle layık görüldü. Platin rengi saçları, şık kostümleriyle kendisinden sonra yetişen şarkıcılara öncülük etti. Karakteristik hareketleri, sahnedeki büyük dehası daima ayakta alkışlandı. Plakları öyle çok ilgi gördü ki sanatçıya başarılarından ötürü altın plak değil platin taç armağan edildi. Küğü bıraktığı 80’li yıllara kadar daima sevilen ve gözde sanatçılardan olmayı başardı. Türk sanat küğü’nün en özel isimlerinden biri olan Behiye Aksoy güzelliği, duruşu, başarıları, benzersiz sesi, su gibi akan yorumu ile küğü bırakmasının üstünden seneler geçmesine rağmen, hala kendi özel yerini ve ismini korumaktadır.

Akustik:

Ses bilimi. Ses bilimine ait. Ses Fiziği. Bkz. Acoustic, acoustique, acustica.

\ Akyatan, Ozan:

1987 yılında "İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klasik Gitar Bölümü"ne kabul edilerek Erdem Sökmen ile çalışmalarını sürdüren Ozan Akyatan 1997 yılında mezun oldu. "İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi"nde yüksek lisans programını tamamladı. Wolfgang Landle, Alan Thomas ve Carlo Domeniconi'nin ustalık kurslarına katıldı. "Boğaziçi Üniversitesi", "İstanbul Teknik Üniversitesi", "Yıldız Teknik Üniversitesi", "Dokuz Eylül Üniversitesi" ve "Kocaeli Üniversitesi"nde  resitaller verdi. 2005 yılında "Ordu" ve 2007 yılında "Malatya  Klasik Gitar Buluşmaları"nda sahne aldı.Tanju Yıldırım ile tango küğü ve kırını üzerine çalışmalar yaptı, birçok tango dinletisinde çaldı. 1991 yılından bu yana özel kuruluşlarda gitar eğitmeni olarak görev aldı. 2004 yılında "Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda öğretim görevlisi oldu. Sanatçı halen bu okulun "Klasik Gitar Bölüm Başkanı" olarak görevini sürdürmektedir.

\ Akyürek, Sibel:

İzmir’de doğdu. “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Viyola Bölümü”ne girdi. Tüner Galip, Çetin Aydar ve Zeliha Özel ile eğitimini tamamlayarak 1997 yılında mezun oldu. 1997–1998 dinleti mevsiminde “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası” ve “İzmir Devlet Opera ve Balesi”nde ücretli olarak çalıştı. 1998 yılı Ekim ayında “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” ve “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda ücretli olarak çalışmaya başladı. 1999 yılında “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nın açtığı sınavı kazanarak viyola öğretim görevlisi olarak atandı. 2002 yılında bu kurumda Prof. Farhang Hüseyinov ile başladığı yüksek lisans çalışmalarını 2004 yılında tamamladı. Eğitimi süresince ve sonrasında birçok oda küğü ve orkestra dinletilerine katıldı ve resitaller verdi. Halen “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda viyola, oda küğü, küğ tarihi, çalgı bilgisi ve yaylı çalgılar edebiyatı derslerini vermektedir. Sanatçı 2004 Şubat ayından beri “Yaylı Çalgılar Ana Sanat Dalı Başkanlığı” görevini yürütmekte, bunun yanısıra 2007 Eylül ayından bu yana “Konservatuvar Müdür Yardımcılığı”nı üstlenmiş bulunmaktadır. 2007–2008 eğitim–öğretim yılında “Erasmus Öğretim Elemanı Değişim Programı” çerçevesinde 30 Mart–6 Nisan 2008 tarihleri arasında İspanya’nın Granada kentindeki “Real Conservatorio Superior de Musica Victoria Eugenia”da (Kraliyet Konservatuvarı) sekiz saat viyola dersi vermiş ve bağdar Ahmed Adnan Saygun’un yaşamı, yaratıları ve viyola konçertosu ile ilgili İngilizce bir sunum yapmıştır.

\ Akyüz, Didem:

13 Temmuz 1983 tarihinde doğmuş olan Didem Akyüz ilk olarak “Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü”nü bitirmiş (01.09.1999-25.06.2004), daha sonra “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı Opera-Şan Bölümü”nde (01.09.2004-25.06.2008) eğitim görmüştür. Bu eğitiminin ardından gittiği İspanya’da 2008 yılının Eylül ayında girdiği “Real Conservatorio Superior de Musica Victoria Eugenia”da başladığı eğitimine devam etmekte, aynı zamanda çeşitli topluluklarda ve operalarda görev almaktadır. Bunlar arasında “Granada Kent Orkestrası Korosu” ve “Maestranza Tiyatrosu Opera Korosu” bulunmaktadır. Alto olan sanatçı İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Almanca bilmektedir.




Muhal-Uğur
İkikardeş'e
sitemize verdikleri
desteklerden ötürü
teşekkürlerimizle...



Adana Web Tasarım,Web Tasarım Adana Çukurova Bilişim Teknolojileri Araştırma ve Eğitim Derneği


Son Güncelleme:01.10.2014 16.40
Toplam Ziyaret:663264
Online Ziyaretçi Sayısı:4
Bugünlük Ziyaret :99

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.