Ev

\ Evginer, Güldane:

1997–1998 öğretim yılında “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nı iyi derece ile kazanarak başladığı lise ve lisans düzeyi klarinet eğitimini sırasıyla “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” klarinet sanatçıları Tuna Bozkaya, Cengiz Kaynar ve “Mersin Devlet Konservatuvarı” öğretim görevlisi Georgie Kovziridze ile çalışarak tamamladı. Ayrıca Nevit Kodallı ile uyum bilgisi, “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” obuva sanatçısı Hakan Demirçeken ile oda küğü çalışmalarını tamamladı. 2004–2006 öğretim yıllarında “Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü” yüksek lisans öğrencisi olarak “Ankara Hacettepe Devlet Konservatuvarı Klarinet Bölümü Başkanı” Ekrem Öztan ile klarinet çalışmalarını ve Ferhang Hüseyinov ile oda küğü çalışmalarını sürdürdü. Hakan Çuhadar’ın danışmanlığında yazdığı “Klarinette Boehm Mekanizmasının Bulunuşu ve İşleyiş Biçimi” başlıklı yayınlanmamış bilimsel çalışması bulunmaktadır. Öğrenim hayatı ve sonrasında çok kez orkestrada klarinet sanatçılığı yapmış, “Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Korosu”nda ve “Adana Polifonik Korolar Derneği Korosu”nda sekiz yıl görev üstlenmiştir. 2007-2008 yılında “Çanakkale İsmail Kaymak Koleji”nde küğ öğretmenliği yapan Evginer üniversite yıllarından beri çocuklarla çeşitli küğ çalışmaları yapmış, özel okulda çalıştığı dönemde 5-6 yaş anaokulu öğrencileriyle okulun ilk “Orf Çalgıları Orkestrası”nı kurmuş, çeşitli yaş gruplarıyla tek sesli ve iki sesli korolar oluşturmuştur. “Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümü”nce sahnelenen “Troyalı Kadınlar” adlı oyunun küğlerinin bağdanma ve sahnelenmesinde yer alan Güldane Evginer kişisel çalışmaları ve dinletilerine halen Çanakkale’de devam etmektedir.

Evlilik Gelenekleri:

İngiliz evlilik geleneklerinin en başında kilisede çan çalmak gelmektedir. Bu şekilde kötü ruhların kovulduğuna inanılır. Gelin ve damat kiliseye girerken ve çıkarken çanlar çalınarak yeni evli çifte çiçekler atılır.

\ Evsizin Rüyası:

“Evsizin Rüyası”, minimal bir “küğsel monolog”dur. Karakterimiz; ıslık küğü yapmakta olan ve tutunmaktan çok dokunmayı, sahip olmaktan çok konuk olma tercihini yaşayan evsiz bir gezgindir. Küğ, tiyatro, yazın ve felsefe bilimlerinin toplum üzerindeki olumlu etkilerini ve okuma kültürünün insan hayatındaki önemini vurgulamak isterken, estetiksel bakış açısı (sanat kültürü) yok olmaya terk edilmiş bir toplumun farkındalığı olmadan sürüklendiği yetersizliği anlatmayı amaçlamıştır. Karakterimiz tiradları arasında Johann Sebastian Bach, Mikis Theodorakis, Tomaso Albinoni, John Williams ve Aşık Veysel gibi küğcülerin verimlerinden faydalanmıştır. Toplumun gelişiminde, yaratıcı ve duyarlı düşünce tarzının büyük önem taşıdığını, bu anlamda estetik bilimin insan hayatında bir hayat damarı niteliğinde olduğunu ifade eder. Teknolojik gelişimin, az gelişmiş ve inanç sömürüsüne maruz kalmış toplumların üzerindeki en büyük olumsuz etkisi, insanı doğadan uzaklaştırmasıdır. Buna paralel olarak doğaya uzak yetişen nesillerin, zaman içerisinde değişime uğratılarak yapaylaştırıldıkları kültürlerinde, sanattan uzaklaşılması kaçınılmazdır. Çünkü sanatın özü doğadır.




Son Güncelleme:21.09.2017 14.59
Toplam Ziyaret:1261547
Online Ziyaretçi Sayısı:5
Bugünlük Ziyaret :378

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.