No

No:

(İt.) Hayır. "Hayır" yanıtı. Olumsuz cevap. "Yok", "yok" cevabı.

No:

(İng.) Hayır, yok. "Yok" yanıtı. Değil. Red, reddetme. Yasak.

Nobile:

(İt.) Soylu, asil, yüce. Seçkin, seçilmiş.

Nobilemente:

(İt.) Mertçe, soylu biçimde. Asil bir davranışla.

Nobiluomo:

(İt.) Soylu, asil. Asilzade, asil kişi.

Noch:

(Alm.) Daha, daha fazla. Henüz, hala.

Noch schneller:

(Alm.) Daha hızlı, daha çabuk.

Non (ya da No):

(İt.) Değil. Olumsuzluk eki. Hiç...değil. Hiçbir şekilde. Yok. "Hayır" cevabı. Bkz. Non troppo.

Non troppo:

(İt.) O kadar fazla değil. Çok değil. Pek o kadar değil. Bir arada yer aldığı sıfatların etki ve hükümlerini azaltır. Bkz. Ma non troppo, Allegro ma non troppo, Non troppo forte.

Non troppo forte:

(İt.) Fazla kuvvetli olmadan, gereğinden güçlü çalmadan, istenenden daha fazla ses çıkarmadan.

\ Nota:

Sesleri dizek üzerinde yazmaya yarayan belirteçlere "nota" denilir. Notalar, dizeğin çizgileri üzerlerine ya da boşluklarına yazılırlar ve dizekte konuldukları yerlere göre seslerin ismini ve yüksekliğini verirler. Notalar yazılış biçimlerine göre ise seslerin süresini gösterirler. Nota, gerçekte bir şifre sistemidir. Aynen yabancı dil öğreniminde olduğu gibi, bu şifreyi çözmeyi başaranlar nota okumak ve yazmak konusunda başarılı olurlar. Konuşma dilinde olduğu gibi küğ dili de okunabilir ve yazılabilir. İnsanlar konuşurken cümleler kurarak birbirleriyle anlaşma sağlarlar. Cümleler cümle parçacıklarından; cümle parçaları kelimelerden; kelimeler hecelerden ve heceler de harflerden bir araya gelmektedir. İşte, konuşma dilindeki en küçük bileşen olan harflerin küğ dilindeki karşılıkları seslerdir ve bu sesler küğ yazımında, dizek üzerinde notalarla gösterilirler. Küğ, seslerle yaratılan bir sanattır ve kendine özgü bir dili vardır. Bu dili, seslerin karşılığı olan notalarla yazıp okuyabiliriz. Küğsel sesler dizeğin çizgi ve boşluklarına konulan işaretler yolu ile gösterilir. Seslerin yerini göstermeye yarayan bu işaretlere “nota” adı verilir. Yukarıdaki örneği incelediğimizde, dizeğin alt tarafından üstüne doğru çıkıldıkça sesler inceldiğine göre, 2 numaralı sesin 1 ve 3 numaralı seslerden daha ince olduğunu görürüz. 4 numaralı ses ise burada yer alan seslerin içinde en ince olanıdır. 1 ve 5 numaralı seslerin aynı sesler olduğuna dikkat ediniz. 3 numaralı ses ise 1 ve 5 numaralı seslerden ince, fakat 2 ve 4 numaralı seslerden kalındır.

Nota İsimleri:

Vaftizci Yahya için söylenen “Ut Queant Laxis” isimli bir ilahinin sözleri bir Benedikt keşişi olan Guido d’Arezzo (Arezzo’lu Guido) ya da bilinen diğer şekli ile Guido Aretinustarafından günümüzde kullandığımız aşıtın biçimlendirilmesi için değerlendirilmiştir. Keşişler tarafından ırlanan bu ilahiyi dinlerken Guido, ilahinin her mısrasının ilk hecesinin altı seslik aşıtsal gidiş için sıralı bir yapılanma oluşturacağını keşfetti (Do-Re-Mi-Fa-Sol-La / C-D-E-F-G-A) ve notalara verdiği bu isimler günümüze dek değişmeden geldi. Bu ilahinin sözleri aşağıda yer almaktadır:

Ut queant laxis
Resonare fibris
Mira gestorum
Famuli tuorum
Solve polluti
Labii reatum
Sancte Joannes (ya da Sancte Ioannes – sonradan eklenmiştir)

Çevirisi: Aziz Yahya, kirli dudaklarımızı günahlarından arındır ki Tanrı'nın hizmetçileri olan bizler özgür seslerimizle harikulade şarkılar söyleyebilelim.

Yedinci ses olan si, son iki kelime olan “Sancte Joannes”in ilk iki harfinin bireşmesiyle oluşmuştur. Latin dilinde “j” harfinin “i” olduğu bilinirse bu sesin isminin neden “si” olduğu hemen anlaşılır. Yedinci sese “si” ismini verenin Flaman bağdar Hubert Waelrant olduğu bazı kayıtlarda geçmektedir. Yedinci ve beşinci mısranın ilk hecesi “s” harfi ile başladığı için farklılık yaratmak amacıyla günümüzde yedinci sese “ti” diyenler de bulunmaktadır. İlk mısra haricinde diğer tüm mısralar sessiz harf ile başlamakta ve sesli ile devam etmektedir. Yalnızca ilk mısra sesli harfle başlayıp sessiz ile devam ettiğinden dolayı sert tınlamaktadır. Diğerleri yumuşak, fakat ilk mısranın ilk hecesi sert tınladığı gerekçesiyle zaman içerisinde bu sertliği gidermek amacıyla “ut” hecesi “do”ya dönüşmüştür. Bu dönüşümü sağlayan ise 1659 yılında Otto Gibelius’tur. Günümüzün bir diğer eğilimi de beşinci mısranın ilk hecesi olan “sol” hecesinin “so” şeklinde kısaltılmasıdır. Beşinci mısra haricinde diğer tüm mısralar iki harften oluşan bir hece ile başlarken beşinci mısra üç harflik bir hece ile başlamaktadır. Seslerimizin tümünün ikişer harften oluşmasını temin etmek amacıyla beşinci mısrada yer alan “sol” hecesinin ismini verdiği notaya “so” denilerek eşitleme yapılması giderek yaygınlaşan bir eğilimdir. Yine bir başka yaklaşım “so” ve “si”nin her ikisinin de “s” harfi ile başlamasının önüne geçmek için “si” yerine “gi” kullanılması olmuştur. Böylece “yedinci ses ile birinci ses” arka arkaya sıralı bir şekilde geldiğinde “si-do” yerine “gi-do” çıkacak ve haliyle sistemin yaratıcısı olan “Guido” da anılmış olunacaktır. Bilindiği üzere “Guido” ismi söylenirken “Gido” şeklinde telaffuz edilir.

“Ut Queant Laxis” isimli ilahinin renkli notalar ile yazılmış bir şeklini de bu madde kapsamı içinde küğseverlere sunuyorum:

Ut Queant Laxis

 

Nota İsimlerinde Sıralama:

Notalar, alfabenin ilk yedi harfi ile gösterilir. “La” sesi ve bu sesi temsil eden nota alfabenin ilk harfi ile, yani “A” olarak gösterilir ve bu anlamda temel ses (başlangıç sesi) olarak kabul edilir. “La”dan sonra izleyen sesler ve bu sesleri temsil eden notalar sıra ile alfabenin diğer harflerini kullanırlar.

Nota İsimlerinde Sıralama-1

Ancak, unutmayalım ki biz sıralamayı “La” sesinden değil, “Do” sesinden başlatıyoruz. O halde, küğ alfabesine göre sıralama aşağıdaki gibi yapılır:

Nota İsimlerinde Sıralama-2

Not: “Si” sesi için İngilizler “B” harfini kullanırken Almanlar “H” harfini yeğlemektedirler.

Nota Kuyrukları:

Dizek çizgilerinin sayısı beş olduğuna göre üçüncü çizgi tam orta noktada bulunmaktadır. Bu nedenden dolayı dizeğin alttan üçüncü çizgisine kadar olan notaların kuyrukları sağdan yukarıya ve üçüncü çizgiden inceye doğru olan notaların kuyrukları da soldan aşağıya çekilmelidir. Üçüncü çizgiye yazılan nota genellikle kuyruğunu soldan aşağıya vermektedir; ancak bu nota içinde bulunduğu ölçüde yer alan diğer notaların çoğunluğunun kuyruk yönüne uyar. Yani, bu çizginin üzerine yazılan nota konuşlandığı ölçüdeki notaların çoğunluğunun kuyruğu hangi yöne bakarsa o yöne doğru döner. Nota kuyruklarının yukarı veya aşağıya çekilmeleri süre üzerinde etkili değildir. Kuyruk ister üstte, isterse altta bulunsun, nota şeklinin gösterdiği süre değişmez. Kuyrukların çekiliş yönlerini belirleyen tek unsur yalnızca nota yazımının iyi ve kolay okunması ve göze güzel görünmesidir.

Nota Kuyrukları

Notation Kunde:

Notasyon bilgisi, küğ yazımına ilişkin bilgi, küğ sanatına has rakamlar ve işaretler sistemine ait olan bilgi, küğ yazısını not etme; terimler, işaretler ve simgeler yolu ile küğün gösterilmesi, küğsel bir sistemi oluşturan işaretlerin bilgisi, kayıt, yazım. Bkz. Notasyon.

\ Novruzov, Cahangir (Nevruz. Cihangir):

1954 yılında Bakü’de sanatçı bir ailede doğdu. “Devlet Güzel Sanatlar Üniversitesi”nde Sovyetler Birliği devlet sanatçısı Prof. Dr. Mehdi Memmedov’un öğrencisi oldu ve “Dram Tiyatrosu Rejisörlüğü Fakültesi”ni bitirdi. 1975–1979 yılları arasında “Azerbaycan Devlet Müzikal Komedi Tiyatrosu”nda oyuncu ve ses sanatçısı olarak çalıştı. 1979–1989 yılları arasında “Azerbaycan Devlet Dram Tiyatrosu”nda rejisör ve 1984 yılından itibaren de “Genel Sanat Yönetmeni” olarak görev yaptı. 1975 yılında “Azerbaycan Tiyatro Adamları Birliği”ne üye olan Cahangir Novruzov 1971–1976 yılları arasında bu kurumun yönetim kuruluna seçildi. 1981–1983 yılları arasında Moskova’da “Sovyetler Birliği Kültür Bakanlığı”nın “Mesleği Yetkinleştirme Enstitüsü”nün “Yönetici Kadrolar Bölümü”nde eğitim gördü ve “Moskova Devlet Malaya Bronnaya Dram Tiyatrosu”nda devlet sanatçısı A. Efros’un denetiminde staj yaptı. 1984–1988 yılları arasında “Petersburg Devlet Büyük Dram Tiyatrosu”nda Sovyetler Birliği devlet sanatçısı Prof. Dr. G. Tovstonogov’un rejisörlük üzerine kurduğu yaratıcı laboratuvar çalışmalarına katıldı. 1986 yılında Çekoslovakya’da düzenlenen “Çeşski Buduyovitsa Genç Tiyatrolar Festivali”nde jüri üyesi olarak, 1988 yılında ise Paris’te düzenlenen “Bovinyi Tiyatro Festivali”ne jürinin onur konuğu olarak katıldı. “Azerbaycan Kültür Bakanlığı”nın ve “Azerbaycan  Tiyatro Adamları Birliği”nin düzenlediği çeşitli festivallerde jüri üyesi olarak görev yaptı. 1989–1990 mevsiminde “Azerbaycan Devlet Müzikal Komedi Tiyatrosu”nda, 1990–1996 yılları arasında ise “Azerbaycan Devlet Genç Seyirciler Tiyatrosu”nda genel sanat yönetmeni olarak çalıştı. 1989–1995 yılları arasında davet olunduğu “Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Üniversitesi”nde oyunculuk derslerini verdi. Bugüne değin altmıştan fazla tiyatro oyununu sahneye koyan Novruzov on sinema filminde, elliden fazla da tiyatro ve televizyon oyununda oyuncu olarak rol aldı. 1986 yılında başında durduğu “Şeki Devlet Dram Tiyatrosu” yaratıcılık uğraşılarından dolayı “Azerbaycan Cumhuriyeti Komsomol Gençler Birliği”nin, 1987 yılında “Azerbaycan Kültür Bakanlığı”nın M. F. Ahundzade’nin 175. doğum yıldönümü dolayısıyla ve her beş yılda bir düzenlediği festivalde ve 1993 yılında ise “Azerbaycan Tiyatro Adamları Birliği”nin düzenlediği “Birinci Tek Kişilik Oyunlar Festivali”nde en iyi yönetmen ödüllerini kazandı. Aralık 1995 tarihinden bu yana Türkiye’de bulunan Cahangir Novruzov önce “Kayseri Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi”nde “Tiyatro Bölüm Başkanı” olarak görev yaptı. Ekim 1997’den bugüne kadar da “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı”nda öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. “Çukurova Üniversitesinde” çalıştığı bu yıllarda hazırladığı Mar Bayciyev’in “Düello”, Tufan Minnulin’in “Şeytana Lanet”, Guilherme Fiqueiredo’nun “Ezop”, M. Çağlar’ın “Şencan’ın Düşü”, Nezihe Aras’ın “Afife Jale”, Grigoriy Gorin’in “Herostratos’u Unutun”, Nikolay Gogol’un “Müfettiş” oyunları büyük beğeni kazandı. Ayrıca “Çukurova Üniversitesi Afife Jale Tiyatro Salonu”nun projelendirilmesinde ve yapılmasında doğrudan emeği geçmiştir. Cahangir Novruzov, 2011 yılının Temmuz ayında Azerbaycan cumhurbaşkanı tarafından "Azerbaycan Devlet Sanatçısı" ünvanına layık görülmüştür.

\ Novruzova, Elnara:

19 Ocak 1957 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de doğdu. 1972 yılında “1 No’lu Devlet Küğ Okulu”ndan mezun olarak “Asaf Zeynelli Küğ Meslek Yüksek Okulu”nu kazandı. 1976 yılında bu okuldan piyano eğitmeni ve eşlikçi piyanist olarak mezun oldu. 1977 yılında “Bakü Devlet 2 No’lu Küğ Orta Okulu”nda piyano sınıfında öğretmen olarak göreve başladı. Küğsel tiyatroya ilgi duyduğundan zaman zaman bu konuda dergilerde yazılar yazmaya başladı. 1983 yılında “Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Üniversitesi”nin “Tiyatro Eleştirmenliği Bölümü”nü kazandı ve küğsel tiyatro üzerine yoğunlaştı. 1986 yılında “Sovyetler Birliği Üniversitelerarası Genç Tiyatro Eleştirmenleri Yarışması”nda ödül kazandı ve Çekoslovakya Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen “Küğsel Tiyatro Festivali”ni değerlendirmek üzere görevlendirildi. 1987 yılında “Üstün Başarı Diploması” ile (Kırmızı Diploma) “Güzel Sanatlar Üniversitesi”nden mezun oldu. Aynı yıl “Bakü Azertiyatro Yaratıcılık-Eğitim-Üretim Birliği Şirketi”nde “İlham Gazetesi”nin baş düzeltmeni olarak göreve başladı. Bu gazetede küğ ve tiyatro konularını kapsayan yazılar yazan Elnara Novruzova adı geçen şirketin küğ okulunun yapılandırılmasında da yakından emeği geçmiştir. 1991-1995 yıllarında “Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Üniversitesi”nde tiyatro ve küğsel tiyatro tarihi dersleri verdi ve aynı zamanda “Oyunculuk Bölümü”nde ses ve kırın derslerinde eşlikçi piyanist olarak görev yaptı. 1996 yılında eş durumundan “Türkiye Cumhuriyeti”ne geldi. 1997-2003 yıllarında “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı” ve “Güzel Sanatlar Bölümü”nde seçmeli piyano dersleri verdi. 2001 yılında eğitim-öğretim hizmetlerindeki başarılı çalışmalarından ve yapmış olduğu katkılarından dolayı “Konservatuvar Müdürlüğü”nün “Teşekkür Belgesi”ni aldı. 2001-2003 yıllarında “Adana Güzel Sanatlar Lisesi” ve günümüze kadar çeşitli küğsel eğitim merkezlerinde piyano dersleri verdi.

Noyan, Gökmen:

Gazi Magosa'da doğan sanatçı 1963-1970 yıllarında "Ankara Devlet Konservatuvarı"nda eğitim görmüştür. Türkiye'nin birçok kentinde yalkın resitaller veren sanatçı, "İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası", "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası", "Hollanda Kapel" ve pek çok oda küğü orkestraları eşliğnde yalkıcı olarak dinletiler vermiştir. 1982 yılından itibaren "İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda kadrolu öğretim üyesi olmuş ve 1986'da doçentlik ünvanı almıştır. 1982-1989 yıllarında "İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası"nda "Lead Trompetist" olarak çalışmıştır. 1994 yılında "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası"na giren sanatçı arkadaşları ile "Ephesus Brass" grubunu kurmuş ve pek çok yerde, bu arada "Magosa Festivali"nde başarılı dinletiler vermişlerdir. "Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası" ile Amerika dinleti dolaşısına katılan sanatçı "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası" ile de Almanya, Güney Kore, Japonya ve İtalya'da pek çok dinletiye katılmıştır. Birkaç yıldan beri Avustralya'dan gelip dinletiler veren arkadaşı Prof. Monte Mumford ile de Türkiye'de yapılan "Brass Ensemble" dinletilerine katılmıştır. "Gökmen Noyan & Daisies" grubuyla İzmir ve yurt dışında başarılar kazanan Noyan halen "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası"nda çalışmakta olup 2005 yılına kadar da "Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda trompet ve oda küğü derslerine girmiştir. 2005 yılından başlayarak "Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda üflemeli çalgılar ana sanat dalında lisans ve yüksek lisans derslerine devam etmektedir. 2010 yılından bu yana "Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda yüksek lisans dersleri vermektedir.

\ Nozy, Norbert:

1952 yılında doğdu. Küğ eğitimini “Brüksel Kraliyet Konservatuvarı” ve “L’Institut Lemmens”de aldı. Remileme, uyum bilgisi, oda küğü, vurmalı çalgılar, aktarım ve yatay çokseslilik dallarından birincilikle mezun oldu. Ayrıca saksofon dalında da yüksek eğitim diploması sahibi oldu. Orkestra yönetkenliği çalışmalarını “Paris Konservatuvarı”nda yaptı, yönetkenlik alanında çeşitli yarışmalarda ödüller almasına karşın saksofona olan ilgisini her zaman korudu. 1972 ile 1975 yılları arasında “Saksofon Dördülü” üyesi sıfatı ile çeşitli Avrupa kentlerinin yanısıra Chicago ve Washington’da bu çalgı üzerine düzenlenen kongre ve sempozyumlara katıldı. 1975 yılında “Musique  des Guides”e katılarak saksofoncu olarak dinletiler verdi. 1985 yılından bu yana “Grand Orchestra d’Harmonie des Guides”in yönetkenliğini sürdüren Nozy, orkestra dağarına klasıl ve modern tarzda yaratılar kazandırdı. Ayrıca salt bu orkestra için yazılmış ve uyarlanmış yaratıları da orkestra dağarına aldı. Çağdaş küğün önde gelen savunucularından olan Nozy, Belçikalı bağdarların yaratılarının seslendirilmesinde öncülük etmesi dolayısıyla “Belçikalı Bağdarlar Birliği” tarafından “Fuga Ödülü” ile ödüllendirildi. Nozy, yönetkenlik alanında kazandığı başarılara karşın saksofona olan ilgisini hiç kaybetmedi. 1994 yılında saksofonun yaratıcısı Adolphe Sax’ın 100. yıl anma törenlerinde farklı orkestralarla yalkıcı olarak çeşitli dinletiler verdi. Halen “Brüksel Kraliyet Konservatuvarı” ve “Maastricht Konservatuvarı”nda saksofon eğitimcisi olarak çalışmaktadır.




Son Güncelleme:29.03.2017 16.19
Toplam Ziyaret:1128603
Online Ziyaretçi Sayısı:9
Bugünlük Ziyaret :281

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.