At

Atabal Turque:

(İsp.) Türk davulu.

\ Atacan, Mustafa Onur:

1983 yılında İzmir’de doğdu. İlköğretim ve lise hayatını İzmir’de tamamladıktan sonra oyunculuk eğitimi almak için “Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Anasanat Dalı Oyunculuk Bölümü”ne başladı. Oyunculuk eğitimi aldığı dört yıl boyunca eş zamanlı olarak reji eğitimini ve deneysel çalışmalarını sürdürdü. 2005 ve 2006 yıllarında “Semaver Kumpanya” adlı özel tiyatroda “Süleyman ve Öbürsüler” ile “Chomaco” adlı oyunlarda reji asistanı olarak stajını tamamladı. 2007 yılında Shakespeare’in “III. Richard” ve Albert Camus’un “Caligula” adlı eserlerini öğrenci projesi kapsamında sahneye koyarak mezun oldu. 2008 yılında “İzmir Devlet Tiyatrosu”nda “Kafes” adlı oyunda oynadı ve aynı oyunda reji asistanı olarak çalıştı. Aynı yıl “İzmir Sanat Kültür Merkezi”nde “Peter Pan” adlı çocuk oyununda görev aldı. 2009 yılında çeşitli okul ve kurumlarda eğitmenlik hayatına başladı. 2010 yılında “TOBAV” (Tiyatro Opera ve Bale Çalışanları Vakfı) “Gençlik Tiyatrosu” koordinatörlüğüne getirildi. 2011 yılında “Dünya Genç Yönetmenler Birliği”nin daveti üzerine “4 Kıta 4 Sanatçı” adlı proje kapsamında “Avrupa Kıtası”nı temsilen bir bildiri kaleme aldı. Bildirisi “Paris Oturumu”nda okundu ve ilgiyle karşılandı. 2012 yılında “NY Sanat Akademi Sahne Sanatları Gösteri Merkezi”nin kurucuları arasında yer aldı ve aynı kurumun “Genel Sanat Yönetmeni” olarak atandı. Aynı yıl “The International Federation of Directors” daveti üzerine Çek Cumhuriyeti’nde “Keşanlı Ali Destanı” adlı eserin reji sunumunu yaptı ve kurumun lisanslı yönetmeni olmaya hak kazandı. 2013 yılında İtalya’da sunmuş olduğu “Caligula” adlı oyunun rejisi dördüncü sıraya yükselerek Avrupa kariyerinde önemli bir aşama kaydetti. Onur Atacan, halen “NY Sanat Akademi” Genel Sanat Yönetmeni, “TOBAV Gençlik Tiyatrosu” eğitmeni ve “Dünya Yönetmenler Birliği” lisanslı üyesidir. Oynadığı bazı oyunlar arasında şunlar bulunmaktadır:“Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” - 2001,“Sömürge” - 2002, “Ölüler Konuşmak İsterler” - 2004, “Woyzeck” - 2005 (Bu oyun Arda Kanpolat Oyunculuk Ödülüne layık görülmüştür), “Ayaktakımı Arasında” - 2006, “Kaç Baba Kaç” - 2007, “Caligula” - 2007, “III. Richard” - 2007, “Kafes” - 2008, “Peter Pan” - 2008, “Define Adası” - 2009, “Aşk Öldürür” - 2010, “Açık Aile” - 2012/2013, “Sırça Kümes” - 2013/2014. Sanatçının yönettiği oyunlar ise şunlardır: “Devekuşu Kabare” - 2010, “Kadınlık Bizde Kalsın” - 2011, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” - 2012/2014/2016, “Keşanlı Ali Destanı” - 2012 / “The International Federation of Directors” – Çek Cumhuriyeti, “Oyunun Adı Yok” - 2012, “Karanlıklara İnat” - 2012, “Açık Aile” - 2013, “Sözsüz Oyunlar” - 2013, “Sakarca” - 2013/2015, “Caligula” - 2013 / “The International Federation of Directors” - İtalya, “Sırça Kümes” - 2014, “Keşanlı Ali Destanı” - 2014/2015/2016, “Bana Bir Şeyhler Oluyor” - 2014/2015, “Gençliğin Suçu Ne?” - 2014, “Kızlı Erkekli” - 2014, “III. Richard” - 2015 / “The International Federation of Directors” - Hollanda, “Son Altı Saat” - 2015 (Yazar ve Yönetmen), “Organ Tayfası” - 2015 (Yazar ve Yönetmen), “I Close My Eyes, Do My Duty - 2016 / “The International Federation of Directors” - Almanya, “Guguk Kuşu” - 2016, “Martı” - 2016, “Azizname” - 2016, “Kanlı Nigar” - 2016,“Tepetaklak” - 2016 (Yazar ve Yönetmen).

Atakurt, İhsan:

1913 yılında doğduğu düşünülen sanatçı 1955 yılında ölmüştür. 1928 yılında girdiği “Musiki Muallim Mektebi”ni 1934 yılında bitirmiştir. Daha sonra “Cumhurbaşkanlığı Armoni Mızıkası” kadrolarına dahil olarak klarinet grubu üyesi olmuştur. Ayrıca “Askeri Mızıka Okulu”nda remileme öğretmenliği yapmıştır.

\ Atalayer, Murat:

1972 yılında Karaman’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren küğle içiçeydi. Küğe ilk adımlarını ilk ve orta öğretiminde küğ öğretmeni olan Meral Armutlu ile attı. Öğretmeninin de israrı ve desteğiyle konsevatuvarda öğrenim görmek en büyük hayali oldu. 1990 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” sınavlarında başarı göstererek “Üflemeli Çalgılar Bölümü Trombon Ana Sanat Dalı”na kabul edildi. Eğitimine Bedri Ergüden ile başlayan Atalayer aynı zamanda “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası” trombon sanatçısı olan Baki Onur ile çalıştı. Daha sonraki yıllarda “Tasmania Üniversitesi Trombon Bölümü” öğretim üyesi Monte H. Mumford ile farklı yıllarda çalışmalar yaptı. Konservatuvarın lisans bölümünün son üç yılında trombon eğitiminin yanısıra Hüseyin Çebi ile tuba eğitimine de başlayan Atalayer “İzmir Devlet Opera ve Balesi”nde sözleşmeli sanatçı olarak bir süre görev aldı. Askerlik döneminin ardından 2002 yılında “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda “Trombon Bölümü” öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan Atalayer halen “Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda görevini sürdürmektedir.

\ Atamer, Engin:

Engin Atamer Gemlik’te doğdu. Çocukluğu bu kasabada geçti. Orta okul ve lise eğitimini İstanbul “Saint-Joseph Lisesi”nde, mimarlık eğitimini de İstanbul “Devlet Güzel Sanatlar Akademisi”nde tamamladı. Klasik gitara özel dersler alarak başladı. O’nu gitar çalmaya ilk teşvik eden çocukluk arkadaşı Ömer Özgeç oldu. İlk öğretmenleri Ersin Ünlüsoy ve Misak Toros’tur. Gitar konusunda kendisini etkileyen kişiler arasında Mutlu Torun, Savaş Çekirge, Samih Rıfat ve Harun Batırbaygil bulunmaktadır. Klasik küğ dışında başta caz olmak üzere her türlü “iyi küğ” onun ilgi alanıdır. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir sayesinde “Eski Anadolu Medeniyetleri”nin önemini ve anlamını kavrayarak kültürel benliğini keşfedebildi. Engin Atamer’in İngilizce olarak yayınladığı üç kitaplık set gitar eğitimi alanında ortaya çıkan en özgün eserlerden biri olup vefat etmiş ünlü klasik gitarist Savaş Çekirge’ye adanmıştır. Beş yıllık bir araştırma döneminin sonunda ortaya çıkan bu set, Atamer’in ifadesiyle “ritim ile gitar tekniğini öğretme”yi amaçlamaktadır. Atamer bu çalışma ile faydalı gördüğü bilgileri özgün bir dil ve yöntem kullanarak gitarcılara ulaştırmayı hedeflemiş ve bu hedef doğrultusunda grafikler yardımı ile okuyucuda merak uyandırmayı istemiştir. Mimar olan Atamer mimari üzerine gördüğü eğitimin etkisi ile mimarlık-küğ ilişkisi kapsamında bir kurgu tercih etmiş ve ayrıca onyedinci yüzyıldan günümüze dek gitarın öyküsünü fotoğraflarla destekleyerek aktarmıştır.

\ Atanassova, Claudia Hristova:

1952 yılında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da doğan Atanassova ilk, orta ve lise eğitimini yarı zamanlı küğ okulunun keman bölümü öğrencisi olarak 1959-1970 yılları arasında tamamladı. 1970 yılında girdiği “Sofya Küğ Akademisi”ni Prof. Dr. Çavdar Hacıyev’in öğrencisi olarak bitirdi. 1975-1983 yılları arasında “Plevne Operası”nın yalkıcı kadrosunda yer aldı ve 1983 yılından 1990 yılına dek “Plovdiv Operası”nın yalkıcı kadrosunda görev üstlendi. 1988-1990 yılları arasında “Küğ Okulu”nda dersler vermeye başladı. 1990-1993 arasında ise hem bu okulda hem de “Sofya Küğ Akademisi”nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1994 yılında çağırıldığı “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı”nda öğretim görevlisi olan sanatçı mesleğini burada devam ettirmiştir. 1956-1957 mevsiminde “Sofya Devlet Opera ve Balesi”nde Puccini’nin “Madame Butterfly” isimli operasında yalkın rol alarak ilk çıkışını gerçekleştiren Atanassova 1966 yılında “Devlet Sinema Stüdyosu”nun çektiği “Pamuk Prenses” çocuk filminde oynadı. 1958-1970 yılları arasında “Sofya Devlet Opera ve Balesi Çocuk Korosu”nu çalıştıran sanatçı Almanya, Çekoslovakya, Polonya, Rusya, Yugoslavya, Belçika, Finlandiya, İngiltere ve Japonya’da düzenlenen özel dinleti izlencelerinde görevlendirildi. 1974 yılında Bulgaristan’da yapılan “Sv. Obretenov Şan Yarışması”nda ödül kazandı. 1976 yılında ise Yugoslavya’da yapılan “Üsküp Genç Opera Sanatçıları Yarışması”nda birincilik ödülü aldı. 1981 yılında Bulgaristan devletinin kuruluşunun binüçyüzüncü yılı kutlamalarında “Özel Devlet Sanatçısı Ödülü”ne layık görüldü. 1983 yılında İtalya’da yapılan “Maria del Monaco Şan Yarışması”nda birincilik ödülü kazandı. Aynı yıl “Devlet Sinema Stüdyosu”nun çektiği “Spilitim ve Raşo” isimli dizi filmde sanatçı rolünü oynadı. 1985 yılında “Atina Devlet Opera ve Balesi”nde konuk sanatçı olarak Kalomiris’in “Annemin Yüzüğü” isimli operasında bir mevsim boyunca peri kızı rolünü başarıyla yürüttü. Aynı yıl Girit adasında yapılan yaz küğ festivalinde üstün başarı sertifikası kazandı ve para ödülüyle ödüllenderildi. Sanatçının “Madame Butterfly”, “Margharita” ve “Musette” rolleri ile kazandığı özel devlet sanatçısı ödülleri bulunmaktadır. Sanatçı, sayın Ahmet Hilmi Yücel'in müdürlük döneminden sonra müdür olan kişi tarafından elde ettiği başarılara rağmen "Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"ndan ayrılmak zorunda bırakılmıştır.

\ Atat, Hanri:

Hanri Atat 28 Ocak1929 tarihinde Mersin'de doğdu. İlköğrenimini Mersin'de "İleri İlkokulu"nda yaptı, lise ve üniversiteyi Beyrut'ta okuyarak Fransızca, Arapça ve İngilizce öğrendi. Daha sonra Mersin'e dönerek "Ticaret Lisesi"nde okudu ve 1948 yılında mezun oldu. Askerliğini yedek subay olarak Ayaş – Ankara'da yaptıktan sonra, önce Akbank daha sonra Ziraat Bankası kambiyo servislerinde on yıl bankacı olarak çalıştı. 1963 yılında kendi işini kurdu. 1965 yılında yakın arkadaşı Fonda Tahinci ile ortak olarak Atako'yu kurdu. 1970 yılında Aline Zehil ile evlendi ve dört çocuk babası oldu. 1986 yılında Danimarka Fahri Konsolosu oldu ve bu görevi 2001 yılına kadar sürdürdü. Gerçek bir Mersin tutkunu olan Hanri Atat, hayatının önemli bir bölümünü şehrini geliştirmek için uğraşlar vermeye adadı. "Mersin Deniz Ticaret Odası", "Mersin Kültür Merkezi Derneği", "Mersin Diyabet Merkezi", "Mersin Devlet Opera ve Balesi", "Mersin Uluslararası Müzik Festivali"nin kuruluşlarına ve "Mersin Kültür Merkezi"ne konser piyanosu alınmasına öncülük etti. Mersin'de okul yaptırdı, çeşitli okullara Atatürk büstü armağan etti, maddi durumu kötü olan başarılı öğrencilere burs verdi. "Çocuk Esirgeme Kurumu", "Zihinsel Özürlüler Derneği", "Huzur Evi" gibi kuruluşlara bağışlarda bulundu. Çok geniş bir insan sevgisi vardı ve insanlara yardım etmekten mutluluk duyardı. Hanri Atat'ı şu kelimerle anlatmaya çalışabiliriz: Sevgi dolu, ailesine düşkün, hayata bağlı, dinamik, öncü, yardımsever, sanatsever, saygılı, hayatı ve eğlenceyi seven bir Mersin aşığı...

Atatürk, Mustafa Kemal:

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk Zeybek Oynarken

Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan:

Ahmed Adnan Saygun’un bağdadığı küğlü epope. “1983 İstanbul Kültür ve Sanat Festivali” bu yaratıyla açıldı. Ahmed Adnan Saygun yalnızca büyük bir bağdar olma niteliği ile tanımlanamaz, O aynı zamanda ateşli bir vatanseverdir. Saygun’un eli ile, Ata’mızın hatırasına ve yarattığı “Cumhuriyet”e layık bir küğsel destan yaratılmıştır. 1907 yılında doğan sanatçı, daha yedi yaşında iken başlayan “Birinci Dünya Savaşı”nı yaşamış, işgal altındaki İzmir’in en acıklı günlerine şahit olmuş, “Kurtuluş Savaşı”nın tüm aşamalarını takip etmiş ve sonunda “Kadife Kale”ye “Türk Bayrağı”nın çekildiğini görme mutluluğunu tatmış bir vatan çocuğudur. Yaradılıştan küğcü ve sanatçı doğmuş Saygun’da o günlerin gerçek etkileri derinlemesine yansımıştır. Atatürk’ün şahsi ilgi ve takdirini kazanma mutluluğuna da eren bu büyük sanat adamı “Kurtuluş Savaşı”nı küğlü bir destan haline getirmiştir. Saygun, bağdarlığının en olgun çağında kendine ve ulusuna bu yaratıyı sunmuştur. Adnan Saygun bu eserine 1981 yılının son aylarında başlayarak 1982 baharında, yani oldukça kısa bir sürede tamamlamıştır. Ailesinin sağlık sorunlarının O’nu bunalttığı bir zamanda bu destanı olağanüstü bir ateş, heyecan ve istekle yaratmıştır. O’ndaki tükenmez çalışma gücü ve sanat yeteneği sayesinde kaleme alınan bu destan bir saat elli dakika kadar sürmektedir. Ses yalkıcıları, koro ve orkestra için yazılmıştır. Orkestral yapısı şöyledir: 3, 3, 3, 3 - 4, 4, 3, Tuba - Timpani ve Bateri - Harp - Çelesta - Yaylılar. Bu partiturda Saygun ilk kez dördüncü bir trompet kullanmaktadır. Ses yalkıcıları sopran, alto, tenor ve bas olup yaratının tümü boyunca koro, bağdarın ana düşüncesini, “zulme baş kaldıran Anadolu halkını” bir bütün halinde dile getirmektedir. Koro’nun “Parlando” olarak sesini duyurduğu bir episod da vardır. Saygun, bu “Destan”ın cönkünü kendisi yazmıştır. Çünkü bu tür bir eserin doğuşunu sağlayabilecek bir cönk yoktu. Saygun bu cönkte doğrudan Ata’nın hiçbir sözünü kullanmaz, ancak O’na simgesel değinişler yapar. Bu yönden “Kurtuluş Savaşı”nın aşamalarını ayrıntıları ile bilmeyenler, savaşların yanında o günün sözlerini ve yayınlarını hatırlamayanlar için bu eser “ezoterik” bir nitelik taşır. “Atatürk’e ve Anadolu’ya Destan” isimli yaratının ilk çalınışı Gürer Aykal’ın yönetimi altında, “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”, “İstanbul Devlet Opera Korosu” ile yalkıcı olarak Suna Korat, Işın Güyer, Erol Uras ve Ayhan Baran'ın katılımıyla 29 Aralık 1982’de Ankara’da yapılmıştır. 16 Haziran 1983 tarihinde ise Ankara’da herkese girişi serbest bir seslendirme daha gerçekleştirilmiştir.

Atematik:

Konusu olmayan, temasız. Teması bulunmayan.

Athématique:

(Fr.) Temasız, ezgisi olmayan, konusu mevcut bulunmayan.

Athematisch:

(Alm.) Temasız. Konusu olmayan.

\ Atlı, Lem’i:

1870 yılında İstanbul’da “Üsküdar, Sultantepe”de dünyaya gelmiştir. Sonsuzluğa göç edişi ise yine aynı kentte, 25 Kasım 1945 tarihindedir. Vefat ettikten sonra “İçerenköy Mezarlığı”na defnedilmiştir. Küçük yaşlarda sesinin güzelliği ile dikkatleri çekmiş ve daha 12 yaşında iken Yusuf Efendi’den küğ öğrenmeye başlamıştır. Daha sonraları Hacı Arif Bey’den çok yararlanmıştır. İlk yaratısını bağdadığında Hacı Arif Bey’in büyük beğeni ve takdirini kazanmıştır. İkinci yaratısının güftesi Mahmud Celaleddin Paşa’ya ait idi. Lem’i Atlı’nın tanınırlığı bu şarkı ile daha da artmıştır. Sanatçı küğ alanında bundan sonraki çalışmalarını Hacı Faik Bey, Kadıköylü Ali Bey, Bolahenk Nuri Bey, Rifat Bey ve Leon Hancıyan’la sürdürmüştür. Lem’i Atlı’dan günümüze 200 kadar yaratı kalmıştır. “Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları”ndan “Türk Musıkisi Ansiklopedisi” bağdarın doğum tarihini 1869 olarak vermekteyse de sanatçının yeğeni Şefik Keskin 1870 olduğunu kesin bir dille belirtmektedir.

Atonal:

(Fr.) Tonsuz. Küçüklü (minör), büyüklü (majör) ya da diğer modal dizilerle ilgisiz. Eksensiz. Ekseni olmayan. Belirli bir tonda olmayan. Saptanmış bir ekseni olmayan.

Atonal Küğ:

Çağdaş küğde ton ve makam stiline bağlı kalmadan, uyumla ilgili kuralları gözetmeden oluşturulan bağda, yaratı, eser ya da parça.

Atonalite:

(Fr.) Atonalité. Eksensizlik, tonsuzluk. Tonal bir kavram içinde olmayan.

Attaca:

(İt.) Giriş, hücum. Atak bir tarzda ara vermeden çalmak. Bir bölümden diğerine durmadan geçmek.

Attaca subito:

(İt.) Hemen gir. Beklemeden çal ya da söyle.

Attaca subito (il) seguente:

(İt.) Hemen ikinciye geçilecek. İkinciye hemen gir.

\ Atterberg, Kurt:

(1887-1974) İsveçli bağdar Kurt Atterberg "Stockholm Patent Bürosu"nda görev yapan bir devlet görevlisiydi. Buna rağmen İsveç küğ yaşamında yönetken, eleştirmen, yönetici ve bağdar olarak önder roller üstlenmiştir. Atterberg aralarında dokuz sinfoninin de bulunduğu ilginç orkestral küğler ve büyüleyici oda küğleri yazmıştır.




Son Güncelleme:20.07.2019 06.00
Toplam Ziyaret:1981798
Online Ziyaretçi Sayısı:7
Bugünlük Ziyaret :311

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.

Telif hakları için şikayetiniz varsa 05432317861 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. Tuğrul Göğüş