\ Gül (Yiğitler), Denizhan:

Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Balıkesir’de, lise öğrenimini Edremit’te tamamladı. “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü”nden 1986 yılında mezun oldu. Mustafa Apaydın yönetimindeki “TRT Ankara Radyosu Çoksesli Gençlik Korosu”nda iki yıl süresince korist olarak yer aldı. Küğ dershanelerinde öğretmenlik ve radyo programlarında dublaj yaptı. 1991 yılında “Milli Eğitim Bakanlığı”na bağlı olarak küğ öğretmenliğine başladı. Sırasıyla “Hasanoğlan Fatih Lisesi”, “Elmadağ Lisesi” ve son olarak da “Ankara A. Mürşide Özünenek Anadolu Lisesi”nde görev yaptı. Çalıştığı okullarda kurduğu korolar ve küğ gruplarıyla Ankara’daki çeşitli küğ yarışma ve festivallerine katıldı, öğrencileri birçok dalda ödüle layık görüldüler. Okullardaki görevlerinin yanında çok sevdiği koro küğü yapmayı da sürdürdü. 10 yıl kadar Süreyya Çağlar yönetimindeki “Ankara Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü Çoksesli Öğretmenler Korosu”nda korist olarak söyledi. Ayrıca 5 yıldır da İnci Tığlı Ayağ yönetimindeki “Alegria Oda Korosu”nda söylemektedir. Bu koroyla yurt içi ve yurt dışı çeşitli festival ve yarışmalara katılarak ödüller kazanmışlardır.

\ Gül, Feyyaz Kadri:

1951 Adana Ceyhan doğumlu olan Feyyaz Kadri Gül halen Adana’da yaşamaktadır. “Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Öğretmenliği Bölümü”nü bitirdikten sonra yurdumuzun çeşitli bölgelerinde küğ öğretmenliği yapmıştır. Sanatçı küğ öğretmenliğinin yanısıra bir yazar ve şair olarak pek tanınmıştır. Küğ öğretmenliğinden emekli olarak ayrılan sanatçı kendi deyimi ile “Şiir-Müzik Kardeşliği”ni sürdürmekte ve “Bir şairin yalın yalnızlığını” yaşamaktadır.

\ Gülboy, Rati Tolga:

16 Nisan 1974 tarihinde İzmir'de doğan Tolga Gülboy sırasıyla "Mehmet Akif İlkokulu"nu, o zamanki adıyla "Güzelyalı Ortaokulu"nu ve "Selma Yiğitalp Lisesi"ni bitirerek 1995–1999 yılları arasında"Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı"nda okudu. 1998, 1999 ve 2000 yıllarında klasik gitar alanında uluslararası düzeydeki öğreticilerle çalışma fırsatını buldu. Üniversitede okuduğu zaman diliminde geliştirdiği bağdama çalışmaları ile çeşitli biçimlerde bağdalar yaptı. Bu yaratılarını görev yaptığı okullara marşlar yazarak sürdürdü. Kazanmış olduğu bilgi–beceri ve teknik birikimini aktarabileceği ortamlarda çalışmaya özen gösterdi. Sanatçı eğitimci özelliğini de geliştirerek ülkesine faydalı olmayı düşündüğü öğretmenlik görevine başlama kararı aldı. 2000–2005 tarihleri arasında Artvin'in Borçka ilçesindeki ilk ve ortaöğretim okullarında küğ derslerine girdi. Buradaki görevini tamamladıktan sonra isteğe bağlı olarak tayininin çıktığı Manisa'nın Saruhanlı ilçesi Nuriye kasabası'nda 2005–2008 tarihleri arasında çalıştı. Bu zaman diliminde küğ öğretmeni olmayan Saruhanlı ilçesindeki okullarda görev aldı. Anadolu Liselerinde öğretmen olabilmesini sağlayacak sınavda başarılı oldu. Yapmış olduğu seçim çerçevesinde tayini Manisa ili "Hasan Türek Anadolu Lisesi"ne çıktı. Tolga Gülboy 2008 yılından bu yana adı geçen öğretim kurumunda çalışmaktadır.

\ Güler, Gizem:

7 Ocak 1987 tarihinde Adana’da doğdu. 1997 yılında “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı”nın açmış olduğu giriş sınavını kazanarak eğitimine piyano dalında M. Stebel Wodka ile başladı, lise döneminde ise Leyla Hüseyinova ile eğitimine devam etti. Ayrıca Ferhang Hüseyinov’un keman öğrencileri ile Adana ve çevre ilçelerde dinletiler verdi. “Çukurova Üniversirtesi Adana Devlet Konservatuvarı Okul Korosu” ile birlikte Yunanistan ve Macaristan’da koro festivallerine katıldı. 2006-2007 eğitim-öğretim yılında “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı”nın lisans bölümünden derece ile mezun oldu.Mezun olduktan sonra aynı okulda eşlik ve yardımcı piyano derslerini vermek üzere dışarıdan ders saati karşılığı ücretli olarak çalışmaya başladı.Halen “Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı”nda ücretli olarak çalışmaya devam etmekte ve aynı zamanda bu okulda Ferhang Hüseyinov ile yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir.

\ Güler, Nurettin:

1961 yılında “Ankara Devlet Konservatuvarı”ndan Zahit Özsezgin’in öğrencisi olarak mezun olan Güler, aynı yıl “Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Orkestrası”nda flüt sanatçısı olarak göreve başlamıştır. 1975 yılında kurdukları “Filarmoni Nefesli Çalgılar Beşlisi”nin flütçüsü olarak radyo, televizyon, kültür merkezleri ile yurt içinde ve yurt dışında başarılı dinletiler vermiştir. Bir süre “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası”na konuk sanatçı olarak katılan Güler, 1991 yılında “Ankara Devlet Opera Orkestrası”nın İtalya’ya yapmış olduğu “Yunus Emre Oratoryosu” dinletisinin önemli yalkın flüt kesitlerini Papa huzurunda başarıyla seslendirerek büyük övgüler almıştır. Nurettin Güler “Opera Orkestrası Flüt Grup Şef Yardımcılığı” görevinin yanı sıra 1992-1994 yılları arasında “Orkestra Müdürlüğü” görevini de üstlenmiştir. Sanatçı 1995 yılında “Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Yardımcılığı”na atanmış, kararlı ve sevecen davranışlarıyla başarılı bir idarecilik örneği göstermiştir. 1997 yılında bu görevinden ayrılan Güler, 1998 yılında emekli olmuştur. 8 Kasım 1998 tarihinde sonsuzluğa göç eden Nurettin Güler, Türk küğ toplumu için önemli bir yitimdir.

\ Güllendi, Yeliz:

1982 yılında Adana’da doğan Güllendi ilk ve orta eğitimini tamamladıktan sonra “Adana Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi”nin yetenek sınavını kazanarak küğ eğitimine başladı. “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” sanatçısı Nükhet Yamalı ile bir yıl viyola çalıştıktan sonra Yalçın Özgüngör ile üç yıl yan flüt öğrenimi gördü. 1999 yılında ise “Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü” giriş sınavlarında başarı sağlayarak bu okulda Sevda Gedik İnciroğlu ile yan flüt çalışmalarına devam etti. Yeliz Güllendi “Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Okul Orkestrası” ve “Abant İzzet Baysal Üniversitesi” öğrenci dinletilerinde yer aldı. Bu okuldan 2005 yılının Ocak ayında mezun olduktan sonra Adana’da “Natürel Müzik Merkezi”nde yan flüt ve piyano dersleri vermeye başladı. Ayrıca “Seyhan Cumhuriyet İlköğretim Okulu”nda bir yıl küğ öğretmenliği yaptı. Güllendi halen “Natürel Müzik Merkezi” bünyesinde çalışmaktadır.

\ Gültekin, Alp:

1956 Ödemiş doğumlu sanatçı “İzmir Devlet Konservatuvarı”nda Sedat Şen ve F. Görlach ile keman, Ethem Günöz ile viyola çalıştı. 1978 yılında “İzmir Devlet SenfoniOrkestrası” sanatçısı oldu.1979 yılında Almanya’da Reiner Moog ile viyola, Atar Arad ile oda küğü çalıştı. “İzmir Devlet Konservatuvarı”nda oda küğü ve viyola öğretmenliği, “Buca Eğitim Fakültesi”nde keman ve viyola öğretmenliği yaptı. Çeşitli oda küğü grupları ile çalıştı. Ruşen Güneş ile Mozart’ın iki viyolalı beşillerinin tümünü seslendirdi. Kurmuş olduğu“Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi” ile oda küğü çalışmalarını sürdüren sanatçı halen “İzmir Devlet Senfoni Orkestrası” sanatçısı olup keman ve viyola dersleri vermektedir.

\ Gülyurdu, Cemal:

1 Temmuz 1963 tarihinde İzmir’de doğdu. Orta ve lise öğretimini “İzmir Karataş Lisesi”nde yaptı. “Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri Bölümü”nden mezun oldu. Küğ ile ilgilenişi ilkokul ve lise korolarında başladı, lisede çalgı ile de yakınlaştı. Üniversitede piyano ve koro gibi edimsel derslerin yanısıra Turgut Aldemir’den “Uyum Bilgisi” (armoni), “Karşıezgi” (kontrapunt), Nurhan Cangal’dan “Form Bilgisi”, “Partitur Çalma”, Necati Gedikli’den “Bağdama Teknikleri” gibi kuramsal müzik derslerini aldı. Lisans bitirme çalışması olarak “Azerbaycan Küğü ve Halk Küğü Makamları” adıyla bir çalışma yapmıştır. İlkokuldan başlayarak lisede devam eden koroda şarkı söyleme bilinci, üniversitede çoksesli korolarda söyleyerek gelişti, 1990 yılında “İzmir Büyükşehir Belediyesi Korosu”nda iki yıl, 2005-2008 yıllarında “İzmir Sanat Merkezi Çoksesli Korosu”nda ve “Ege Çağdaş Oda Korosu”nda (2008-2009) devam etmiştir. Cemal Gülyurdu “Joker Müzik Aletleri Ltd. Şti.” (1992) kurucu ortaklarından birisidir. Bu şirkette küğsel aletler ve aksesuvarları imalatı ile ilgili çalışmalar yaptı. “Gülen Adam Müzik Reklam Prodüksiyon” bünyesinde reklam müziği ve stüdyo kayıt teknolojisi konuları ile ilgilenmiştir. Sanatçı, 2010-2012 yılı arasında üç mevsim “İzmir Makina Mühendisleri Odası Çocuk Korosu”nu kurdu ve yönetti. Aynı dönemde “Japon Kuklası” adlı bir tiyatro oyununa küğ yazdı. Halen aktif küğ çalışmaları, ders çalışmaları ve küğ sanayisinde imalat çalışmalarını sürdürmektedir.

Gün Batımı ve Gün Doğumu Şarkıları:

Bağdar Ayser Vançin ve ırlağan Mathieu Chardet tarafından yorumu: “İnsan bazen nedenini bilmeden, bazen ruhunu zenginleştirmek için, bazen ruh denizine dalmak için şarkı söyler. Ama nasıl olursa olsun, şarkıyı tüm ruhuyla söyler.” Uluslararası çapta tanınmış şairlerden ilham alınarak bağdanan bu Fransız şarkıları, Nazım Hikmet ve Louis Aragon ağırlıklı parçalar, saydam ve gümüşsel gündoğumundan gelip, bakır renkli günbatımının ışınlarından geçerek, birbirleriyle sarmaş dolaş olan tutkularımız, acılarımız ve ümitlerimizin tüm renk ve tonlarını, berrak bir şelale gibi sunan ezgiler dizisidir.

\ Günaydın, Günay:

1965 yılında Çanakkale’de doğmuştur. 1984 yılında “Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü”ne girmiştir. Bu okulda Ertuğrul Bayraktar ile “uyum bilgisi”, Sedat Sarıgül ile “ırlama”, Necati Uçar ile “piyano” ve Bülent Alaner ile “küğ tarihi” çalışmıştır. Günaydın “Geleneksel Türk Küğü” üzerine de kendini geliştirmiştir. 1988 yılında bu okulu bitirdikten sonra “Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı”nda “Müzikoloji Bölümü, Entomüzikoloji ve Folklor Anabilim Dalı”ndan mezun olmuştur. Halen aynı bölümde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. “Müzik Eğitiminde Terimler Sözlüğü” ilk kitabı olup “Haremin Son Gülleri” isimli bir araştırma kitabı da bulunmaktadır.

\ Gündeş, Ebru:

Ebru Gündeş 12 Ekim 1974 tarihinde İstanbul’da doğdu. Konfeksiyon işçisi olarak çalıştığı yıllarda sesinin güzelliğini duyan bir tanıdık vasıtasıyla Neşe Demirkat’a götürüldü. Amaç Ebru Gündeş’in Allah vergisi güçlü sesini değerlendirmek ve küğ yaşamına kaliteli ve genç bir ses sunmaktı. “Neşe Müzik Yapım” o günlerde henüz kurulmadığı için Neşe Demirkat bu sesi değerlendirmeleri için “Marş Müzik Yapım”ın o zamanki yöneticisi Koral Sarıtaş ve ünlü kemancı ve besteci Selçuk Tekay’a yönlendirdi. Gündeş bu iki önemli küğ adamından tam not alarak “Marş Müzik Yapım”la anlaştı. Albüm hazırlıklarına başlamadan önce sahne tecrübesi kazanmak ve şöhretin büyüleyici dünyasına alışabilmek için bir süre Emel Sayın’a vokalistlik yaptı. Çok kısa bir sürede uyum sağlayan Gündeş ilk albümünün hazırlıklarına başladı. 1993 yılında “Tanrı Misafiri” adlı ilk albümü küğ dünyasına bomba gibi düştü. Selçuk Tekay’ın prodüktörlüğünü, Özkan Turgay’ın aranjörlüğünü yaptığı bu ilk albümde Gündeş milyonluk satış rakamına ulaştı. Bu albümle birçok ödüle layık görülen sanatçı 1994 yılından başlayarak “Kral TV Video Müzik Ödülleri”nde “En İyi Kadın Türk Sanat Musikisi Sanatçısı” ödülünü üç yıl boyunca kimseye kaptırmadı. Ebru Gündeş bu ilk albümün ardından hemen ikinci albümünün hazırlıklarına başladı ve ertesi yıl “Tatlı Bela” yayınlandı. Genç sanatçı “Tatlı Bela”da bu kez ağırlıklı olarak sakin ve romantıl parçalar seslendirdi. “Ben Daha Büyümedim” adlı üçüncü albümü 1995 yılında çıktığında “Fırtınalar” adlı ilk parçası ses getirdi; Gündeş “Ben Daha Büyümedim” ve “Çok mu Gördünüz” adlı parçalarla eleştirilere sitem etti. Bu albüm Ebru Gündeş’in küğ yaşamında Serdar Ortaç’la olan birlikteliğinin de başlangıcıdır. “Kurtlar Sofrası” adlı dördüncü albümü 1996 tarihinde çıkan sanatçı bu arada oyunculuk tekliflerini de değerlendirip albümlerinin ismini taşıyan televizyon dizilerinde başroller aldı. İki yıllık bir aranın ardından 1998 yılında “Sen Allahın Bir Lütfusun” adlı albümü küğ marketlerindeki yerini aldı. Albüm Selçuk Tekay’ın yanında Kerem Ökten’in yönetmenliği ve aranjörlüğünde gerçekleştirildi. Oniki şarkının yer aldığı albüm Ebru Gündeş’in kendi tarzını sağlamlaştırdığı bir çizgideydi. Ebru Gündeş 2000 yılında hayranlarının karşısına yepyeni bir albümle çıktı. “Dön Ne Olur” adını taşıyan bu albümün stüdyodaki tanıtımı sırasında basın mensupları önünde beyin kanaması geçiren 25 yaşındaki Ebru Gündeş bir süre hastanede kaldıktan sonra uzun bir süre dinlenerek hayranlarından uzak kaldı. Ancak hayranları O’na olan sevgilerini albümüne yansıttılar ve Ebru Gündeş’in “Dön Ne Olur” albümü milyon barajını geçerek büyük bir rekora imza attı. Tarık Ağansoy’un düzenlemelerini yaptığı albümde genç söz yazarı ve bağdarların da parçaları yer almaktaydı. Sezgin Büyük, Altan Çetin, Sinan Özşeker, Ertuğrul Polat, Hakkı Yalçın’ın yanısıra Sezen Aksu’nun “Hata” parçası da albümde bulunmaktaydı. Sanatçının alışılagelen çizgisini sürdürdüğü albümde bir de sürpriz yaptığı “Deli Deli” isimli çocuk parçası vardı. Uzun bir dinlenme döneminin ardından ilk dinletisini 11 Mart 2000 gecesi “Bostancı Gösteri Merkezi”nde veren Ebru Gündeş, bu dinletinin tüm gelirini “Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Vakfı Hastanesi Reanimasyon Kliniği”ne bağışladı. Birçok arabesk-pop küğü söyleyen sanatçı gibi Gündeş’in de Afganistan, Lübnan, Suriye ve İran da hayranları vardır. Trinidad ve Tobago da yaşıyan Lübnan ve Suriye asıllı Araplar tarafından da beğenilerek dinlenmektedir. Sanatçının diskografisi ise şöyledir: “Tanrı Misafiri” (1992-Raks Müzik), “Tatlı Bela” (1994-Raks Müzik), “Ben Daha Büyümedim” (1995-Raks Müzik), “Kurtlar Sofrası” (1996-Raks Müzik), “Sen Allah’ın Bir Lütfusun” (1997-Raks Müzik), “Dön Ne Olur” (2000-Raks Müzik), “Ahdım Olsun” (2001-Raks Müzik), “Şahane” (2003-Erol Köse), “Bize de Bu Yakışır” (2004-Emre Plak), “Kaçak” (2006-Emre Plak), “Evet” (2008-Emre Plak).

Güneri, Ferhat:

1926 yılında doğdu. 1938 yılında "Ankara Devlet Konservatuvarı Korno Bölümü"nü kazandı. 1945’te bu okuldan mezun oldu. "Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası"na korno sanatçısı olarak girdi. 1957’de Londra’ya gitti. Burada Dennis Brain ile çalışma fırsatı buldu. Dünya çapında orkestralarda çalıştı. 1975 yılında "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası"na atandı. "İzmir Devlet Konservatuvarı"nda öğrenciler yetiştirdi. 1997 yılında aramızdan ayrıldı. Sanatçının keman sanatçısı olan Ali Güneri ve Melek Güneri Köyüstün adlı iki çocuğu bulunmaktadır.

\ Güneş, Cennet:

“Arslanköy”lü Cennet Güneş, 45 yaşında. Viyolonseli ilk kez geçen yıl bir tiyatro gösterisi için “Mersin Devlet Opera ve Balesi”ne gittiğinde görmüş. “O an bu aleti çalmaya karar verdim” diyor. “Arslanköy Çadır Tiyatrosu Kadın Topluluğu”ndaki arkadaşlarıyla viyolonsel dersleri almaya başlayan Cennet Güneş, “Notaları karıştırıyorum ama bu aleti çalmaya kararlıyım” diyor. “Arslanköy”ün tiyatrocu kadınları gündüzleri tarla ve bahçede çapa yapıyor, geceleri okulun kalorifer deposunda prova yapıyor ve zaman buldukça “Devlet Opera Balesi” sanatçılarından viyolonsel dersleri alıyorlar. 2001’de okul müdürü Hüseyin Arslanköylü’nün de desteğiyle köyde çadır tiyatrosu kuran “Arslanköy”lü kadınlar, sekiz yılda, kadın haklarından ozon tabakasına kadar farklı konuları ele alan altı oyun sahneledi. Haftada dört gün prova yapan tiyatrocular, eşleriyle çocuklarından tam destek görüyorlar.

\ Günöz, Selmin:

"Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü"nü Sevda Aydan'ın öğrencisi olarak bitirdikten sonra "Ankara Devlet Opera ve Balesi"ne yalkın sanatçı olarak atandı. Burada şan çalışmalarına bir süre devlet sanatçısı Suna Korat ile devam etti. 1982'de "İzmir Devlet Operası"nın kurulmasıyla birlikte İzmir'e atanan sanatçı bugüne değin yirmiyedi ayrı yaratıda başrol oynadı. "Konsolos", "Tosca", "La Bohem", "La Traviata", "Macbeth", "Şen Dul", "Çardaş Fürstin", "Çingene Baron", "Yarasa", "Palyaço", "Cavalleria Rusticana", "Carmen", "My Fair Lady", "Kiss me Kate" oynadığı oyunlardan bazılarıdır. "Lady Macbeth" rolüyle Bulgaristan'ın Burgaz kentinde iki temsil yapmış, "Burgaz Senfoni" ve "Varna Senfoni" orkestraları eşliğinde dinletiler vermiştir. Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de "Duşanbe Oda Orkestrası" ile iki dinleti gerçeklestirmiş, ayrıca resitaller vermiştir. Geçtiğimiz yıl Marakeş'te düzenlenen "Uluslararası Müzik Festivali"ne "Turkish Voice of Opera" adlı sanatçı grubuyla katılarak Türkiye'yi temsil etmiştir. İtalya'da düzenlenen "MED Film Festivali Türk Filmleri Haftası"nın açılışını "Avrupa Birliği Yolunda Türkiye" adlı projenin sunum dinletisiyle Roma'da gerçekleştirmiştir. Yurt içinde "Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası", "İzmir Devlet Senfoni Orkestrası", "Ankara Opera Orkestrası", "İzmir Opera Orkestrası" eşliğinde yalkın dinletiler vermiştir. İnsan sesine yakın çalgı gruplarıyla ve piyano eşliğinde sayısız dinletiler veren Günöz 1992–1995 yılları arasında "İzmir Devlet Opera ve Balesi"nde müdür ve genel sanat yönetmeni olarak görev yaptı. "Devlet Opera ve Baleleri Genel Müdürlüğü"nde sanat danışmanlığı görevinde bulundu. "Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda, "Orta Doğu Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü"nde, "Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı"nda, İzmir "Karşıyaka Belediye Konservatuvarı"nda şan pedagogu olarak görev yapmış olan Günöz "İzmir Devlet Opera ve Balesi" yalkın sanatçılığından emekli olarak kendi adını verdiği "T.C. M.E.B. Özel Selmin Günöz Müzik Okulu"nu açmıştır. http://www.selmingunozmuzikkursu.com Günöz çalışmalarını burada sürdürmekte ve dinleti etkinliklerini devam ettirmektedir.

\ Gürbüz, Tarık Aytaç:

1974 doğumlu Aytaç Gürbüz, 1996 yılında “İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü Viyolonsel Ana Sanat Dalı”ndan mezun oldu. 1996 yılında Eskişehir’de başladığı müzik öğretmenliği görevine Ankara ve Osmaniye’de devam etti. 2004 yılında “Çukurova Güzel Sanatlar Lisesi”nde viyolonsel öğretmeni olarak görev yapmaya hak kazandı. Viyolonsel öğretmenliğinin yanısıra oda orkestrası ve okul orkestrası çalışmalarını da yürüttü. Aynı zamanda bu okulda çalgı bakım ve onarım atölyesi kurdu. Halen “Adana Çukurova Güzel Sanatlar Lisesi”nde viyolonsel ve çalgı bakım ve onarım öğretmeni olarak çalışmaktadır. Özel atölyesinde de el yapımı yaylı sazlar (keman, viyola ve viyolonsel) üretmeye ve tamiratlarını yapmaya devam etmektedir. Daha ayrıntılı bilgi edinmek için sanatçının web sitesini incelemenizi öneririm: www.aytacgurbuz.com

\ Gürdal, Cem:

1969 yılında Erzincan’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ordu’da tamamladıktan sonra 1986 yılında başladığı “Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Halkbilimi Anabilim Dalı”ndan 1990 yılında mezun oldu. 1991 yılında “Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Merkezi Halk Müziği Şube Müdürlüğü”nde folklor araştırmacısı olarak göreve başladı ve yurdun pek çok yöresinde derleme gezilerine çıktı. 1993 yılının Ocak ayında “TRT Kurumu”nun açtığı bir sınavı kazanarak “Video Kurgu Servisi”nde göreve başladı ve dokuz yıl bu görevi sürdürdü. Aynı yıllarda kurulan ve kuruluşun da kendisinin de yer aldığı “İpekyolu Türk Müziği Topluluğu” ile başta Orta Asya Türk Cumhuriyetleri olmak üzere Türkçe konuşulan tüm coğrafyalardaki küğ türleri ve halk çalgılarıyla ilgili araştırma–uygulama çalışmaları yaptı ve halen de yapmaktadır. 2001 yılından bu yana çalışmalarını “Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu”nda sürdürmekte, saz ve ses sanatçısı olarak da topluluğun çeşitli dolaşı ve dinletilerine katılmaktadır.

\ Gürdal, Çiğdem:

1969 yılında Ankara’da doğdu. İlk küğ çalışmalarına ortaokul yıllarında “Kütahya Kılıçarslan Lisesi”nde küğ öğretmeni olan İ. Selman Coşkun ile başladı. Ortaokul ve lise yıllarında klasıl Türk musikisinin büyük formdaki yaratıları dahil pek çok eseri küğ öğretmeninden öğrenmişti. Çiğdem Gürdal aynı yıllarda piyano dersleri almaya başlayarak uluslararası küğ kültürü ile de tanıştı. 1986 yılında “Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü”nü kazanarak viyolonsel öğrencisi oldu. Türk musikisi eğitimini de üniversite korosunda yönetkenlik yapan Muzaffer Şenduran ile sürdürdü. 1990 yılında mezun olduktan sonra özel bir okulda küğ öğretmenliği yaptı. 1991 yılında “Kültür Bakanlığı”nın açtığı sınavı birincilikle kazanarak ses sanatçısı olarak çalışmaya başladı ve hem ses, hem de viyolonsel sanatçısı olarak dört yıl görev yaptıktan sonra aynı görevi “Ankara Devlet Klasik Türk Musikisi Korosu”nda yapmak üzere geçici görevle atandı. Aynı yıl “İpekyolu Müzik Topluluğu” sayesinde Orta Asya küğleri ile tanıştı. Çiğdem Gürdal ilk bağdama çalışmalarını yapmaya da aynı dönemde başladı ve 1996 yılında sözü ve bağdası kendisine ait bir şarkı ile “Akçay Şairler ve Bestekarlar Festivali”nde mansiyon ödülü kazandı. Turhan Taşan’ın yazdığı “Kadın Bestekarlar” isimli kitapta özgeçmişi ve bağdalarına yer verilen sanatçı “TRT”de ve özel kanallarda çok sayıda izlenceye katıldı, yurt içinde ve dışında dinletiler verdi. Dinleti verdiği ülkeler arasında Almanya, Hollanda, İrlanda, Mısır, Bulgaristan, Moldovya, Amerika Birleşik Devletleri, Singapur, Endonezya, Tayland, Malezya, Kırım, Azerbaycan ve Kırgızistan bulunmaktadır. Gürdal 1999 yılında kurulan “Kültür Bakanlığı Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu”na geçici görevle atandı ve bu toplulukta çalışmaya başladı. Ayrıca zamanın Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın onayı ile yalkın sanatçı ünvanı aldı. Gürdal “TV8” isimli televizyon kanalında “Üç Renk” isimli haftalık bir Türk musikisi izlencesi de sürdürmektedir.

\ Gürdal, İrfan:

1966 yılında Erzincan’da doğdu. 1982 yılında “Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi”ni bitirerek 1987 yılında “Kültür Bakanlığı Devlet Türk Halk Müziği Korosu”nda saz sanatçısı olarak göreve başladı. 1991 yılında Ali Özaydın ve Cem Gürdal ile birlikte “İpekyolu Türk Müziği Topluluğu”nu kurdu. Dünyada Türkçe konuşulan tüm bölgelerin küğlerini araştıran ve yorumlayan bu topluluk ile yurt içi ve yurt dışında birçok dinleti gerçekleştirdi. Anadolu dışında yaşayan Türklerin geleneksel küğleri ve çalgı aletleri konularında araştırmalar yaptı, ikiyüzün üzerinde türkü derledi. 1993 yılında Güney Sibirya’daki Tuva Türklerinin boğaz havaları ile ilgili araştırmalar yaptı. Aynı yıl Kazakistan’da halk çalgıları ve halk çalgıları orkestralarını inceledi. 1995’te Türkmenistan’ın Aşkabat ve Merv bölgelerindeki aşık küğlerini araştırma olanağı buldu ve çoğunluğu Teke Türkmenlerine ait birçok aşık havası derledi. “Türkmenistan Devlet Konservatuvarı” öğretmenlerinden Ata Kutlumuradov’dan “dutar”ın çalım teknikleri hakkında bilgiler aldı ve bu bilgiler ışığında Anadolu’da tezenesiz saz çalma tekniğine yeni vuruşlar kazandırdı. 1999’da “Kültür Bakanlığı Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu”nun sanat yönetmenliğine getirildi. Bu toplulukla yurt içi ve yurt dışında çok sayıda dinletiler hazırladı ve yönetti. 2003 yılında “Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda etnomüzikoloji alanında yüksek lisansını tamamlayan Gürdal halen “Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu”nda saz sanatçısı olarak görevine devam etmektedir.

Gürlük:

Bkz. Intensité (Fr.), Intensity (İng.) Sesin şiddet ve kuvvet derecesi. Güçlülük, yoğunluk. Şiddet, yeğinlik. Gerilim, güç. Koyuluk, çarpıcılık, keskinlik. Sesin üç niteliği vardır: Gürlük, yükseklik ve tını. Fiziksel olarak ses, özellikle “ötü” ile anlamdaştır. Küğde gürlük, sesin belirli olan tek şiddet sınırı değildir; “pek gür”den “pek kısık”a kadar geniş bir kapsama alanı bulunmaktadır. Küğ sanatında bu farklı dereceleri uygulamaya almak yolu ile küğsel yaratıya “dinamizm” sağlanır.

Gürses, Atilla:

Bkz. Arcan, Atilla.

\ Güven, Aslı:

1975’te Osmaniye’de doğdu. İzmir “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera ve Şan Bölümü”nde 1993–1997 yılları arasında lisans, 1998–2001 yılları arasında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öğrenim hayatı boyunca Sevda Aydan, Sabahat Tekebaş, Vasil Matchew, Licinio Montefusco, Lia Lantieri, Hans Gallus, Aydın Uştuk ile ses ve dağar çalışmalarını sürdürdü, çeşitli çalışmalıklar ve kurslarda etkin görev aldı. 2000–2001’de “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Doğu Akdeniz Üniversitesi”nde şan dersi okutmanlığı yaptı. 2001 yılında düzenlenen “Türksoy Opera Festivali”nde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini başarıyla temsil etti. 2001–2004 yılları arasında “İzmir Devlet Opera ve Balesi”nde çeşitli koro eserlerinde ve yalkın partlarda görev aldı. Sanatçı, 2005 yılından bu yana “Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”nda şan öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

\ Güzeldağ, Seçil:

14 Nisan 1977 tarihinde Adana’da doğan Seçil Güzeldağ ilkokula “Cebesoy İlkokulu”nda başlayıp dördüncü sınıfta “İsmet İnönü İlkokulu”na geçiş yaptı. 4. sınıfta küğe olan ilgisinden dolayı Filiz Bahadırlı’dan org dersleri almaya karar verdi. İlkokuldan sonra 1988 yılında “Özel Yeni Lise”de orta öğretime başladı. Hazırlık sınıfının sonlarında piyano öğrenme isteği Burhan Hüseyin’in öğrencisi olmasına yol açtı. Burhan Hüseyin ile çalışmaya başladığının ikinci ayı henüz dolmadan Adana’da konservatuvar açılacağını öğrendi ve sınavlara girerek 1989 yılında bu okulun yarı zamanlı keman bölümünde okumaya hak kazandı. İlk keman öğretmeni Hakan Çuhadar oldu. Seçil Güzeldağ hem okuluna gidip hem de hafta içi ve hafta sonu olmak üzere konservatuvara devam ediyordu. Remileme öğretmeni Şadan Güvenir tüm öğrencilere küğ sanatını çok sevdirmişti. Bu sayede bir yıl sonra tam zamanlı bölümü açılan okula ailesinin karşı çıkmasına rağmen geçiş yaptı. Eğitim gördükleri sınıf toplam üç kişiydi. Okulun mevcudu da zaten yirmiyi geçmiyordu. O dönemde öğretmen bulma sıkıntısı yaşanıyordu, çünkü “Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası” daha yeni kurulmuştu. Güzeldağ liseye geçtiğinde üflemeli çalgılar bölümünün açılması ile sınıf mevcudu arttı ve okul daha da hareketlendi, bina sayısı ikiye çıktı. Böylece “Güzel Sanatlar Bölümü” ile ortak kullanılan bir binaya daha sahip olundu. Bahsi geçen zaman diliminde kantin bulunmamaktaydı, ancak etek giyme zorunluluğu vardı. Seçil Güzeldağ liseye geçtiğinde keman dersi öğretmeni Ferhang Hüseyinov oldu. Bir yıl sonra ise İrade İspir ile çalışmaya başladı. 1995 yılında liseden sonra “Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü”nü kazanarak küğ yaşamına farklı bir yön vermeye karar verdi. Kendisi bu konu hakkında şunları söylüyor: “Hayatımda her zaman minnet duyacağım birbirinden değerli hocalar ile tanıştım ve çalıştım. 1999 yılında mezun olduktan sonra Adana’da ‘Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’ açılacağı duyumunu aldığım için Adana’ya dönüş yaptım. Amacım yüksek lisans yapmaktı, ama aradan 16 sene geçti hala açılacak!!! 1999 yılında ilk atamam olan ve halen görev yaptığım ‘Yavuzlar Ortaokulu’nda göreve başladım. Amacım öğrencilerime öncelikle küğü sevdirmek, yaşamlarının bir yerinde her zaman küğün olmasını sağlamak ve tabii ki genel kültür olarak küğ bilgisi vermek idi ve böyle olmaya da devam edecek. Bu alanda yetenekli öğrencileri ‘Güzel Sanatlar Lisesi’ ve ‘Konservatuvar’ sınavlarına hazırlayarak onlara biraz da olsa faydam olduysa ne mutlu bana. Evrensel bir dil olan küğün her zaman hayatımızda olması ve bizlere barış, sevgi getirmesi tek dileğim.”




Son Güncelleme:26.06.2017 20.23
Toplam Ziyaret:1197079
Online Ziyaretçi Sayısı:6
Bugünlük Ziyaret :361

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.