Mo

Modal:

Modla ilgili, “mod”a ilişkin. Makamsal. Bkz. Mod, modalite, makam, makamsal.

Moderato:

(İt.) Orta hızda. Orta, mutedil. Ilımlı. Küğ sanatında sakince bir orta hızı betimleyen terimdir. Metronomun dakikada 88-104 arasındaki hızları bu terimin kapsamına girmektedir. Rahatça, ılımlı olarak. Bkz. Moderé.

Moderé:

(Fr.) Ölçülü, ılımlı. Orta hızlı, orta halli. İtidalli. Bkz. Moderato.

Modern music:

(İng.) Modern küğ. Çağdaş müzik.

Modulation:

(Fr.) Bkz. Modülasyon, modulazione.

Modulazione:

(İt.) Bkz. Modülasyon, modulation.

Modülasyon:

Eksen değiştirme, ton değiştirme. Eksen (ton-tonalite) değişimi. Bkz. Modulation, modulazione.

\ Moguilevsky, Eugenie:

Eugenie Moguilevsky “Brüksel Kraliyet Konservatuvarı”nda piyano dalında kıdemli profesör olarak görev yapmaktadır. Bu değerli sanatçı dünyaca ünlü Kyrill Kondrashin gibi yönetkenler ve “Moskova Filarmoni Orkestrası” gibi orkestralarla dinletiler vermiş, plaklar doldurmuştur. Bu anlamda kaydını yaptığı Rachmaninof’un 3. Piyano Konçertosu 1973’de yılın plağı seçilmiştir. Eugenie Moguilevsky “Moskova Konservatuvarı”nda Heinbrich Nehaus’un eğitiminden de geçmiş olup Nehaus’un diğer öğrencileri arasında Emil Gilels ve Sviatoslav Richter de bulunmaktadır. Onsekiz yaşında iken Brüksel’de düzenlenen “Kraliçe Elizabeth Uluslararası Piyano Yarışması”nda birincilik ödülünü kazanmıştır. Bu başarısı Andre Claytens, Charles Munch, Bernard Haitink gibi tanınmış orkestra yönetkenlerinin kendisini dinleti vermeye davetleri ile taçlanmıştır. Eugenie Moguilevsky Türkiye’de de Devlet Senfoni Orkestraları ile dinletiler, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bella Pais Festivali”nde de eşi Olga Rumchevitich ve oğulları Maxim ve Alander ile eşi Julia ile birlikte bir resital vermiştir. Moguilevsky Avrupa’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde “Carnegie Hall” ve “Royal Festival Hall” gibi büyük salonlar dahil ünlü yerlerde dinletiler vermiş olup bu etkinliklerine bugün de devam etmektedir. Sanatçı yalkıcı olarak yaptığı çalışmalarına ek olarak Avrupa’daki birçok önemli yaz okullarında ustalık kursları vermeye davet edilmektedir ve eğitim alanındaki bu hizmeti ile de genç nesillerin yetişmesine katkıda bulunmaktadır.

\ Moguilevsky, Olga Roumchevitch:

Olga Roumchevitch Saint Petersbourg’da tanınmış bir orkestra yönetkeninin ailesine mensup olarak dünyaya gelmiştir. Babasının 100. doğum günü kutlamaları Mart sonunda St Peterburg’da tertiplenecek bir dizi dinletiyle ve bugün her biri isim yapmış orkestra yönetkeni olan dünyanın çeşitli ülkelerinden gelecek öğrencilerinin katılımı ile gerçekleşecektir. Eğitimini “Saint Petersburg Konservatuvarı”na bağlı “Özel Küğ Okulu”nda, piyanist ve aynı zamanda da isim yapmış bir öğretmen olan Félix Blunfeld’in öğrencilerinden olan annesinin öğrencisi olarak yapmıştır. 1969 yılında konservatuvardan diplomasını Nadejda Golubovskaya’nın öğrencisi olarak almıştır. Aynı konservatuvarda daha sonra yalkıcı, eğitimci, oda küğü sanatçısı ve dinleti ustası stajlarını da tamamlamıştır. Öğrenimi sırasında “Saint Petersburg Filarmoni”, “Konservatuvar” ve aynı kentin “Büyük Kilisesi”nde Bach’dan, Mozart’tan, Beethoven’den, Brahms’dan, Saint-Saens’dan, Çaykovski ve Rachmaninof’dan konçertolar seslendirdirmiş, piyano resitalleri vermiştir. Eğitimini bitirdikten sonra “Moskova Çaykovski Konservatuvarı”nda kesintisiz yirmiüç yıl süre ile asistan ve dinleti eşlikçisi olarak dersler vermiş, bir yandan da değişik gruplarla çalışmış, ayrıca yalkıcı olarak da dinletiler vermeye devam etmiştir. Olga Roumchevitch çeşitli ödüllerin sahibi ve uluslararası yarışmalarda dereceler almış olup, eşi Eugène Mougilevsky ile ve iki oğlu Maxime ve Alexander ile de muntazam olarak çalmaktadır. Oda küğü sanatçının meslek yaşamında önemli bir yer almakta olup İngiltere, Fransa, Çekoslovakya, İsrail, Saint Petersburg, Mokova, Viyana, Riga ve Lokenhause’daki çeşitli festivallere katılmış ve bu arada Gidon Kremer ile de çok sayıda dinleti vermiştir. Sanatçı uluslararası yarışmaların jürisi olarak da görev yapmıştır. 1992 yılından bu yana “Brüksel Kraliyet Konservatuvarı”nda piyano öğretmeni olan eşinin asistanı sıfatı ile çalışmakta, bir yandan da genç piyanistler için seminerler tertiplemektedir. Olga Roumchevitch “Liebes Lieder”in Londra’da “BBC Korosu” ile verilen olağanüstü kalitedeki bir dinleti kaydında da yer almıştır. 1997 yılı “Concours International Reine Elisabeth / Uluslarası Kraliçe Elizabeth Yarışması” sırasında Yehudi Menuhin’e “Chateau de la Hulpe”de verdiği ustalık kursunda eşlik etmiştir.

Moll:

(Alm.) Küçük, minör.

Molto:

(İt.) Daha, daha da. Çok, pek çok. Bir hayli. Büyük ölçüde, büyük ölçekte. Epeyce.

Molto allegro:

(İt.) “Allegro”ya göre hafifçe daha hızlı olmakla birlikte bu terimin kapsama alanı içerisinde kalır. Bkz. Allegro, Allegro molto.

Monotone:

(İng.) Bkz. Monotoni, monotonie, monotony.

Monotoni:

Yeknesaklık. Monotoni. Monotonluk. Yeknesak olma hali. Tekdüzelik. Aynı sesten çalma ya da söyleme. Sesin değişmeme hali. Değişmeyen ses. Aynı düzeyde çalma ya da söyleme. Sesi teklilik. Bkz. Monotone, monotonie, monotony.

Monotonie:

(Fr.) Bkz. Monotone, monotoni, monotony.

Monotony:

(İng.) Bkz. Monotone, monotoni, monotonie.

Morando:

(İt.) Gecikerek. Bkz. Ritardando.

\ Morassuti, Luca:

İtalyan viyola sanatçısı. Augusto Vismara’nın öğrencisi olarrak “Venedik Konservatuvarı”ndan mezun oldu. Aynı yılı “Vittorio Veneto” yarışmasında birincilik ödülünü kazandı. Daha sonra çalışmalarını Piero Farulli, Sandor Vegh, Paul Szabo gibi uluslararası önemdeki isimlerle sürdürdü. Genç yaşlarında diğer etkinliklerinin yanı sıra “Venedik Dördülü” grubunu kurarak oda küğü dinletileri verdi. Bu dördül hem Avrupa’da hem de dünyanın birçok önemli salonunda sayısız etkinlikler gerçekletirdi ve çok sayıda çizit yaptı. 30 yıldır varlığını sürdüren bu oda küğü topluluğunun dışında sanatçı 2009 yılından bu yana İtalya’nın Brescia kentinde bulunan “Luca Marenzio Konservatuvarı”nda da bir dördül oluşturmuştur. Luca Morassuti öğretmen olarak çalışmaya devam etmektedir.

Morceau:

(Fr.) Küğsel parça. Parça. Müzik parçası.

\ Moreau, Jeanne:

1928 yılında Paris’te dünyaya gelen Moreau, “Paris Konservatuvarı”nda eğitim gördü. Sahneye ilk kez 1947 yılında “Avignon Festivali”nde çıktı. 1951’den sonra sinema filmlerinde oynamaya başladı. 1958’de Louis Malle yönetmenliğindeki “Elevator to the Gallows” filmi ile dikkat çekti ve “Yeni Dalga Akımı”nın ünlü yönetmenleriyle çalıştı.

Morendo:

(İt.) Gittikçe sesi azaltarak. Sesi kısarak. Kaybolarak. Sönükleştirerek, söndürerek. Gittikçe yok ederek, gittikçe kaybolarak. Ölerek, öldürerek.

Moresca:

(İt.) Bacaklara çıngıraklar takarak ve yüzleri boyayıp oynanan eski bir İspanyol kırını. Bkz. Morisca (İsp.), Moresque, Morisque ya da Mauresque (Fr.)

Morgenständchen:

(Alm.) Sabah serenadı. Sabahları serenat yapmak. Sabah küğü. Sabahları söylenen şarkılara verilen isim.

Morisque:

(Fr.) Bkz. Moresca.

Mormorando:

(İt.) Mırıldanarak, mırıldanma yolu ile söylemek. Mırıldanış gibi hafif ve fısıltılı. Hafifçe fısıldayarak. Hafif fısıltı. Mırıldanma. Mırıldanma yolu ile ırlamak. Bkz. Murmurando.

Morning music:

(İng.) Sabah küğü. Sabahları yapılan müzik. Bkz. Morgenstaendchen.

Morrison, Jim:

Morrison, Jim - Courson, Pamela3 Temmuz 1971 tarihinde çekilen fotoğraf solda yer almaktadır. Gördüğünüz bu fotoğrafta “The Doors”un yalkıcısı Jim Morrison, sevgilisi olan Pamela Courson ile kuzey Fransa’da bulunan “Saint-Leu d’Esserent” köyünde biralarını içerken yer almaktadırlar. Jim Morrison bu fotoğraftan tam beş gün sonra hayata gözlerini yummuştur.

Mossa:

(İt.) Hamle, hareket. Bkz. Mosso.

Mosso:

(İt.) Canlı, hızlı. Hız hakkında bir terimdir. Yerine ve aldığı ön eklere göre daha hızlı ya da daha yavaş hareketleri gösterir. Bkz. Meno mosso. Piu mosso.

Mot:

(Fr.) Söz, sözcük, kelime, laf. Motetteriminin Fransızca “mot”, yani kelime ya da söz (sözcük) karşılığından türetilmiş olduğu kuvvetli bir varsayımdır. Bu varsayımın karşıtları ise motetteriminin Latince “hareket” (hareket etme) çevirisiyle anlatabileceğimiz “movere” kaynaklı olduğunu söylemektedirler. Eğer motetterimi kökenini Latinceden almaktaysa, bu durumda farklı ses katmanlarının bir diğer ses katmanına yaptığı karşıt hareket kastedilmektedir. Günümüzde ağırlık kazanan görüş etimolojik olarak motetteriminin onüçüncü yüzyıl Fransızca’sında “kısa ya da küçük söz” (sözcük) olarak karşılığını verebileceğimiz “mot” kelimesinden geldiğini ortaya koymaktadır. Aslında, motetin öncüsü olan “clausula”lar başlangıçta “motelli” (Fr. mot) olarak isimlendirildi ve kısa süre sonra “moteti” halini aldı ve en sonunda motetolarak son şeklini aldı. Bkz. Movere. Etimoloji, etimolojik. Clausula.

Motet:

Roma Katolik Kilisesi”nin ayinlerinde kullanılmak üzere Latince metinlere dayalı olarak bağdanan koral küğlere verilen isim. “Motet”in biçimsel olarak onüçüncü yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıktığını ve küğ tarihinin ilerleyen dönemlerinde evrimleştiğini görmekteyiz. Bahsi geçen yüzyılın hemen hemen ilk yıllarında “motet” biçiminin, iki partlı “clausula”larda yer alan duplumun “(yani sözsüz olarak ırlanan üst partın) bir metin ile (mot) donatılmasıyla ilk örneklerinin ortaya çıktığı pek açıktır. “Tenor” olarak isimlendirilen alttaki part, “Gregoryen” bir ilahinin ırsal bir cümlesini içerir. Onüçüncü yüzyılın sonlarına doğru bir evrimsel basamak daha atlayan “motet”e üçüncü bir katman, yani triplumeklenmiştir. Üçüncü çizginin eklendiği dönemin başlarında sözler genellikle Fransızcaydı ve dünyevi metinlerden seçilmekteydi. Ondördüncü yüzyılın ortalarında -özellikle Guillaume de Machaut’nun ve John Dunstable’ın yaratılarında- “motet” izoritmik bir yapıya ulaştı. Onbeşinci yüzyılın başlarında “cantus firmus tenor” kullanımı sona erdi, ancak farklı metinler eşzamanlı olarak ırlanmaya başlandı. Bundan sonraki evrimsel aşamada “motet” biçiminde bağdanan yaratılarda tüm partlarda aynı metin kullanılmaya başlandı ve bu tür yaratılar özgürce yazılma noktasına ulaştı. Yaklaşık 1450 ile 1550 arasındaki dönemde “Flaman Okulu”na ait bağdarlar “motet” yazma konusunda öne çıktılar ve yarattıkları motetlerde dört ile altı farklı ır çizgisi kullanmaya yöneldiler. Flaman okulu özgürce kullanılan polifonik yapılar ile koral homofoni arasında kontrastlar ortaya koyan benzetmeler kullanmaktaydı ve metni oluşturan sözcükler giderek artan bir ifade duyarlılığı sergilemekteydi. Kısacası, “motet” biçiminde kelimelerin duygulanım içeriği artan bir yaygınlık kazandı. Bu yeni özellikler özellikle Josquin des Prez ile Nicolas Gombert’in “motet”lerinde pek açıklıkla belirginlik kazanmıştır. Onaltıncı yüzyılın sonlarına doğru bu biçem Giovanni Pierluigi da Palestrina, Orlande de Lassus, Tomás Luis de Victoria, Thomas Tallis ve William Byrd’in verimlerinde doruğuna erişmiştir. “Venedik polikoral motet” biçemi ise onaltıncı yüzyılın ikinci yarısında gün ışığına çıktı. “Venedik” tarzı motetlerde sekiz ya da daha fazla ır partı, iki ya da daha çok koroya dağıtılarak seslendirilmekteydi. Bu yazım şekli olağanüstü bir ustalık gerektirmekteydi ve büyük çabalar harcamayı gerekli kılmaktaydı, ancak antifonal olarak elde ettiği kontrastlardan ötürü pek bir cazip bulunmuştu. Giovanni Gabrieli’nin yaratıları bu biçemin zirvesini oluştururOnyedinci yüzyılın başlarında “motet” yazımında; yalkın seslerin kullanımı, resitatif, arya, basso continuo ve çalgılar için obligato partların kullanımı gibi barok dönemin yeni tekniklerinin kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Bu tür özellikler ilk olarak Claudio Monteverdi’nin bağdadığı motetlerde ortaya konulmuştur. Almanya’da ise “motet yazma sanatı”nda benzeri gelişmeler pek belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin Heinrich Schütz bu tarz yenilikleri koro üzerinde daha açık bir şekilde kullanmıştır. Onsekizinci yüzyıla ulaştığımızda “motet” sanatını artık “cantata”dan ayırt etmekte zorlandığımız bir döneme girdiğimizi hissederiz. Ancak buna rağmen “motet” formu büyük bağdar Johann Sebastian Bach’ın altı örneğinde zirve noktasına ulaşmıştır. Barok dönemde Fransa’yı inceleyecek olursak “motet” yazımında iki ana özelliğin bu sanatı bezediğine şahit oluruz: Yalkın “motet” (tek ses ve basso continuo) ve “grand motet” (büyük motet, yani yalkıcılar, koro, orkestra ve org). Bu tarz yaratılara François Couperin ve Marc-Antoine Charpentier’nin yaratılarında rastlanır. Ondokuzuncu ve yirminci yüzyıl bağdarları arasında “motet” yazan isimler ise şunlardır: Johannes Brahms, Anton Bruckner, Franz Liszt, Charles Gounod, César Franck, Hugo Distler, Francis Poulenc, Ralph Vaughan Williams ve Charles Villiers Stanford.  Bkz. Koral küğ. Clausula. Duplum. Mot. Gregoryen küğ. Triplum. İzoritmik, isorhytmic. Cantus firmus. Benzetme. Polifoni, polifonik. Homofoni, homofonik. Polikoral. Guillaume de Machaut. John Dunstable. Flaman Okulu. Josquin des Prez. Nicolas Gombert. Giovanni Pierluigi da Palestrina. Orlande de Lassus. Tomás Luis de Victoria. Thomas Tallis. William Byrd. Antiphonal, antifonal. Giovanni Gabrieli. Yalkın. Resitatif. Arya. Basso continuo. Obligato. Claudio Monteverdi. Heinrich Schütz. Cantata. Johann Sebastian Bach. Barok dönem. Yalkın motet. Grand motet. François Couperin. Marc-Antoine Charpentier.Johannes Brahms. Anton Bruckner. Franz Liszt. Charles Gounod. César Franck. Hugo Distler. Francis Poulenc. Ralph Vaughan Williams. Charles Villiers Stanford. Bkz. Koral küğ. Clausula. Duplum. Mot. Gregoryen küğ. İzoritmik, isorhytmic. Cantus firmus. Benzetme. Polifoni, polifonik. Homofoni, homofonik. Polikoral. Guillaume de Machaut. John Dunstable. Flaman Okulu. Josquin des Prez. Nicolas Gombert. Giovanni Pierluigi da Palestrina. Orlande de Lassus (Orlando di Lasso). Tomás Luis de Victoria. Thomas Tallis. William Byrd. Antiphonal, antifonal. Giovanni Gabrieli.

Motif:

Genellikle iki, nadir olarak üç, hızlı yaratılarda bazan dört ölçü olabilen; en az iki sesi ve bir kuvvet merkezi (çekim noktası ya da vurgusu) bulunan; ezgi (melodi), uyum (armoni) ve ritm (tartım-düzüm) yönlerinden özel bir karaktere sahip olan en küçük küğsel düşünceye “motif” denilir. “Motif”  biçim (form) bakımından bir yaratının en küçük ögesidir, küğsel fikrin en ufak yapı taşıdır. Aşağıda yer alan ikişer ölçülük ezgiler birer "motif" oluşturmaktadır:

Motif Örneği-1

Beethoven'in "5. Sinfonisi"nde yer alan dört notalık figür, yaratının en önemli motifini oluşturmaktadır. Bu motif, eserin birinci bölümünün ana konusu durumundadır ve gerek ezgisel gerekse de uyumsal olarak geliştirime uğramaktadır.

Motif Örneği-2 

Jean Sibelius'un "Finlandiya" isimli yaratısından iki nota ve iki ölçülük açılış motifi:

Motif Örneği-3

Ravel'in "Yaylı Çalgılar Dördülü"nün "Birinci Bölüm"ünden motif:

Motif Örneği-4

Birbirini izleyen 2 benzeşik motiften birincisi "öncül", ikincisi "ardcıl" ya da "soncul" olarak betimlenir:

Motif Örneği-5

Moto:

(İt.) Hareket. Bkz. Movimento.

Moto perpetuo:

(İt.) Bir çalgı küğü biçimidir. Başından sonuna dek akarak giden bir hareketlilik ve sürekli devinim bulunur. Bu kesintisiz akış "moto perpetuo"ların virtüozca bir çizgiye ulaşmasını ve teknik güçlükler barındırmasını getirir. Bu anlamda yalkıcılıkta üst basamak yaratılardan sayılır.

Mottegiando:

(İt.) Alay ederek, alaylı, alaycılıkla. Latife ederek, latifeli. Şaka yapar tarzda, şakacı.

Mouvement:

(Fr.) Devinim, hareket. Gidip gelme, oynama. Geçici duygu. İnişli çıkışlı, Kıpırdak, canlı. Tempo. (Örn.: I. Mouvement = I. Bölüm.)

Mouvement perpétuel:

(Fr.) Bkz. Moto perpetuo.

Movimento:

(İt.) Hareket. Bkz. Moto.

\ Moyano, Ricardo:

Arjantin doğumlu olan sanatçı küğ çalışmalarına küçük yaşlarda ailesiyle başlayıp akademik olarak “Madrid Kraliyet Konservatuvarı”nda “Büyük Onur Ödülü” ile tamamlamıştır. Çeşitli ülkelerdeki yarışmalarda ödüller kazanmış, uyum bilgisi ve oda küğü dersleri vermek üzere davetler almıştır. Türkiye’de ilk CD’si 1997 yılında “Pera Güzel Sanatlar Lisesi”nde öğretmenlik yaparken “Marines” adıyla çıkan sanatçı, yeni albümü “Guitarist”de Aşık Veysel’in “Kara Toprak”, Kaptanizade Ali Rıza Bey’in “Efem” ve “Üsküdar” adlı eserlerine de yer vermiştir. Moyano halen çalışmalarını İspanya’da sürdürmektedir.

Mozart, Wolfgang Amadeus / Adagio ve Füg, küçük do, K546:

I. Adagio, II. Fuga: Allegro (Moderato). Mozart’ın küçük do tonundaki bu yaratısı, dönemin yaylı çalgılar orkestrası için düşünülmüş en sıra dışı küğlerden biridir. Mozart’ın esprili değil de dramatik yönünü, çağının ilerisinde bir dille ortaya koyan bu yaratı, 1788 yılında tamamlanmıştır. Adından da anlaşıldığı gibi “Adagio” ve “Füg” başlıkları altında iki kesitten oluşan bu kısa, fakat etkili küğün “Adagio”su derin, ağır bir dışavurumu, “Füg”ü ise kontrapunt tekniğinin üst düzeyde kullanıldığı bir ifadeciliği sunar.

Mozart, Wolfgang Amadeus / Piyano Konçertosu, Büyük So, Op. 9, No. 17, K453:

I. Allegro, II. Andante, III. Allegretto. Barok dönemden itibaren Avrupa çoksesli küğünde önemi giderek artan elçinli çalgıların rolü, piyanonun gelişimi ve klasıl dönem bağdarlarının dağara kattığı yaratılar ile perçinlenmiştir. Mozart’ın 27 adet piyano konçertosundan 17.’si olan bu yaratı, 1784 yılında yazılmıştır. Bu yaratı, bağdarın aynı yıl içinde yazdığı altı piyano konçertosunun dördüncüsüdür. Mozart bu konçertoyu, öğrencisi Barbara von Ployer’e adamıştır. Ployer de kendisine armağan edilen bu yaratıyı 1784’ün yaz aylarında babasına ait bir malikanede düzenlenen ve Mozart’ın da bulunduğu bir dinletide çalmıştır. Klasıl dönemin özelliklerini ve Mozart’ın ustalıklı dilini yansıtan “17. Piyano Konçertosu” berrak, sade ama incelik doludur.

\ MozartHaus Sanat ve Konser Evi:

Piyanist Ilgın Salman ve Piyanist Koray Okyay tarafından kurulan ve piyanist Emre Şen dinletisi ile 3 Aralık 2013 Salı günü açılan Ankara’nın ve Türkiye’nin 25 kişilik tek butik dinleti evidir. Avrupa’da çok sayıda benzerinin bulunduğu butik dinleti evinin en önemli özelliği, sahne ile dinleyici arasındaki mesafeyi kaldırarak, sanatçı ile dinleyiciyi iç içe yaşatmasıdır. İki katlı olarak tasarlanan “MozartHaus Konser Evi”, bu içeriği ile butik dinleti evinin yanı sıra çocuklara küğü sevdirmek, küğ kulağını geliştirmek, diledikleri çalgıları öğrenebilme ve çalabilme için her türlü alt yapının eğitim alanında hazır olmasıdır. “MozartHaus Konser Evi”nde küğün hemen her dalında dinleti vermek isteyen tüm sanatçılara gerekli olanak sağlandığı gibi ayrıca film küğü geceleri gibi estetik yönü yüksek izlenceler de düzenlenmektedir. “MozartHaus Konser Evi” piyanist Ilgın Salman ve piyanist Koray Okyay tarafından yönetilmektedir. Adres: Nilgün Sokak Bağ Apartmanı 14/2 Çankaya/Ankara.




Son Güncelleme:16.07.2020 16.07
Toplam Ziyaret:2611507
Online Ziyaretçi Sayısı:12
Bugünlük Ziyaret :407

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.