Bi

Bianca:

Beyaz, aydınlık.

Bicinium:

Çok eski iki sesli küğ.

Bien Accordé:

İyi akortlanmış, iyi uyumlu.

Bikromatik (Bichromatique):

Eşit çeyrek seslerin sırayla kullanıldığı tarz.

Bilina:

Eski Rus efsanelerini içeren halk şarkısı.

\ Bilkent Senfoni Orkestrası:

1993’te Türkiye’deki ilk özel ve uluslararası akademik küğ topluluğu olarak kurulan “Bilkent Senfoni Orkestrası” oniki ülkeden gelen doksan küğcü ile dinletilerde topluluğa katılan ve halen eğitimlerini sürdüren otuz kadar Türk ve yabancı öğrenciden oluşmaktadır. Orkestra çalışmalarına “Bilkent Sinfonietta” ismiyle başladıktan sonra günümüzde bünyesinde başka formasyonlardaki toplulukları da barındırmaktadır. Türk ve yabancı yönetkenler, yalkıcılar, korolarla birlikte bir yılda verilen seksenin üstündeki dinleti ile Türkiye’de kendisine seçkin bir yer edinen orkestranın yaptığı otuz kadar kayıt “Bilkent Music Production” tarafından yayınlanmaktadır. “Bil kent Konser Serisi”, “Türk Bestecileri Haftası”, “Eğitim Konserleri” ve “Bilkent Anadolu Müzik Festivali” gibi çok sayıdaki etkinlikle ulusal ve uluslararası çok sesli sanat küğünü geniş bir dinleyici kitlesine ulaştıran orkestra bugüne dek Avrupa’da çok sayıda dinleti dolaşısına çıktı ve festivallere katıldı; İdil Biret, Robert Cohen, Jean Philippe Collard, Patrick Gallois, Suna Kan, Kostas Kotsiolis, Elisabeth Leonskaja, Silvia Marcovici, Mintcho Mintchev, Shlomo Mintz, Christiane Oelze, Gülsin Onay, Ferhan ve Ferzan Önder, Mihail Pletnev, Viktoria Postnikova, György Sandor ve Dimitris Sgouros gibi yalkıcılara da eşlik eden orkestra Gürer Aykal, Serge Baudo, Alexander Dimitriev, Massimo Freccia, Jean Fournet, Rengim Gökmen, Peter Gülke, Ernest Martinez Izquierdo, Yoel Levi, Avi Ostorvsky, Karl Anton Rickenbacher, Gennady Rozhdestvensky ve Nello Santi gibi yönetkenler ile başarılı dinletiler verdi. “Bilkent Senfoni Orkestrası” Haziran 2003’te piyanist Gülsin Onay’la Rachmaninov’un ikinci ve üçüncü piyano konçertolarını ve Emil Tabakov yönetiminde de piyanist Jean Phillippe Collard’la Sancan’ın piyano konçertolarını kaydetti. 2006–2007 dinleti mevsiminde Işın Metin’in sanat direktörlüğü ve yönetken Emil Tabakov’un müzik direktörlüğünde etkinliklerini sürdüren Bilkent Senfoni Orkestrası dinleyicilerini sekizyüz kişilik “Bilkent Konser Salonu”nda ve dörtbin kişilik “Bilkent Odeon”da ağırlamaktadır. “Bilkent Senfoni Orkestrası” Ahmed Adnan Saygun’un yüzüncü doğum yıldönümü nedeniyle 2007 yılı boyunca “Bilkent Üniversitesi Ahmed Adnan Saygun Müzik Araştırma ve Eğitim Merkezi” işbirliğiyle bağdarın yaratılarını seslendireceği bir dizi dinleti gerçekleştirmiştir.

\ Binder, Helmut:

1961 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde doğan Helmut Binder 1976–1980 yılları arasında “Vorarlberg Devlet Konservatuvarı”nda ve 1980–1988 arasında “Viyana Küğ Yüksek Okulu”nda öğrenim görerek piyano ve kilise org’u dallarından mezun oldu. Günther Fetz ve Peter Planyavsky’nin öğrencisi olan sanatçı çok sayıda yarışmada ödüller aldı. Bregenz ve Dornbirn’de öğretmenlik yapan Helmut Binder “Herz Jesu Kilisesi”nde org dinletileri vermekte ve Avusturya içinde ve dışında sıklıkla piyano resitalleri sunmakta, oda küğü dinletilerine katılmaktadır. Sanatçının Franz Schmidt, Sigfried Karg–Elert, Max Reger ve Anton Heiler’in yaratılarından oluşan çok sayıda CD’si bulunmaktadır. Helmut Binder “Herz Jesu’da Küğ Derneği”nin sanat yöneticiliğini de yürütmektedir.

Bingen, Hildegard von:

“Bingenli Azize Hildegard”ın bağdadığı onlarca şarkı O'na yaşadığı coğrafyadaki “ilk kadın bağdar” sanını kazandırırken tarihte bir kadın tarafından bağdanmış ilk küğlü drama yine O’nun imzasını taşır. Bitkileri, hayvanları, doğadaki canlı-cansız varlıkları konu alan kitabıyla tarihin ilk kadın doğa bilimcilerinden biri olmanın yanında insan vücudu ve organların işlevleri üzerine yazdıkları antik çağdan beri bir kadın tarafından yazılmış en ayrıntılı ve çarpıcı metinler olarak tıp tarihinde yerini almıştır.

Bir Mayıs Marşı:

“1 Mayıs Marşı” Sarper Özsan tarafından yazılıp bestelenmiştir. 1974 yılında Ankara’da “Ankara Sanat Tiyatrosu” Maksim Gorki’nin “Ana” romanından yararlanarak Bertolt Brecht’in oyunlaştırdığı bir yapıtı sahneye koymaya karar verdi. Metnin içinde Brecht’in çeşitli sahnelerle ilgili olarak sözleri bulunmaktaydı. Fakat bir sahnede söz yoktu. Bu, tarihe “Kanlı Pazar” olarak geçmiş olan ünlü 1 Mayıs 1905 sahnesiydi. Brecht “işçiler marş söyleyerek sahneye çıkar” notunu düşmüş, ama hangi marş olduğunu belirtmediği gibi sözlerini de yazmamıştı. Sarper Özsan sözlerini de kendisi yazarak bir marş bestelemeyi düşündü ve “1 Mayıs Marşı”nın sözünü de müziğini de birlikte yapmış oldu. İşte bu marş ülkemiz işçi sınıfının ve emekçilerin “1 Mayıs Marşı” olarak tarihe kalmıştır. Gerçekten de “Ankara Sanat Tiyatrosu”nun Türkiye işçi sınıfı tarihine armağanlarından biri “1 Mayıs Marşı”dır. “Konuk Yayınları”nın “İşçi Marşları” kitabında ise söz yazarı olarak Bertolt Brecht’in adı verilmiştir. Sarper Özsan bu marşı bir oyun müziği olarak yapmıştır. “1 Mayıs Marşı” ilginç bir biçimde tüm siyasal hareketler tarafından benimsenmiştir. Örneğin 1976 yılında 1 Mayıs’ın Taksim’de bir mitingle kutlanması gündeme gelince, akla bu marş gelmiştir. “1 Mayıs Marşı” aralarında Sarper Özsan’ın da bulunduğu bir grup tarafından kaset yapıldı. Ardından Cem Karaca bu marşı 45’lik plak olarak söyledi. Plağın gelirinin “Türkiye İşçi Köylü Partisi”ne verilmesi konusunda anlaşma yapılmıştı. Sarper Özsan, Cem Karaca ve plağı basan “Gönül Plak Şirketi”, “Türk Ceza Kanunu”nun 142/4, 159 ve 312. maddelerini ihlal ettikleri iddiasıyla 1978 yılında yargılandılar ve beş yıl sonra beraat ettiler. “1 Mayıs Marşı”nı söyleyen Timur Selçuk ve Selda da yargılandı ve onların davaları da beraatle sonuçlandı. 1976 yılında yayımlandığı biçimiyle “1 Mayıs Marşı” şöyledir: “Günlerin bugün getirdiği / Baskı, zulüm ve kandır / Ancak bu böyle gitmez / Sömürü devam etmez / Yepyeni bir hayat doğar / Bizde ve ülkelerde. - 1 Mayıs, 1 Mayıs / İşçinin, emekçinin bayramı / Devrimin şanlı yolunda / İlerleyen halkın bayramı. - Yepyeni bir güneş doğar / Dağların doruklarından / Mutlu bir hayat filizlenir / Kavganın ufuklarından / Yurdumun mutlu günleri / Mutlak gelen gündedir. - 1 Mayıs, 1 Mayıs / İşçinin, emekçinin bayramı / Devrimin şanlı yolunda / İlerleyen halkın bayramı. - Vermeyin insana izin / Kanması ve susması için / Hakkını alması için / Kitleyi bilinçlendirin / Yurdumun mutlu günleri / Mutlak gelen gündedir. - Gün gelir, gün gelir / Zorbalar kalmaz gider / Devrimin şanlı yolunda / Bir kağıt gibi erir gider.” Sarper Özsan’ın “Aydınlık Gazetesi”nde yayımlanan “1 Mayıs Marşı”nda ise şu kıta da yer almaktadır: “Ulusların gürleyen sesi, yeri göğü sarsıyor / Halkların nasırlı yumruğu, balyoz gibi patlıyor / Devrimin şanlı dalgası, dünyamızı kaplıyor.”

Birol, Erhan:

1973 yılında İstanbul'da doğan Erhan Birol küğ ve gitar eğitimine "Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi"nde öğretim görevlisi olan babası Ertan Birol ile küçük yaşlarda başlamıştır. Lise ve üniversite döneminde gitar çalışmalarını Bülent Ergüden ile sürdüren Birol, 1993 yılında iki yıl okuduğu "Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü"nü bırakıp "İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"na yarı zamanlı olarak girmiştir. Burada da Bülent Ergüden ile çalışmalarına devam etmiştir. 1994 yılında "Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Bölümü"nün sınavını kazanarak gitar bölümüne kabul edilmiş, "Bilkent Gitar Üçülü" üyesi ve "Bilkent Müzik Fakültesi"nde öğretim görevlisi olan Kürşad Terci'nin ögrencisi olmuş, "Bilkent Gitar Üçülü" üyeleri Kağan Korad ve Soner Egesel ile de çalışma olanağı bulmuştur. Bunların yanı sıra sanatçı Thomas Muller, Hobstock, Diaz, Celin Romero gibi gitarcıların kurslarına katılmıştır. Ayrıca Ankara'da "Bilkent Erken Eğitim" programında eğitmen olarak görev almış, İstanbul'da "Bakırköy Musiki Vakfı" ve "Işık Üniversitesi"nde gitar eğitmenliği yapmıştır. "XVII. Iserlohn Gitar Festivali"nde ustalık kurslarına katılmış ve bu festivalin kapanış dinletisinde yer almıştır. Turgut Pöğün, Mustafa Tınç, Onur Türkmen, Özge Gülbey, Eray Altınbüken gibi birçok bağdarın yaratılarını seslendiren Erhan Birol, şu anda "Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Gitar Bölümü"nde eğitmen olarak görev yapmakta ve doktora çalışmalarını sürdürmektedir.

Bis:

İki, iki kez; ikinci bir kez, tekrar çalmak. Alkışlara yanıt olarak yeniden çalmak veya bir diğer kısa parça çalmak.

Bisbigliando:

Mırıldanarak.

Bitematik (Bithématique):

İki konululuk, iki temalı olma hali.

Bitonalite:

Aynı anda iki farklı tonalitenin kullanılması.



Son Güncelleme:04.09.2010 16.36
Toplam Ziyaret:60665
Online Ziyaretçi Sayısı:1