05.09.2015 / Işık-Ferruh Gençer - Müzik Hafızasının Yılmaz Şövalyeleri

Gençer, Işık-Ferruh    

     İdealist yayıncılığın Türkiye’deki en iyi örneği olan “Pan Yayınları”, 30 yıla yakın bir süredir ülkede müzik kitaplarının tek adresi. Işık-Ferruh Gençer çiftinin büyük meşakketle bugüne getirdiği yayınevi şimdi müzik kütüphanesiyle gündemde.

     Işık ve Ferruh Gençer çifti 29 yıl önce kurdu “Pan Yayınları”nı. Hedefleri yalnızca müzik kitapları satmaktı. Bir süre ceplerinden harcayıp, bu kitapları satmakta inat ettiler. Kimsenin okumadığını fark edince ayakta kalmak için farklı kitaplar basmaya başladılar. Tabii yine nitelikli işler... “Pan”ın şimdi yeni bir heyecanı var: Küçük bir daire kiralayan Gençer çifti burada bir müzik kütüphanesi kurdu. Masraflar yine cepten... İdealist yayıncılığın Türkiye’deki en iyi örneği olan yayınevinin sahipleriyle hayranlık uyandıran çabalarını konuştuk.

     - Müziğe ilginiz yayıncılıkla mı sınırlı? İcra da var mı?
     Işık Gençer: Sadece yayıncılık yapıyoruz. İkimiz de icracı değiliz.

     - Ana çalışma alanınız müzik kitapları. Türkiye’deki okur kitlesi düşünülünce 30 yıl ayakta kalmanız mucize gibi. Bunu nasıl başardınız?
     Ferruh Gençer: 4-5 sene müzikte inat ettik. Bir süre umudumuzu yitirmedik ama sonra insanların müzik kitaplarıyla ilgilenmediğini fark ettik ve başka alanlarda yayın yapmaya karar verdik. Başta Murat Bardakçı’nın “Son Osmanlılar”ını bastık. “Sofie’nin Dünyası” şans eseri bize geldi. O bestseller olduğu için bizi çok destekledi. Sonra aynı yazarın diğer kitaplarını da bastık. Felsefe, çocuk kitapları, bilim serisi... Şimdi müzik kitapları listemizin yüzde 60’ını oluşturuyor.

     - İlk beş yıl peki? O dönemde çok zorlandınız mı?
     Ferruh Gençer: Evet. Işık, o dönemde çocuğumuzu büyütmekle meşguldü. Ben de bir şirkette mühendis olarak çalışıyordum.
     Işık Gençer: Ben çocuğumu burada büyüttüm.

     İki Miras Kütüphane

     - Kütüphane ne zaman kuruldu?
     Işık Gençer: Kütüphane daha çok yeni. Rahmetli babam Uğur Tabar’ın bir müzik kütüphanesi vardı. Aslen inşaat mühendisiydi ama ses sistemiyle uğraşırdı. Türk musikisinin ses sistemi hala herkesin hemfikir olduğu bir sistem değil. Babam da kendince bu ses sisteminin matematiğini yapmaya çalışıyordu. Benim müziğe ilgim de oradan geliyor. Babam vefat ettikten sonra O’nun müzik kütüphanesini değerlendirelim istedik. Yazarlarımızdan Romen asıllı Amerikalı müzikolog Eugenia Popescu-Judetz de vefat etti ve kütüphanesini bize miras bıraktı. Bizim de zaten yeterince müzik kitabımız vardı. Bunların hepsini bir kütüphanede birleştirdik. Önce bir yardım aradık. Kültür Bakanlığı ya da belediyeler bize belli bir kirayla yer gösterir diye... Baktık ki öyle bir şey olmayacak. Bir daire kiralayarak kütüphaneyi kurduk. Kataloglanması sürüyor ama birçok öğrenci de gelip çalışıyor şu an. Özellikle “OMAR”ın (Osmanlı Musiki Araştırma Merkezi) ve “Yıldız Üniversitesi”nin öğrencileri çok geliyor.
     Ferruh Gençer: Biz daha önceden de öğrencilerden, akademisyenlerden satışta olmayan kitapları merak edenler olduğunda “Burada buyur otur, çalış” diyorduk.

     - Kirasını nasıl karşılıyorsunuz?
     Ferruh Gençer: İnsanlardan kitap okudukları için para alamayız.
     Işık Gençer: Masraflarımızı karşılamak için kurslar düzenlemeye başladık. “Yaratıcı Yazarlık”, “Çocuklar İçin Felsefe” ve “Ney Atölyesi” devam ediyor. “Mitoloji Atölyesi”ne başlayacağız şimdi. Çok başındayız henüz. Başarılı olursak kursların gelirini kütüphane için kullanmak istiyoruz.

     - Hangi yaş grupları için bu atölyeler?
     Işık Gençer: 7 yaşından 60 yaşına kadar... Felsefe öğretmenimiz Nuran Direk, gençler ve çocuklar için edebi metinleri anlama üzerine “Eleştirel Düşünme” atölyesi yapıyor. Mesela “Küçük Prens”i okumak yetmiyor, onu anlaması lazım çocuğun. Şu anda gençler 300 kelimeyle konuşuyor biliyorsunuz... Bütün mesele çocukların düşünmelerini geliştirmek. Ama yaratıcı yazarlık kursuna gelenler arasında 60 yaşında da vardı, üniversite öğrencisi de.
     Ferruh Gençer: Roman, öykü yazan ama tekniklerini çok bilmeyen hevesli, ortaya çıkamayan insanlar geldi. Çoğunlukla kadın katılımcılar vardı. Her kursa kadınlar geliyor zaten. Sadece “Ney Kursu”nda var erkek.

     Caz Müziğinde Akor Çılgınlığı

     - Burası müzikseverler için bir merkez mi olacak?
     Işık Gençer:“Pan” zaten bir merkez. Kitapçıların, kitaplarımızı satmamak için bir gerekçeleri olduğunu fark ettiğimizde bu dükkanı açmaya karar verdik. Dükkan çok fazla satışı olan bir yer değil. Ama iddiamız şu: Ne kadar müzik kitabı varsa biz hepsini bir arada bulunduruyoruz. Çünkü müzik kitapları büyük kitapçılarda “Hobi” başlığı altında ve çok az miktarda bulunuyor. “Satmıyor” diyorlar, “Raf ömrü var...” diyorlar.

     - Müzik okuryazarlığı dünyada nasıl?
     Ferruh Gençer: Orta şekerli.

     - Türkiye’ye haksızlık etmeyelim o zaman...
     Işık Gençer: Yok, edelim.
     Ferruh Gençer: Özellikle Avrupa’da sırf bizim gibi müzik kitabı satan bir yığın yer var; hem büyük şehirlerde hem kasabalarda. Bazıları enstrüman ve kitap satıyor ama var yani.
     Işık Gençer: Mesela “Müzik Atlası” kitabı. (Ulrich Michels, dtv-Atlas zur Musik, Almanya) Bu kitabın ilk baskısı 1977’de yapılmış, 1984’te 210 bin adet kitap basılmış. Bunun şimdi Türkçesi basıldı, bakalım kaç satacak?

     - Sizin en çok satan müzik kitabınız hangisi?
     Işık Gençer: Nail Yavuzoğlu “Caz Müziğinde Akor Dizileri”.
     Ferruh Gençer: 8 bin oldu. Mucize gibi.

     Bu Kitapları Kim Okuyor?

     - Sebebi nedir sizce?
     Ferruh Gençer: Ben bilmiyorum, Nail de bilmiyor sebebini.
     Işık Gençer: Çok şaşırdığımız bir kitap da “Yan Flüt Metodu”. Gülşen Tatu çok önemli bir flütçü. Kitabını yayımladık. Çok satmaz diye düşünüyorduk. Zaten yayımladığımız kitaplar genellikle bin tanenin içinde kaldı. “Yan Flüt Metodu” 3 bin tane sattı. Yani bugün Türkiye’de yan flüt çalan 3 bin kişi var. Bu gerçekten çok ilginç.

     - Hangi şehirlere gittiğini biliyor musunuz? Mesela Rize’de yan flüt çılgınlığından söz edebilir miyiz?
     Işık Gençer: Hayır, Türkiye’nin neresine gittiğini bilmiyoruz kitapların. Ama örneğin Urfa’dan arayan olmuştu. Aslında çok meraklı insanlar var. Biz de onların moral desteğiyle ayakta duruyoruz.
     Ferruh Gençer:“Sivas Cumhuriyet Üniversitesi”nde okuyan bir grup öğrenci gelir her sene bavullarla buradan kitap alır giderdi. Çok destek oluyorlar. Sakarya’da bir öğrenci vardı mesela. Her sene arkadaşlarına belli miktarda kitap aldırırdı. Buraya girip çıkmak bedava. Zaten araştırmacılara gelin okuyun istediğiniz kadar diyoruz.

     Kafka’yı Kaçırdınız

     - Etkinlikler kurslarla mı sınırlı olacak?
     Işık Gençer: İmza günlerimiz var bir de.
     Ferruh Gençer: Burası küçük ama 25 kişi alıyor. Bazen sohbet yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde hızlı bir haberleşmeyle burada bir caz konferansı düzenledik. İlhan Mimaroğlu’nun ölüm yıldönümünde bir anma yaptık.

     - Yazıyor musunuz peki?
     Ferruh Gençer: Hayır biz okuyucuyuz.

     - Çok ilginç başvurular oluyor mu?
     Işık Gençer: Kitap olmayan kitaplar geliyor. Kitabını basmadığımız için “Kafka’yı kaçırdınız” diyenler var.
     Ferruh Gençer: 600 sayfalık roman yazmış, dosyasını gönderiyor. “Okuyun ve bana cevap verin” diye not yazıyor içine. İki gün sonra da arayıp “Değerlendirdiniz mi?” diye soruyor.

     - Nitelikli işlerin oranı nedir bunların arasında?
     Işık Gençer: Bu sene değişik bir şeye giriştik: Dosyası olanlara çağrı yaptık. “Bir öykü gönderin, okuyalım, değerlendirelim, beş yazar adayını seçip dosyasını kitap olarak yayımlayacağız” dedik. Hem yeni yazar kazandırmak hem de insanlara umut olmaktı amacımız. Güzel işler geldi doğrusu...

     En Yaşlı Bestecimizin Kitabı

     - Yakın dönem projeleriniz neler?
     Işık Gençer: İnci Çayırlı’nın Anıları yeni çıktı. Cihat Aşkın’ın anılarını da yakında basacağız. Çok önemli projelerimizden biri de İlhan Usmanbaş kitabı. Bu ay içinde çıkacak diye planlıyoruz.
     Ferruh Gençer: İlhan Usmanbaş 1921 doğumlu, en yaşlı bestecimiz. Onunla ilgili ilk kez böyle bir çalışma yapılmış olacak. Bütün eserlerinin kataloğu çıktı. İlhan Bey kendi eserleri üzerine notlar yazdı. 15 farklı müzikolog O’nu değerlendiren birer makale kaleme aldı. 400 sayfalık bir kitap olacak.

     http://haber.star.com.tr sitesinden alınmıştır. - 05.09.2015, Cumartesi (Söyleşi: Hale Kaplan Öz)




Son Güncelleme:21.10.2020 14.01
Toplam Ziyaret:2800445
Online Ziyaretçi Sayısı:9
Bugünlük Ziyaret :504

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.