\ Yücel, Erkan:

İşçi Partisinin önderlerinden, Türk tiyatro ve sinemasının unutulmaz yıldızı ve devrimci sanatın yetkin öncüsü, partili sanatçı Erkan Yücel 9 Eylül 1985 tarihinde bir trafik kazasında vefat etti. Devrimci iyimserliğin ve umudun simgesi, insan merkezli bilimsel sosyalizmin gülen yüzü olan sanatçı yozlaşmanın kültür, çürümenin sanat olarak sunulduğu ve sanatın metalaşıp piyasaya düştüğü koşullarda mücadele etti. Ütopyayı hedefledi, ama ayaklarını hep toprağa bastı; sanatıyla zirveye çıktı, ama tevazusuyla halkın içine karıştı; son nefesine kadar sanata dört elle sarıldı, ama sistemin marjinal sanat anlayışına karşı insanı hep yüceltti, özgürlüğün mücadelesini verdi. Yücel sanatı hem yaparak hem yaptırarak sevdiren devrimci bir yol izledi. “Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu”nu kurduğu zaman “Her yer bir sahne! Herkes birer oyuncu!” dedi. Öncülük ettiği sanatçılarla yeri geldiğinde pazarcı kasalarının üzerinde, yeri geldiğinde traktör römorklarının üzerinde; bazen köy meydanlarında oyunlar sergiledi; çoğu zaman da halktan kimseleri oyunlara dahil etti. Erkan Yücel’in kurduğu “Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu” ve “Ankara Halk Tiyatrosu” uzun yıllar kapılarını tiyatro yapmak isteyen herkese açtı. Erkan Yücel yaşamı boyunca insanı geliştirerek dönüştürmek için sanatı esas aldı ve tiyatrosunu bir okula dönüştürdü. “Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu” ve “Ankara Halk Tiyatrosu” içinde tiyatro ile tanışan birçok kişi sanat yaşamlarına buradan aldıkları ilhamla devam ettiler, tiyatrodan öğrendiklerini hayatın başka alanlarında da değerlendirdiler. Binlerce kişi Erkan Yücel’in kendilerine aşıladığı devrimci umudu hala yüreklerinde taşımaktadırlar. 13 Mart 1944 tarihinde doğan Yücel tiyatro yaşamına “Ankara Meydan Sahnesi”nde başladı. Daha sonra “Ankara Sanat Tiyatrosu”na girdi. Bu tiyatro ile birçok oyunda rol aldı, ödüller kazandı. “Ayak Bacak Fabrikası”, “Klimanjaroya Tek Başına Tırmanmak” ve “72. Koğuş” adlı oyunlar ile yurt çapında bir üne kavuştu. Ardından ideolojik farklılaşma nedeniyle “Ankara Sanat Tiyatrosu”ndan ayrılarak “Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu”nu kurdu.1970’lerin politik yaşamını sahneye taşıdı. Anadolu’ya birçok dolaşı düzenledi. Köylere kadar tiyatro götürdü. Sahne bulamadığı yerlerde traktör römorklarında oynadı. İllegal olan Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) üyesiydi ve 12 Mart’ta sergiledikleri “Hitler Rejimi’nin Korku ve Sefaleti” isimli oyun nedeniyle sıkıyönetim tarafından tutuklanarak yargılandı, 15 yıl ağır hapis cezasına mahkum edildi. 1974 yılında çıkarılan genel afla özgürlüğüne kavuştu. Yine aynı yıl Yılmaz Güney’in “Endişe” adlı filminde rol aldı. Bu filmdeki rolü ile 1975’te “San Remo Film Şenliği”nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı. Kazandığı bu ödülle uluslararası alanda ödül alan ilk ve tek sinema oyuncusu oldu. Daha sonra Erden Kral’ın yönettiği “Bereketli Topraklar Üzerinde” ve “Hakkari’de Bir Mevsim” adlı filmlerde rol aldı. TRT için Kemal Tahir’in eserinden yola çıkarak hazırlanan “Yorgun Savaşçı” adlı dizide görev aldı. Fakat bu dizi film o dönem TRT’de gösterilmedi, 12 Eylül darbesi sonucu yasaklanarak yakıldı. Filmin elde kalan bir kopyası ancak uzun yıllar sonra TRT’de gösterilebildi. 12 Eylül 1980 darbesi ile sadece oynadığı film değil, oyunları da yasaklandı. Fakat verilen mücadele sonucu sıkıyönetim komutanlığı oyunlarını serbest bıraktı, ama Erkan Yücel’in sahneye çıkmasını yasakladı. 12 Eylül’den sonra da pasaport verilmeyip yurtdışına çıkışı yasaklandı. Tiyatro çalışmalarına “Devrimci Ankara Sanat Tiyatrosu”nun ardından kurduğu “Ankara Halk Tiyatrosu”nda devam etti. Ankara’da yerleşik bir sahne kurdu. Politik oyunların yanı sıra çocuk oyunları da hazırladı. 9 Eylül 1985 yılında film çekimi için gittiği İzmir yolunda geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.

\ Yümlü, Zafer:

İzmir’de doğdu. İlk küğ derslerini A. Faruk Kakınç’tan aldı. 1990 yılında “Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı”na girerek Ferhat Güneri’nin korno öğrencisi oldu. 1994-1998 arası Ertuğrul Karamenderes ile “Rus Ekolü” üzerine çalıştı. 1997’de bir dizi dinleti için gittiği Fransa’da “Rouen Konservatuvarı”nda Charles Lecomte ile, 2000 yılında ise İsviçre’de “Cenevre Konservatuvarı”nda Gregory Cass ile çalıştı. 1995-2001 yılları arasında “İzmir”, “Çukurova” ve “Bursa” senfoni orkestralarında konuk korno sanatçısı olarak görev aldı. 2002 yılında İzmir’de bir ilki gerçekleştirerek “Çok Sesli Dünya Şarkıları Topluluğu”nu kurdu. Bu topluluk, farklı dillerde çok sesli koro ezgileriyle çeşitli çalışmalarda bulundu. 2004 yılında ulusal ve uluslararası çok sesli küğ alanında dinletiler vererek toplumu bilinçlendirmek amacıyla çabalar harcayan “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı”nı kurdu. 2007’de Türkiye’de ilk defa “Ege Üniversitesi” işbirliği ile “Bir Enstrümanı Tanıyalım” adlı seminer programları yaptı ve aldığı davetler üzerine bu seminerleri Türkiye’nin çeşitli üniversite ve eğitim kurumlarında gerçekleştirdi. Yümlü, 2009 yılında Litvanya’da gerçekleştirilen “Summer Academy Art Baltica 2009”a konuk sanatçı olarak davet edilmiş ve orada eğitimler vermiştir. Türkiye’de ilk olarak bir korno sanatçısına, Zafer Yümlü’ye adanan İtalyan bağdar Andrea Ferrante tarafından bir konçerto yazılmıştır. “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı”, 2012 yılında Türkiye’de bir ilk olarak gerçekleşen “Klasik Müzik Enstrümanları Konuşuyor” projesinde, proje ortağı olarak yer aldı. Bu projenin amacı, yabancı ve Türk bağdarların eserlerinden oluşan oda küğü dinletileri ile ilköğretim öğrencilerine klasıl küğ sevgisi kazandırılarak klasıl küğ çalgılarının müzik tanıtılmasını sağlamak, geleceğin sanatçıları olabilecek çocuklarda farkındalık yaratarak yeteneklerinin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktı. İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan on adet ilköğretim okulunda gerçekleşen bu projede Zafer Yümlü, öğrencilere “Çok sesli müzik nedir? Klasik müzik enstrümanlarını tanıyalım” isimli seminer sunumu gerçekleştirdi. Sanatçı, 2013 yılında da Avusturya’nın Dorbirn şehrinde düzenlenen “Dornbirn International Horntage 2013” etkinliğine konuk öğretim üyesi olarak katılmıştır. Bu etkinlikte, sanatçının kendi düzenlemelerinin yer aldığı “Dört Korno için Anadolu Ezgileri” adlı kitabından eserler seslendirilmiştir. “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı”nın, 2014 yılında gerçekleştirdiği “AB Projesi” kapsamında dünyaca ünlü klasıl gitar virtüözü ve “Hollanda Kraliyet Konservatuvarı”nda klasıl gitar bölüm başkanı olan Enno Voorhorst, ustalık sınıfı eğitimleri vermek üzere İzmir’e geldi. “Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü”nün de proje ortağı olarak yer aldığı bu etkinlik, kursa katılan öğrencilerin oldukça büyük beğenisini topladı. “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı”, birçok projesinde olduğu gibi yine bir ilki gerçekleştirmiş oldu. Enno Voorhorst, bu proje kapsamında ilk defa Türkiye’ye ustalık sınıfı eğitimi vermeye geldi. Türkiye’nin ilk bakır üflemeli çalgılar festivali olan “1. Uluslararası Menderes Brass Festivali” de 2014 yılında İzmir’in Menderes ilçesinde Zafer Yümlü tarafından gerçekleştirilmiştir. Halen genel koordinatörü olduğu “Ensemble Feverish Music Uluslararası Kültür Ajansı”nda dinleti çalışmalarını sürdüren sanatçı, çoksesli küğün çeşitli dallarında öğrenciler yetiştirmekte, dünya çapında sanatçıların katıldığı ustalık kursları düzenlemektedir. Dünya çapında pek çok sanatçı ve topluluğun Türkiye’deki temsilcisi olan Yümlü’nün, Almanya’da yayımlanmakta olan “Dört Korno için Anadolu Ezgileri” adlı bir kitabı bulunmaktadır. (www.spaeth-schmid.de) Zafer Yümlü, çoksesli küğ alanında düzenlenen çok sayıda sempozyum ve seminere de konuk konuşmacı olarak katılmıştır. Yümlü’nün çeşitli internet sitelerinde ve yazılı basın organlarında çoksesli küğ alanında yayınlanan birçok makalesi ve bildirileri bulunmaktadır.

\ Yüregir, Yalçın Remzi:

1932 yılında Adana'da doğan Yalçın Remzi Yüregir, 1953 yılında "İstanbul Robert Kolej Teknik Okulu"ndan inşaat mühendisliği dalında lisans ve 1954 yılında Amerika Birleşik Devletleri "Harvard Üniversitesi"nden yüksek lisans derecesi ile mezun olmuştur. Gerek ortaöğretim yıllarında ve gerekse teknik dalda öğrenimini sürdürürken özel derslerle küğ eğitimine başlamış ve devam ettirmiştir. Bu bağlamda 1946-1948 yılları arasında Ankara'da Fuat Türkay'dan piyano dersleri almış ve piyano çalışmalarını 1949-1953 yılları arasında Cemal Reşid Rey ile sürdürmüştür. Rey ile piyano çalışmalarını yapmasının yanısıra uyumbilgisi ve karşıtyazım dersleri de almıştır. Teknik öğrenimini Amerika Birleşik Devletleri'nde tamamladığı süreçte Boston kentinde "Longy School of Music" ile "Chaloff School of Music"de remileme, piyano ve uyumbilgisi derslerini de takip etmiştir. 1955 yılında "Michigan Üniversitesi Küğ Fakültesi"ne sınavla girmiş, bağdama dalında 1956 yılında lisans ve 1958 yılında da yüksek lisans derecelerini alarak mezun olmuştur. Yalçın Remzi Yüregir 1991 yılında "Gazi Üniversitesi"nden küğ eğitimi dalında "Sanatta Yeterlik" derecesi elde etmiştir. Askerlik görevini 1958–1959 yıllarında tamamladıktan sonra 1959-1961 yılları arasında "Yeni Adana Gazetesi"nde gazetecilik ve yazarlık yapmış, bu arada yazı işleri müdürlüğünü de üstlenmiştir. Serbest meslek sahibi olarak çalıştığı yıllarda; yani 1961-1962 yılları arasında "Adana Erkek Lisesi"nde, 1962-1973 yılları arasında "Adana Kız Lisesi"nde, 1970-1973 yılları arasında da "Adana Paksoy Kız Lisesi"nde küğ öğretmenliği yapmıştır. Küğ öğretmenliği döneminde, küğ eğitimi dalında ortak yazar olarak yayınlanan eğitsel betikleri bulunmaktadır. Bunlar arasında 1965 yılında yayınlanan "İlk Müzik Öğretimi ve Flüt Metodu", 1968 yılında basılan "İmam-Hatip ve Dengi Okullarda Müzik Eğitimi" ve 1972 yılında çıkan "Yeni Blokflüt Metodu" sayılabilir. Yüregir 1963-1964 yılları arasında "Adana Radyosu"nda altmışı aşkın sayıda haftalık "Açıklamalı Batı Müziği"izlenceleri düzenlemiştir. 1963-1978 yılları arasında "Adana Halkevi"nde çeşitli yönetim kademelerinde çalışmış, ayrıca küğ kolu yöneticiliğini yüklenmiş, yaygın eğitime yönelik dinleti dizileri planlamış ve gerçekleşmesini sağlamıştır. 1964-1966 yılları arasında gençlere kültür hizmeti vermeyi amaçlayan "Atatürk Gençlik Sarayı"nın müdürlüğünü yapmıştır. Yalçın Remzi Yüregir 1978 yılında "Çukurova Üniversitesi Yapı İşleri Teknik Dairesi Başkanlığı" görevini yüklenerek üniversitede göreve başlamıştır. Üniversitedeki çalışmaları sürecinde, 1979-1980 ve 1980-1981 öğretim yıllarında "Çukurova Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesi"nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak "Müzikte Türler ve Biçimler" isimli seçmeli dersi vermiştir. 1984 yılında kuruluşundan başlayarak "Güzel Sanatlar Bölüm Başkanlığı" yapmış olan Yüregir, sanat dallarının büyük çoğunluğunu içeren geniş bir konu açılımı bulunan "Güzel Sanatlar İzlencesi"nin tasarlanmasında ve gerçekleştirilmesinde etkili olmuş, ayrıca öğretim görevlisi olarak bu bölümde "Piyano" ve "Müzik Edebiyatı" derslerini vermiştir. Kuruluşuna 1968 yılında karar verilen ve 1989-1990 öğrenim yılında eğitim-öğretime başlayan "Çukurova Üniversitesi Adana Devlet Konservatuvarı"nda 1989–1999 yılları arasında kurucu müdür olarak görev yapmış, 1992 yılında doçent ve 1997 yılında profesör olmuştur. Yöneticiliğinin yanısıra remileme, biçim bilgisi, orkestra çalgıları ve uyum bilgisi dersleri ile yüksek lisans eğitiminde modal karşıtyazım ve uyumbilgisi derslerini vermiştir. "Modal Kontrpuan" ve "Orkestra Çalgıları" isimli betikleri bu dönemde yayınlanmıştır. Bağdaları arasında bir orkestra ardışı, bir yaylı çalgılar üçülü, koro yaratıları ve lied'ler bulunmaktadır. Yalçın Remzi Yüregir 1999 yılında emekli olmuş, ancak kuruculuğunu yaptığı konservatuvarla bağlarını hiçbir zaman koparmamıştır. Halen bu okulda derslere girmekte ve varlığıyla bu kuruma destek olmaktadır. Çalışmaya ve üretmeye de ara vermeyen Yüregir Adana küğ yaşamının en büyük isimlerinden biridir.

Yürük:

“Hızlıca” anlamında kullanılan bir terimdir.

Yürüyüşlük (Yürüyüş):

Bir topluluğun simgesi olmak üzere yazılan türleri ilgili topluluğu ateşlendirici ve heyecanlandırmaya yönelik olarak yazılır. Tempolu olması, ritmik yapısının keskin hatlar taşıması, sözlerinin ve küğünün kolayca akılda kalması istenerek yaratılır. Bkz. Marş. (it. marcia; fr. marche; alm. marsch; ing. march) Seslerin ve uyguların bir tür sıralanış biçimi, bu sıralanış biçimi çerçevesinde grupların ya da kitlelerin buna uygun şekilde yaptıkları yürüyüş hareketleri. Bu yürüyüşleri yapan gruplar ya da kitleler tartım, ölçü ve hız bakımlarından saat gibi şaşmadan uygun adım hareket ederler. Sıra ile ve birbirini ardıllıklarla izleyen bu ritmik hareketler belli bir kararlılıkla yerine getirilir. İntizamlı ve uygun bir şekilde yerli yerinde yapılan bu tertipli insan yürüyüşlerinde çalınmak üzere yazılan bağdalara da aynı isim verilir. Silahlı güçlerin yürüyüşlerine, adım ve geçitlerine uygulanmak üzere yazılmış “askersel” bağdalar olduğu gibi tamamen sanatsal amaçlarla yazılmış olanlar da bulunmaktadır. Bu ikinci kategoride değerlendirilenler dinletilerde ve salonlarda dinleyiciye yönelik olarak seslendirilirler. Tüm bunların dışında cenaze ve yas törenlerinde çalınanlar vardır ki bunlara Almanca'da “Todtenmarsch” veya “Trauermarsch", İtalyanca'da “marcia funebre” denilir ve vefat eden önemli bir kişinin cenaze töreni esnasında çalınması için yazılmışlardır; genelde dini karakterli olup görkemli yaratılardır. Sakin bir hızda ve duyarlı bir şekilde seslendirilirler. Frederick Chopin’in Op. 35 sırasayılı 2 numaralı piyano sonatının üçüncü bölümünde yer alan “Funeral March - Marche Funebre” sanatsal olan böylesi verimlere çok iyi bir örnektir. “Lento” olan bu bölümden hemen sonra baş döndürücü bir hızda seslendirilen son bölüm “Finale: Presto” yer alır. Beethoven’in Op. 26 sırasayılı 12 numaralı büyük labemolden piyano sonatının üçüncü bölümü de benzeri sanatsal yaratıların en önemli örneklerindendir ve bölüm başlığı “marcia funebre sulla morte d’un eroe” şeklinde isimlendirilmiştir. Ayrıca yine Beethoven’in Op. 55 sırasayılı büyük mibemolden 3. sinfonisindeki cenaze marşı “Marcia Funebre - Adagio assai” olağanüstü bir yaratı olup sıklıkla dinleti salonlarında çalınmaktadır. Bu bölüm küğsel edebiyatta eşine kolay rastlanmayan güzellikte bir “ölüm marşı”dır. İki konu ile işlenmiş olan lirik bir yapıdadır; ancak bu bölümün neden “ölüm marşı” olarak nitelendirildiği hala tartışılmaktadır.




Son Güncelleme:18.04.2017 17.25
Toplam Ziyaret:1149389
Online Ziyaretçi Sayısı:2
Bugünlük Ziyaret :344

Bu Site En İyi Firefox,Chrome,Safari'de ve 1024x768 Çözünürlüğünde Görünür.