Os

\ Oselio, Gina:

Norveçli opera sanatçısı, mezzo-sopran. Gerçek ismi Ingeborg Mathilde Laura Aas olup 19 Kasım 1858 tarihinde Christiania’da dünyaya geldi. Babası eyer yapımcısı Even Pedersen Aas ve annesi Nicoline Engelstad idi. Irlama eğitimini kendi ülkesinde Fritz Arlberg’den aldı ve eğitimine daha sonra İsveç’te Fredrika Stenhammar ile sürdürdü, ayrıca Paris’te Mathilde Marchesi’nin öğrencisi oldu. George Bizet’nin “Carmen” isimli opera yaratısında başrolü oynaması isminin tanınmasını sağladı. Oselio, 1893 yılında aktör ve tiyatro yönetmeni Bjørn Bjørnson ile evlendi, ancak bu evlilik devam etmedi ve 1909 yılında ayrıldılar. Ertiksel yaşamına bir profesyonel olarak 1879 yılında “İsveç Kraliyet Operası”nda başlangıç yaptı. 1882 yılında İsveç ve Norveç Kralı olan Oscar II (Oscar Fredrik - 1829-1907) sanatçıya “saray ırlağanı” ünvanı verdi. 1902 yılında Kral kendisini ayrıca bir madalyon ile onurlandırdı. Elde ettiği başarılar nedeniyle “Norveç Opera Irlağanları Derneği”nin onursal üyesi yapıldı. Gina Oselio 1853 yılında İsveç Kralı Carl Ludvig Eugen (Charles XV) tarafından temeli atılan “Litteris et Artibus” kraliyet madalyasını da kazandı. Sanatçı 4 Mayıs 1937 tarihinde 78 yaşında Oslo’da sonsuzluğa göç etti.

\ Oskay, Ünsal:

1939 yılında Şanlıurfa’da doğan ve 17 Ekim 2009 tarihinde İstanbul’da ölen Türk toplumbilimci Ünsal Oskay’ın kitle iletişim kuramları, popüler kültür, iletişim sosyolojisi ve kültür sosyolojisi konularında çok sayıda çalışması bulunmakta olup Türkiye'de iletişim biliminin kurucusu sayılmaktadır. Üniversite eğitimini “Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi”nde tamamlayan Oskay daha sonra 67-68 yıllarında ABD’de konuk öğrenci olarak yüksek lisans yaptı ve iletişim üzerine eğitim aldı. 70’li yıllarda “Ankara Üniveritesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu”nda akademik yaşamına başladı. Oskay’ın doçentlik tezi “19 yy.’dan Günümüze Kitle İletişiminin Kültürel İşlevleri” başlığıyla yayınladı. “Varlık”, “Argos”, “Gergedan”, “Milliyet Sanat” gibi çok sayıda bilim ve sanat dergisinde makale ve incelemeleri yayınlandı. Daha sonraki çalışmalarında gelişkin bir Marksist söylem oturtmaya çalışan Oskay “Frankfurt Okulu”nun popüler kültür konusundaki çalışmalarının Türkiye’de tanınmasına yazıları ve çevirileriyle büyük katkıda bulundu. Siyasetbilimi, iletişim teorileri, sosyoloji, estetik ve sosyal kuram konularında çok sayıda eserin Türkçe’ye çevrilmesini sağladı. 80’li yıllardan itibaren “İstanbul” ve “Marmara Basın Yayın Yüksek Okulu”nda dersler verdi. 90’lı yıllarda “Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü” başkanlığını ve 2000-2002 arasında “İletişim Fakültesi” dekanlığını yaptı. 2002 yılında “Marmara Üniversitesi”nden emekliye ayrıldıktan sonra “Kültür Üniversitesi”, “Beykent Üniversitesi”, “Yakın Doğu Üniversitesi” gibi özel üniversitelerde öğretim üyeliği ve idari görevlere devam etti. Prof. Dr. Ünsal Oskay 17 Ekim 2009 cumartesi günü tedavi gördüğü “Memorial Hastanesi”nde vefat etti. Eserleri arasında “19 yy.’dan Günümüze Kitle İletişiminin Kültürel İşlevleri” (kuramsal çalışma), “Kitle Haberleşme Teorilerine Giriş” (derleme), “Toplumsal Gelişmede Radyo Televizyon”, “Çağdaş Fantazya - Bilimkurgu ve Korku Sineması”, “Estetize Edilmiş Yaşam” (Walter Benjamin üzerine derleme), “Müzik ve Yabancılaşma”, “İletişim’in ABC’si” (iletişmin temelleri üzerine kaynak eğitim kitabı), “Yıkanmak İstemeyen Çocuklar Olalım” (kuramsal denemeler), “Tek Kişilik Haçlı Seferleri” (denemeler) bulunmaktadır. Oskay çok sayıda çeviri de yayınlamıştır: “Eski Toplum”, “Estetik ve Poetika” (Frankfurt Okulu üzerine), “İktidar Seçkinleri”, “Toplum Bilimsel Düşün”, “Sosyal Bilimlere Giriş”.

\ Osma, Marcella de:

İtalyan sopran, opera ırlağanı ve ses eğitmeni. Renata Tebaldi’nin öğretmeni olan Carmen Melis’den ses eğitimi aldı. Sanatçının Bellini, Puccini, Ponchielli ve Rossini’nin yaratılarını içeren geniş bir dağarı bulunmaktadır. Osma “Traviata”, “Trovatore”, “Attila”, “Macbeth”, “Forza del Destino”dan “Ernani”ye dek neredeyse en zorlu Verdi rollerini yorumlayarak en prestijli tiyatrolarda sahneye çıktı ve ertiksel yaşamının sonlarında öğretmenlik yapmaya başladı. Marcello de Osma’nın muhteşem bir vokal tekniği vardı ve yaşadığı dönemin çoğu sopranını geride bırakan harika bir ifade yeteneği bulunmaktaydı. Marcella de Osma tüm ses tekniğini sesli harflerin yerleştirilmesi üzerine oturtmuştur ve bu teknik harika bir ses temelinde yükselmiştir. Osma’nın Verdi stili olağanüstü olarak değerlendirilmiştir. Sanatçının ırlarken elde ettiği piano ve pianissimolar son derece kontrollü çıkmaktadır. Sanatçı, 1960’lı yıllarda vokal sanatının her aşamasında son derece ustalaşmış bir isim olarak seçkinleşmiştir. Ayrıca “Il Cammino della Voce - Sesin Yolu” başlıklı 41 sayfalık bir kitap yazmıştır.

\ Osman, Orhan:

Almanya’da 1976 yılında dünyaya gelen, Batı Trakya’lı, Türk asıllı Yunan küğ sanatçısı. “Buzuki Orhan” adıyla tanınmıştır. Türkiye’de üretilen albümlerin hemen hemen tamamında buzuki çalmıştır. Orhan Osman’ın yaşamı Türkiye ve Yunanistan arasında geçmektedir. Bağdalarının çoğunu yollarda yazdığını söylemektedir. Bu parçaların düzenlemelerini de kendisi gerçekleştirmiştir. Yalkıcı olarak da albümleri bulunmaktadır. Sanatçı bir ilke imza atarak bir albümünü hem dijital olarak hem de plak formatında yayınlamıştır. Bu albümünün adını “Coffee and Bouzouki - Kahve ve Buzuki” koymuştur. Bu çalışma dünyanın ilk çalgısal buzuki plağıdır. 80’li yılların sonlarında Türkiye’de ilk fabrika açıldığında, bu fabrikada basılan ilk plak olma özelliğine sahiptir ve bu yüzden koleksiyon değeri bulunmaktadır. Bu plağın ses mühendisliğini Akis Golfidis gerçekleştirmiştir. Plak “On Müzik Yapım” etiketini taşımaktadır. Orhan Osman, pandemi döneminde çiftçilik yapmaya başlamıştır. Sanatçının on civarında albümü bulunmaktadır. “Buzuki Orhan” ABD, Bulgaristan, Almanya ve Fransa’da dinletiler vermiştir. Son yıllarda Türkiye’de ertiksel çalışmalarını sürdürmektedir. Sezen Aksu, Müslüm Gürses, Yeni Türkü ve daha birçok dinletide yer almıştır. “Gökkuşağı” (2004), “Turkophony” (2011) ve “Maziden” isimli albümleri bulunmaktadır. Birlikte çalıştığı kayıt şirketleri ise şunlardır: “Doublemoon”, “Golden Horn Records” ve “Yeni Dünya Müzik.”

Ossia:

(İt.) Veya, yahut. Böyle de çalınabilir. Orijinal pasajın yerine çalınabilecek alternatif bir pasajın var olduğunu belirten küğsel bir terimdir. Böyle bir pasajın var olduğu yere konulan bu terim çalıcıya farklı bir seçeneğin var olduğunu gösterir. Kelime “o sia” şeklinde okunmalıdır, anlamı ise “alternatif olarak”, “karşılıklı”, “seçenekli” demektir. “Ossia” pasajlar opera yaratılarında, yalkın verimlerde ve piyano eserlerinde oldukça yaygın bir kullanım alanı elde etmiştir. “Ossia” pasajların genellikle orijinal metne göre daha kolaylaştırılmış olduğu görülmektedir. Örneğin Mily Balakirev’in “Islamey” isimli yaratısında bağdarın kendisinin yazdığı küğsel metinde (urtext) daha sade ve kolay olan “ossia” pasajlarla daha güç olanlar bir arada bulunmaktadır. “Bel canto” vokal küğlerde de sıklıkla “ossia” seçenekleri bulunur ki bunlar “oppure”olarak isimlendirilmiştir ve vokal hattın daha süslü bir seçeneğini betimlerler. Diğer yandan bir “ossia” işareti her zaman zorluk düzeyinde bir farklılığın göstergesi değildir. Örneğin Franz Liszt’in yalkın piyano için yazdığı küğlerde tipik bir şekilde alternatif pasajların yer almış olması piyanistlerin dikkatini çeker. Ancak bunlar Liszt’in piyano küğünün geri kalan kesitlerinden daha kolay veya daha zor olarak değerlendirilemezler, bunlar bir performans sürecinde Liszt’in arzu ve isteklerini yansıtmaktadırlar. Liszt’in “ossia” pasajları genellikle “kadans” biçimindedirler. Alban Berg’in keman konçertosunda ise pek alışılmadık bir “ossia” yapılanması ile karşılaşılır, bu yaratıda yalkın keman için çeşitli “ossia” kesitleri bulunur ve eğer yalkıcı bunlardan birini çalmayı tercih ederse, başkemancının farklı bir “ossia” seslendirmesi gerekir.

Ostinato:

(İt.) İnatçı. Devam eden, sürekli. Sürekli yineleyen, yinelenen. İsrarlı bir şekilde sık tekrarlama. İnatçı, inatçı bir biçimde yineleyen. Habire tekrar eden. Uzayan. Küğde “ostinato” bir gidiş içerisinde kesintisiz olarak tekrarlanan bir “motif” ya da “cümle parçası”dır ve genellikle aynı ses alanı kapsamında var olurlar. En bilindik “ostinato tabanlı” küğsel yaratı Ravel’in “Bolero”sudur. Tekrar edilen fikir bazen tartımsal bir şablon, bazen bir ezginin belirli bir kesiti ya da ezginin tümü olabilir. “Ostinato” yukarıda bahsi geçenlerden ne şekilde oluşturulursa olsun çok berrak bir şekilde yinelemelerden oluşmalıdır.




Son Güncelleme:02.08.2021 22.17
Toplam Ziyaret:3490758
Online Ziyaretçi Sayısı:30
Bugünlük Ziyaret :573

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.